Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Arkadaşlarım’ Category

Bir tatilin daha sonuna geldik. Resmen tadı damağımda kaldı. Yer yer huysuzluğum ve inatçılığım tuttu ama genel olarak uyumlu bir çocuktum. Uçağa giderken “Yine buraya gelelim!” diye sayıklamaya başlamıştım ama annem beklentiye girmemi istemediği için bunun düşük bir olasılık olduğunu söyledi.

Geçen sene de bu zamanlar Voyage Türkbükü‘ndeydik ve çok memnun kaldığımız için bu sene tekrar gelmiştik. Memnun kaldıklarımız arasından değişmeyen tek şey denizin güzelliğiydi. Onun dışında hizmetler aksadı, otel çok kalabalıktı, tesis eskimeye başlamıştı vs. Uzun uzun yazmayayım şimdi. Yine de bu aksaklıklar benim tatilden keyif almamı engellemedi. Güzel arkadaşlar (Heidi ve Naz) edindim, denizden çıkmadım, bol bol dondurma yedim, mini diskoda tepindim. Daha ne isteyeyim?

20141015-210742-76062454.jpg

20141015-210742-76062818.jpg

- Tesis içerisinde kendimce ‘zıpzıp araba’ diye isim taktığım golf arabalarıyla dolaşılıyordu. Odamız sahile çok yakın olmasına rağmen her fırsatta bunlara bindim. Benim için gerçekten büyük eğlenceydi.

20141015-211024-76224805.jpg

- Okumayı öğrendim ama yaz tatilinde bol bol da pratik yapmam gerekiyordu. Şimdiye kadar pek zaman bulamadım fakat bundan sonra bu konuya daha fazla önem vereceğim. Öğlen güneşinden kaçıp odaya gittiğimiz zamanları kitap okuyarak ve çizgi film izleyerek değerlendirdim.

20141015-211216-76336894.jpg
– Valizimde bolca kitap vardı. Bunlardan ikisi son zamanlarda en severek okuduklarımdı: Hırçın Prenses Goncagül ve Şarkı Söyleyen Berber.

Fulvia Degl’Innocenti tarafından kaleme alınan Hırçın Prenses Goncagül, prenses olmak istemeyen bir prensesin öyküsü… Hayatını nasıl yaşayacağını kendisi belirleyene kadar bazı hırçınlıklar yapıyor. En sonunda annesi ve babası gerçekten ne istediğini sormayı akıl ediyorlar. Bunun üzerine Goncagül gönlünde yatanı açıklıyor, ailesini ikna ediyor. Sonra da çok ama çok mutlu bir hayat sürüyor. (Yapı Kredi Yayınları, 14 TL)

20141015-212452-77092678.jpg

Şarkı Söyleyen Berber ise Arslan Sayman ve Deniz Üçbaşaran birlikteliğiyle ortaya çıkmış. İşleri iyi gitmeyen Meraklı Berber, tüm çocukların neden Şarkı Söyleyen Berber’e gittiğini merak ediyor ve sırrını öğrenmek için o da Şarkı Söyleyen Berber’in müşterisi oluyor. Sonunda Şarkı Söyleyen Berber’in sırrı olmadığını, sadece çocukları çok sevdiğini öğreniyor. Ama bunu öğrenirken hem bıyığından hem de kâkülünden oluyor. (Yapı Kredi Yayınları, 8 TL)

20141015-214010-78010436.jpg
– Sivri sineklerin tatilimizi zehir etmemesi için bu sene de hazırlıklı gitmiştik. Yalnız geçtiğimiz senelerde aldığımız gülen suratlı sinek kovucudan bu sene yoktu, onun yerine Mosquitno Spotz çıkmış. Bir pakette 6 yapışkanlı sinek kovucu flaster var ve her birinin etkisi 3 gün sürüyor. Akşam yemeğine çıkmadan mutlaka bir tane sırtıma yapıştırdık.

20141015-213507-77707078.jpg

- Güneş koruyucu olarak yine parabensiz ve geniş spektrumlu ürünler kullandık. Başımda hep ıslak bandana vardı ve mümkün oldukça gölgede kalmaya gayret ettim.

20141015-214419-78259470.jpg

- Veee tabii ki Bodrum’a gitmişken çok sevdiğim arkadaşım Eylül’ü görmeden dönmedim! Bir akşam Memedof‘ta yemek yedik, anne-babalarımız sohbet ederken biz oyun oynadık. Birbirimizi gerçekten çok özlemişiz.

20141015-214627-78387429.jpg

Read Full Post »

- Kısa tatilimizin ardından pazartesi bomba gibi okula döndüm. Servisten inerken annemin elinde poşetlerle beni beklediğini görünce hemen sevindim ve “Nereye gidiyoruz?” diye sordum. Bir yere gitmiyormuşuz, annem kuru temizlemeciden dönüyormuş. “Sen bana hiç sürpriz yapmıyorsun! Ne kötü bir annesin sen?” diye çıkıştım. Meğer annem oradan oraya koşturarak çok yorucu bir gün geçirmiş, zar zor eve geliş saatime yetişmiş. Benden de böyle sözler duyunca patladı tabii. Yemek saatime kadar odama gönderildim. O süreyi hamur oynayarak geçirdim. Sonra özür diledim, öpüşüp barıştık.

- Salı sabahı babamla birlikte Mimar Sinan Üniversitesi Çocuk Konservatuvarı seçmelerine gittik. Seda da destek olmak için bizimle geldi. Bale ve müzik bölümlerinin seçmelerine girdim. Esas istediğim bale bölümüne girmek. Çünkü en büyük dileğim büyüyünce balerin olmak…

20141006-211953-76793513.jpg
MSGSÜ Çocuk Konservatuvarı iki senedir açılıyormuş fakat duyurmadıkları için pek bilinmiyor. Biz de Mimar Sinan’da yarı zamanlı okuyan Seda sayesinde haberdar olduk. Eğitimin içeriğiyle ilgili bir şey bilmiyoruz. Kayıt dönemini de kaçırmışız, aksilik oldu ama annem bir şekilde çözmüş. Kayıt sırasında seçmelere bale kıyafeti ile girmem gerektiğini anneme söylememişler. Bu yüzden sabah sabah küçük çaplı bir şok yaşadık. Babam çarşıya gidip mayo (!!) alıp yetiştirdi. 5-6 yaş almış ama bana küçük geldi! Halimi görmeniz lazımdı! Umarım seçmeler sırasında sergilediğim davranışlar sayesinde kazananlardan biri olurum. Kıyafetime bakarlarsa halim harap olur!

20141006-210832-76112003.jpg
Seçmelerden sonra babam beni okula bırakıp işe gitti. Annem dönüş saatime yetişemediğinden servisten beni dayım aldı. 4 saat sokaklarda oyalandık, Starbucks‘a gittik, karnımız acıkınca Çıtır‘a geçtik. Annem 21’de yanımıza gelebildi. Yemek yiyip eve döndük. Kitap okuduktan sonra yattık.

- Çarşamba okuldan sonra Ela’ya gittim. Taşınmadan önce son kez oynadık. Etraftaki restoranlarla vedalaşma turlarına devam ederek akşam yemeği için Sita‘ya gittik.

- Perşembe taşınma öncesi son toparlanma günüydü. Yeter, Bahar Teyze ve babaannemin desteğiyle tüm eşyalar toplandı. Ben koli bandı yapıştırarak destek oldum. Bu arada Çocuk Konservatuvarı seçmelerinin sonuçları da açıklandı ama kesinlikle telefonda söylemediler. Kapıya yazı asmışlar, gidip bakmamız gerekiyormuş. O işi de dayım halletti ve müjdeli haberi verdi: Hem müzik, hem bale bölümünü kazanmışım. Gerçi tercihim başından beri belliydi, sadece bale bölümüne devam edeceğim. Yarınki taşınma telaşı biter bitmez ilk iş kayıt yaptırmaya gideceğiz. Çok mutluyummmm! :)

Read Full Post »

Bugün Akmerkez‘e uğramamız gerekiyordu. Kahvaltıdan sonra çıktık. Sinanlar da orada olacakmış. Gider gitmez babaanemle buluştuk, ben gruptan ayrılarak babaannemle Joker‘e gittim. Jetonlu oyuncaklarda vakit geçirdikten sonra alışveriş yaptık. Beğendiğim bir fotoğraf makinesi vardı, onu aldık. Koluma geçici dövme yaptırdık. (Annemin istemeyeceğini bildiğimiz için kullandıkları malzemeleri sorduk. Sağlıklı olduğunu öğrenince yaptırmaya karar verdik.) Babaannemden ayrıldıktan sonra bizimkilerle buluştum ve bol bol fotoğraf çektim.

20140926-182612-66372148.jpg
Annem tabii ki hemen kolumdaki dövmeye takıldı. Merak etmemesini, çocuklara uygun olduğunu söyledim. Böyle durumlarda benimle tartışmak faydasız olduğundan “Peki ama yine de bir daha yaptırma olur mu?” diye tembihledi, fazla uzatmadı.

Öğlen ve akşam yemeklerini birleştirip Kıyı Balık‘a gitmeye karar verdik. Selin’le karnımızı bir güzel doyurduk. Yerimiz dar olduğundan Selin bir süre sonra sıkıldı, onu iPad’indeki aplikasyonlarıyla oyalamaya çalıştım. Fırsat buldukça da fotoğraf çekmeye devam ettim.

20140926-182748-66468691.jpg

Eve dönünce çektiğim fotoğrafları bilgisayara aktardık. Sonra da mail ile ilgili kişilere gönderdik. Çok sevdim ben bu işi!

Read Full Post »

Efe 1 yaşında

Bugün afacan kuzenim Efe’nin ilk doğum günü partisine davetliydik. Aile ve yakın arkadaşlardan oluşan bir grup olarak Efe’nin doğum gününü kutladık.

20140922-110154-39714938.jpg

Efe de arkadaşları da henüz çok minikler. Nasıl zaman geçiririm, kiminle oynarım diye düşünürken kendime 6 yaşında bir arkadaş buldum, ‘ablalar olarak’ birlikte oyun kurup eğlendik.DSC01468

Eve dönerken Orkun aradı, akşamki maçı birlikte izlemeyi önerdi. Bunun üzerine Venge‘de buluştuk. Ara ara maça baktım ama daha çok yanımda getirdiğim resim malzemeleriyle vakit geçirdim. Yemekten sonra eve döndük, duş alıp yattım.

Read Full Post »

- Salı trafik eğitimi almak üzere ilkokula gittik. Bu çok istediğim bir şeydi. Eve gelirken yanımıza trafik işaretlerinden oluşan bir puzzle verdiler. Bütün akşam onunla oynadık.

20140917-172055-62455741.jpg
Yatmadan önce “Anne, bulaşık var mı?” diye sordum. Ne zamandır yıkamamıştım. Birkaç küçük parça varmış, yıkadım ve çok mutlu oldum.

- Çarşamba öğretmenim saçımı Elsa gibi örecekti, bu yüzden okula heyecanla gittim. Okuldan gelince de Yelda’yı görmeye gittik. Babam yemeğe gelmeyecekmiş, biz de bu fırsatı annemle balıkçıya giderek değerlendirdik. Siparişim yine ‘hamsi tava’ydı, balıklar geldi. Izgara yapmışlar, sorun olmadığını düşünüp yemeye başladım. Yarısını bitirmiştim ki hamsiler geldi. Meğer yediklerim ‘sardalya’ymış! Bunu öğrenince daha fazla yemeyi reddettim. Annem “10 tane yerken iyiydi de, hamsi olmadıklarını öğrenince kötü mü oldu?” diye sorunca hak vermek zorunda kaldım. Tam bitirmiş kalkmak üzereyken sağanak yağmur başladı. Yağmurun dinmesini bekleyip yoldaki su birikintileriyle oynayarak eve döndük.

20140917-172144-62504109.jpg

- Cuma da yağmurlu bir güne uyandık ama keyfim yerindeydi. Serviste kitap okuduğumuz için yanıma Zuzu and The Sleepy Owl’u aldım.

20140917-172219-62539664.jpg
Okuldan sonra Ela bize geldi. Yine bolca kostüm değişerek oyun oynadık.

20140917-172252-62572000.jpg

- Yaklaşan ‘babalar günü’ dolayısıyla bu hafta en çok okuduğumuz kitap Natasha Wing’in yazdığı ve Amy Wummer’in resimlediği ‘The Night Before’ serisinden ‘The Night Before Fathers Day’ oldu. Bu sevgi dolu hikayede de çocuklar, annelerinin yardımıyla babalarının garajını temizleyip arabasına bakım yapıyorlar. Tabii babaları garajın ve arabanın son halini görünce çok mutlu oluyor. (Grosset&Dunlap, $3,99)

20140917-172319-62599158.jpg

Read Full Post »

Bu sabah kahvaltıdan sonra biraz çizgi film izledim, annemle babam kahvelerini içtiler, sonra da mobilyacıya gittik. Oradan da Kostandoflar’a geçtik. Lia ile oynadıktan sonra babam arkadaşının düğününe gitti, biz de annemle eve döndük.

Annem hemen yemeği hazırladı, beni daha fazla bekleyemeyeceğini söyleyerek yemeye başladı. Bense hala yarın okuldan geldiğimde yapmak istediğim etkinlikler hakkında konuşuyordum.

G: Haydi üzerini değiş, ellerini yıka, gel. Çorban soğudu.
E: İlla senin dediğini mi yapmalıyım?
G: Yoo. Mantıksız bir şey söylüyorsam yapmak zorunda değilsin. İtaat etmen gerekmiyor, söylediğimin doğru olup olmadığını değerlendirip kendi kararını verebilirsin. Soğuk çorba içmek istiyorsan oyalanmaya devam edebilirsin mesela..

Son zamanlarda annemle sık sık bu konuda tartışıyoruz. Hep onun dediğini yapmak istemiyorum. Doğru olsa da istemiyorum, doğru olmasa da istemiyorum. “Sen bu evin yöneticisi misin?” diye çıkışıyorum. O da aynı şeyi anlatıp duruyor. Hak veriyorum aslında ama yine de onun dediğini yapmak istemiyorum işte!

Read Full Post »

- Her şey normale dönünce pazartesi mutlu mesut bir şekilde okuluma gittim. Salı Zuzu’s Forest kitabının yazarı Görkem K. Arsoy okulumuza geldi ve canlandırarak bize kitabını okudu. Ben de hem ‘Zuzu’s Forest’ hem de ‘Zuzu and the Sleepy Owl’ olduğu için “Bu kitaplar bende vaaar!” diye çığlığı bastım.

20140908-082059-30059372.jpg

Zuzu adındaki bir kız çocuğunun maceralarına yer veren kitapların Türkçe versiyonları da mevcut. Biz son zamanlarda Türkçe kitap almaya ara verdik, bu yüzden İngilizce olanlarını tercih etmiştik. Kitapların konusu basit ama dilinin basit seviyede olmadığını söylemeliyim. Geçmiş zaman kullanılarak yazılmış ve bolca yeni kelimeye yer verilmiş. İllüstrasyonlar Simeon Tennant’a ait. Annemin notu: İki kitabın da redaksiyondan geçmesi gerekiyor. (Yapı Kredi Yayınları, 8 TL-11 TL)

- Annemle babam Berlin’den eli boş gelmemişler, iki set Legom daha oldu. Bir tanesi Cinderella’s Dream Carriage. Diğeri de Ariel’s Amazing Treasures. Ne zaman boş vakit bulsam yeni oyuncaklarımla oynadım.

20140908-112704-41224493.jpg

20140908-112703-41223865.jpg
– Çarşamba okuldan gelip doğruca Ela’ya oyuna gittim. Perşembe okuldan geldiğimde ise Mine bizdeydi. Doğum günüm sırasında Brezilya’daymış, fotoğraflarımı görünce bu şekerlikleri benim için almış. Anneme ayak numaramı bile sormadan bu kadar isabetli bir seçim yaptığı için kocaman bir öpücüğü hak etti!

20140908-084528-31528460.jpg

Mine gittikten sonra babam aradı; Sinan, Aylin ve Selin’le buluşup Çıtır’a gittik. Sinan’ın kuzeni Hatay da bir ara yanımıza uğradı. Baba olmak üzereydi ve çok heyecanlıydı. Blog’umu biliyormuş. “Kullanıp memnun kaldığın ürünleri yazıyorsun, Stokke’nin bebek mobilyalarını çok beğendim. Benim adıma mutlaka bahset.” dedi. Stokke Sleepi adlı yatağın özelliği; bebek büyüdükçe eklenen aparatla yatağın da büyütülerek çok uzun yıllar kullanılabilmesi. Beşik olarak alınan yatak çocuk 10 yaşına gelene kadar rahatlıkla kullanılabiliyor. Aynı şekilde Stokke Care adlı alt değiştirme ünitesi de çalışma masasına dönüştürülebiliyor. Ürünlerin asıl sahibi olan Atila’ya bu vesile ile “Aramıza hoş geldin!” diyorum. :)

Yemeğin bitmesine yakın annem bizden ayrıldı, dayımla buluşup sinemaya gittiler. Biz babamla eve döndük. Dün başlayıp bitiremediğimiz puzzle’larımız vardı. Onları tamamladık. Sütlaç yedik, kitap okuduk ve yattık.

- Cuma okul çıkışında ise sınıftan birkaç arkadaşımla Kidzmondo‘ya gittik. Kalabalık grupla gidince daha çok eğlendim. Özellikle birlikte aldığımız koreografi dersinden sonra yaptığımız dans gösterisi herkes tarafından çok beğenildi, çılgınca alkışlandık! :)

20140908-085403-32043221.jpg

20140908-085404-32044750.jpg

20140908-085404-32044408.jpg

20140908-085404-32044009.jpg

20140908-085401-32041995.jpg

20140908-085402-32042410.jpg

20140908-120341-43421364.jpg
Eve dönünce kazandığım paraları daha önce kazandıklarımla birleştirip defalarca saydım. Bir şey satın alabilmek için çok çalışmam lazım, çook!

20140908-120547-43547621.jpg

Read Full Post »

Older Posts »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 44 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: