Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘12-18 ay’ Category

Yılbaşının yaklaştığı şu günlerde büyükler küçüklere hediye alma telaşına düştü bile. 🙂 Onların seveceği, ilgi göstereceği, yaratıcılıklarını geliştireceği ya da giyince çok yakışacağı bir şey… Eğer özel günlerin dışında da çocuklara sık sık hediye alma alışkanlığınız varsa bunun uzun vadede negatif sonuçları olabileceğini düşünmüş müydünüz?

Çocukları hediyelerle aşırı şımartmak, her zaman geri teper ve dünya tatlısı küçükleri – ne kadar hediye alırlarsa alsınlar – asla tatmin olmayan ve şükran duygusu hissetmeyen “zorbalara” dönüştürür. Hediye olayını abartmadan ve bir çocuğu hediye yağmuruna tutmadan önce şu negatif sonuçları da göz önüne almanızı tavsiye ederiz:

Yazının devamı için tıklayın

Reklamlar

Read Full Post »

John Rosemond’dan N vitamini hakkında önemli bilgiler…

Read Full Post »

El yazısı ile yazmak ne kadar zor biliyor musunuz? Özellikle yazma süreci uzadıkça bileğimizin nasıl ağrıdığını? 1. sınıfa başlayan çocukların 5,5-7 yaşlarında olduğunu ve bu yaşlarda ince kasların tam olarak gelişmediğini de düşününce, bunun nasıl bir işkence haline geldiğini? İlk dört sene el yazısı ile yazıp beşinci sınıfta düz yazıya geçildiğinde tekrar zorluk yaşadığımızı? Offf, çok sıkıcı işler bunlar!

Bana gelince, sene başından sene sonuna doğru el yazım epey bir değişmiş oluyor. Kitaplarımın ilk sayfaları daha özenli, haftalar geçtikçe koyvermişim gitmiş. Yoruluyorum ve hızlı yazmaya çalıştıkça daha kötü yazıyorum. Ama biliyorum ki; yalnız değilim. Hepimiz aşağı yukarı aynıyız. Annem geçenlerde sınıfımıza geldi ve panoda asılı duran çalışmalardan hangisinin bana ait olduğunu anlayamadı. Hepimizin yazısı aynı. Aynı okulda okumadığım arkadaşlarımın yazıları bile aynı. Sonuçta hepimiz aynı işkenceyi çekiyoruz…

Çocuklarda kalem tutuşu yaşlar itibariyle gelişim gösteriyor. El-göz koordinasyonu arttıkça, ince motor becerileri ve kaslara hakimiyet geliştikçe, kalem tutuşumuz da gelişiyor.

1-1,5 yaş arası şöyle tutuyoruz:

IMG_0263 (1)

2-3 yaş civarı böyle:

img_2862

3,5-4 yaş civarı ise böyle:

20130701-234848

4,5-7 yaş arasında artık kalemi doğru bir şekilde kavrayabilecek hale geliyoruz:

20131017-190754

Fakat sorun şu ki; el yazısı yazarken bileklerimiz yorulduğu ve parmaklarımız ağrıdığı için bir süre sonra kalemi doğru tutamıyoruz. İşte o zaman görüntü şöyle oluyor ve bu tutuşu düzeltmemiz gerekiyor:

Doğru kalem tutuşunu benimsediğimizde yorulmadan, anlaşılır bir şekilde yazabiliyoruz. Tripod tutuşu da denilen doğru pozisyonda; baş parmak ve işaret parmağı ile kalemi tuttuktan sonra kalemi orta parmak üzerine destek alacak şekilde yerleştirmemiz gerekiyor. İşte böyle:

Bu tutuşu sürekli kılmanın yollarından biri; boşta kalan iki parmağın tutacağı şekilde avuç içine minik bir top ya da peçete yerleştirip öyle yazmak. Oyun hamuruyla oynamak, kağıtları küçük parçalara yırtmak, lego takıp çıkarmak da el ve parmak kaslarının güçlenmesini sağlıyor. Anne-babalarımızın yaptığı kalem çevirme hareketinin de çok faydası oluyor.

Güzel yazı yazma çalışmalarında hepimize sabır ve kolaylıklar diliyorum! 🙂

Read Full Post »

Annemle birlikte yapmayı en çok sevdiğimiz şeylerden biri kitap okumak. Bana hiç oyuncak almış mıdır, inanın hatırlamıyorum ama epey kitap aldığını söyleyebilirim. Bir keresinde bana kitap alışverişi yaparken kendini tutamadığını söylemişti, ben de ona “Tutma anne, sakın tutma.” demiştim. 🙂

Elime ilk kitap aldığımda 3,5 aylıktım, o gün bugündür kitapları çok seviyorum. Geçenlerde okuduğumuz bir haber ne kadar doğru bir şey yaptığımızı anlatıyordu. Çocuklara kitap okumanın faydaları hakkındaki yazıya göz atmak isterseniz: http://www.milliyet.com.tr/ebeveynleriyle-kitap-okuyan-cocugum-1885274/

Read Full Post »

Bugün Selin’in dış buğdayı partisine davetliydik. Ama her cumartesi sabahı olduğu gibi ilk durağımız bale kursuydu.

Kurs bitiminden partinin başlamasına kadar 3 saatlik boşluğumuz vardı. Bu süreyi Ayça ve Asya ile birlikte Akmerkez‘de geçirmek üzere sözleşmiştik. Magnet etkinliğine gittiğimizde Berk, Berra ve Osman’la karşılaştık. Bu sayede ekip de eğlence de büyüdü..

20131221-104000.jpg

20131221-104037.jpg

20131221-104057.jpg

Sonra Selin’i ve dişlerini görmek üzere evlerine gittik. Tüm sevdikleri oradaydı, Selin çok mutluydu. Yanımda Bilim Çocuk’tan çıkan Gaudi kitapçığını getirmiştim. Mutfakta onunla vakit geçirdim.

20131221-140337.jpg

Selin’in odasında oyuncaklarıyla oynadım ve hediye olarak götürdüğüm küpler ile ne yapacağını anlattım. Selin şimdilik sadece kuleyi yıkıp küpleri dişlemenin peşinde ama zamanla bu oyuncağı elinden bırakamayacağına eminim. 1 yaş için çok uygun bir oyuncak çünkü, ben de küçükken bayılırdım.

20131221-124226.jpg

Aylin pasta da yaptırmış. Böylece Selin’in bir ay sonraki doğum gününün provasını yapmış olduk.

20131221-124402.jpg

Parti bitince ayrıldık, annem dışarıda yemek yemeyi teklif etti ama babam eve gitmeyi tercih etti. Biz de eve yemek söyledik, sonra da duş alıp yattım.

Read Full Post »

Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’dan faydalı bir yazı: http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2013/11/03/yazilar/tip-yazilari/beslenme/kaymakli-biskuvi-oreo-kokain-gibi-bagimlilik-yapiyor/

Read Full Post »

Tahlil sonuçlarıma yeni doktorum tarafından yapılan iç karartıcı yorumlar annemle babamın epey canını sıktı. Annem sonuçları Kadir Amca’ya mail atıp bir de onun yorumlamasını rica etti.

Kan tahlili sonuçlarıma baktığında monosit ve lökosit değerlerinin aynı anda yüksek olduğunu gören Kadir Amca Öpücük Hastalığı‘na (Enfeksiyöz Mononükleoz) yakalandığımı söyledi. Gerçekten de hastalık hakkında küçük bir araştırma yapıldığında belirtilerin eşleştiğini gördük. Piyasadaki tüm antin kuntin virutik hastalıklara yakalanmakta usta olan bendeniz, Epstein-Barr virüsü’nün sebep olduğu bu hastalığı da kaçırmamışım. (13 aylıkken 6. hastalık, 15 aylıkken El, ayak, ağız hastalığı geçirdim.)

Yeni bir hastalık öğrenerek bir yaşımıza daha girmiş olduk. Öpücük hastalığı ile ilgili edindiğimiz bilgiler şöyle:

– Hastalığın tipik özellikleri 3-5 gün süren halsizlik, iştahsızlık, ateş, farenjit, kan tahlilinde monosit ve lökosit değerlerinde artış, lenf bezlerinde, karaciğer ve dalakta büyüme ile ciltte döküntü olarak sıralanabilir.
– Kuluçka süresi çocuklarda 10-14, büyüklerde 30-40 gün kadardır.
– Hiç fark edilemeyeceği gibi çok ağır da geçirilebilir. Yaş ne kadar küçükse o kadar hafif geçiriliyormuş. Belirtiler bende de çok ağır değildi. Kan tahlili yapılmasa haberimiz bile olmayacaktı.
– Hastalık yılın her döneminde görülebilir. Okul çağı çocuklarında sıkça rastlanır. Yakın temasla bulaştığından halk arasında ‘Öpücük Hastalığı’ diye adlandırılır.
– Virutik hastalık olduğundan tedavisi yoktur. İstirahat ile 2-3 haftada kendiliğinden iyileşir. Antibiyotik ve aspirin vermekten özellikle kaçınılmalıdır.
– Güzel haber ise bir kere geçirmenin bağışıklık kazanmak için yeterli olmasıdır. 🙂

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: