Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘2 yaş’ Category

iPad’de en sevdiğim oyunlarımdan biri My PlayHome. Oyunda anne, baba ve çocuklardan oluşan 2 aile var. Bu ailelerin evlerini görüyoruz; salon, banyo, mutfak, yatak odaları vb. Buzdolabındaki sandviçe, gardroptaki kıyafetlere, banyodaki yedek tuvalet kağıdına kadar her şey düşülmüş. Küçük çocuğa elma yedirebiliyorum, bebeğin dağıttığı oyuncakları topluyorum, ablayı trombolinde zıplatıyorum, babaya duş aldırıp diş fırçalatıyorum, anneyi yatağa yatırıp üzerini örtüyorum. Cd player’da çalan müziği bile değiştirebiliyorum. Bu kadar sevdiğim bir oyundan nasıl olup da daha önce blogumda bahsetmemişim anlayamadım. Oyun için 4+ deniyor ama ben herhalde 2,5 yaşımdan beri oynuyorum. Bence 4 yaşından küçüklerin de ilgisini çekebilir. ($3,99)

pl

Aynı işleyiş tarzına sahip olan My PlayHome Stores ise kısa bir süreliğine App Store‘da ücretsiz! Bu oyunda da kıyafet alışverişine çıkabilir, dondurma alabilir, markette alışveriş arabanızı ağzına kadar doldurabilirsiniz. ($1,99 -> $0)

st

Read Full Post »

Sevgili Esra Hanım, sorunuza kısaca cevap vereyim.

Ela öğle uykusunu 3 yaş civarı bıraktı. Uyutmak için zorlanmaya başlamıştım. Uyusun diye ben de yatıp her öğlen uyuyordum. Baktım böyle gitmeyecek, bıraktım ben de. Dediğiniz gibi çocuklar öğlen uyumazsa hiç bir işe vakit kalmıyor. Bu noktada önerim; uyumasa bile yatağında dinlenmesi konusunda kararlı olabilirsiniz. Kitaplarına baksın, oyuncaklarıyla oynasın ama bir saati yatağında geçirmeye çalışsın derim. Sizin için de kolaylık olur.

Kızımız artık neredeyse 5 yaşında, öğlen uyumuyor fakat 14-16 saatleri arasında arabadaysak “Gözlerimi dinlendiricem.” diyerek uyuyor. Gittiğimiz yere varınca da hiç uyumamışcasına cin gibi uyanıyor. Hastalık dolayısıyla evdeyse mutlaka ama mutlaka uyuyor. Vücudu dinlenmeye ihtiyaç duyuyor sanırım. Efe 2 yaşında olduğundan öğle uykusunu bırakması için biraz erken sanki… Ben anne-çocuk ilişkisinde bir şeylerin savaş haline dönmemesi gerektiğini düşünüyorum. Baktınız zorluyor, bırakın bence. Mızmızlanmıyor ve ‘uyku titizliği’ denilen hırçınlığı yapmıyorsa öğlen uyumadan günü tamamlayabiliyor demektir. Zaten ihtiyaç duyarsa uyuyakalır ya da akşam daha erken yatar.

Umarım fikir verebilmişimdir. Sevgiler, Efe’ye öpücükler… 🙂

Read Full Post »

Bugün Selin’in dış buğdayı partisine davetliydik. Ama her cumartesi sabahı olduğu gibi ilk durağımız bale kursuydu.

Kurs bitiminden partinin başlamasına kadar 3 saatlik boşluğumuz vardı. Bu süreyi Ayça ve Asya ile birlikte Akmerkez‘de geçirmek üzere sözleşmiştik. Magnet etkinliğine gittiğimizde Berk, Berra ve Osman’la karşılaştık. Bu sayede ekip de eğlence de büyüdü..

20131221-104000.jpg

20131221-104037.jpg

20131221-104057.jpg

Sonra Selin’i ve dişlerini görmek üzere evlerine gittik. Tüm sevdikleri oradaydı, Selin çok mutluydu. Yanımda Bilim Çocuk’tan çıkan Gaudi kitapçığını getirmiştim. Mutfakta onunla vakit geçirdim.

20131221-140337.jpg

Selin’in odasında oyuncaklarıyla oynadım ve hediye olarak götürdüğüm küpler ile ne yapacağını anlattım. Selin şimdilik sadece kuleyi yıkıp küpleri dişlemenin peşinde ama zamanla bu oyuncağı elinden bırakamayacağına eminim. 1 yaş için çok uygun bir oyuncak çünkü, ben de küçükken bayılırdım.

20131221-124226.jpg

Aylin pasta da yaptırmış. Böylece Selin’in bir ay sonraki doğum gününün provasını yapmış olduk.

20131221-124402.jpg

Parti bitince ayrıldık, annem dışarıda yemek yemeyi teklif etti ama babam eve gitmeyi tercih etti. Biz de eve yemek söyledik, sonra da duş alıp yattım.

Read Full Post »

Bugün her şey normale döndüğü için ben de okula döndüm. Hava yağmurluydu; yağmurluğumu ve çizmelerimi giyip ‘Rain, rain go away’ şarkısını söyleyerek neşeyle evden çıktım.

Hastalık bana bulaşmadı ama hakkında şu bilgilere sahip olmamıza vesile oldu:

  • Suçiçeği, Varicella Zoster (VZV) virüsünün neden olduğu bir hastalıktır.
  • Kuluçka süresi 14-22 gündür.
  • Döküntüler en fazla karında ve sırtta olup çevreye yayıldıkça sayıları azalır. 2-3 mm. çapında, içi su dolu ufak kesecikler şeklindedir. 3-5 gün sonra kabuk tutmaya başlarlar. Ağız içinde ve g.nital bölgede bile görülebilirler.
  • Ateş olmayabilir, olursa da yüksek olmaz.
  • Aşılı çocuklar suçiçeği ile karşılaştıklarında ya çok hafif atlatırlar ya da hastalığı hiç kapmazlar.
  • Kese/lif yapmadan ılık duş alınabilir. Ilık bir kova su içine bir çorba kaşığı kadar karbonat konup bu su ile duş almak kaşıntıya iyi gelebilir.
  • Döküntüler kabuk tuttuğunda (yaklaşık 7 gün içinde) bulaşıcılığı geçmiş demektir.
  • Tedavisi için alerji şurubu ve antibiyotik kullanılmaz.
  • Diğer virütik hastalıklarda olduğu gibi su çiçeği geçiren çocuğa Reye sendromuna yol açabileceği için aspirin verilmemelidir.

PS: Suçiçeği ve kızamık arasındaki fark; kızamık 3 gün çok yüksek ateşin ardından bütün vücutta kırmızı döküntüler şeklinde ortaya çıkar. Döküntülerden sonra ateş birkaç gün daha devam eder. 

Read Full Post »

Sabah dönemin ilk veli toplantısı vardı, annem erkenden okula gitti. Biz de babamla evde vakit geçirdik, anlaştığımız saatte hazırlanıp çıktık. Annemi alıp Bebek‘e indik. Doğru düzgün kahvaltı yapmadığımız için acıkmıştık, önce Kırıntı‘da karnımızı doyurduk.

20131115-202930.jpg

Yaeller gecikince parka gidip orada beklemeye karar verdik. Ben tabii hemen tırmanmaya başladım.

20131115-203053.jpg

Yael geldikten sonra da ‘big sister’ olarak üzerime düşeni yaptım.

20131115-203145.jpg

Bu arada öğle yemeği vakti geldi. Tekrar Kırıntı’ya gittik. Yael’in bu seneki doğum gününe katılamamıştık, hediyesini verdik ve hemen açıp oynamaya başladık. Annem Yael için Baby Alive Minik Bebeğim Doktorda‘nın güzel bir hediye olabileceğini düşünmüş. Yael de ben de çok beğendik. Tek bebeği paylaşma sorunu olmasın diye yanımızda benim Baby Alive‘ımı da getirmiştik. Siparişler gelene kadar oyun oynadık. Yemekten sonra da benim kitaplarıma göz attık.

20131115-203957.jpg

Bir kez daha parka gidip oynadıktan sonra eve döndük. Evde de ‘365 Gün Eğlence’ kitabımla vakit geçirdim. Bir türlü başından kalkmak istemedim. Bana kalsa kitabı bitirecektim.

20131115-204540.jpg

Yüzlerce kez “Hadi Ela!” cümlesini duyduktan sonra duş alıp yattım.

Read Full Post »

Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’dan faydalı bir yazı: http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2013/11/03/yazilar/tip-yazilari/beslenme/kaymakli-biskuvi-oreo-kokain-gibi-bagimlilik-yapiyor/

Read Full Post »

Bilindiği üzere saç konusunda epey geriden geliyorum. Açık renk ve ince telli saçlara sahip bir bebek olarak uzamalarını uzun bir süre bekledim. Yavaş yavaş uzadılar, 4 yaş civarı uzama hızlandı ve bir anda herkesin dikkatini çekecek şekilde çok saçım oldu.

İnce telli saçın mı var, derdin var… Yazın annem çok zorlandı. Her gün banyo yaptığımız için önce beni yıkayıp karmakarışık olmuş saçlarımı açıyor, ardından aynı işlemi kendi için tekrarlıyordu. Çekiştirmekten kopan saçlarımıza ve canımızın acımasına hiç değinmeyeyim.

Annem aynı dertten muzdarip insanların ne tür çözümler bulduğunu araştırınca internette Tangle Teezer marka tarağa rastlamış. Yorumlarda herkesin taraktan mucize gibi bahsettiğini görünce o sırada Amerika’da olan babaannemden almasını istemiş. Geçen hafta da Trukid Dancing Hair Detangler almıştık. İki ürün sayesinde durum buyken bu:

20131031-100310.jpg

20131031-100323.jpg

Benzer sorunu yaşayanlara tarağı kesinlikle tavsiye ederim. Evet kemik gibi doğal bir malzemeden değil, plastik. Ama gerçekten çok başarılı. Detangler kullanmanın da faydası oldu, saçımı yumuşatıyor. Bir de düzleştiriyor ve kuruduktan sonra karışmasını önlüyor.

Bu arada tarak Türkiye’de de satılıyormuş: Mucize Tarak.

Bir dahaki sefere Bioderma ABCDerm Nonrinse Detangling Sprey‘i alıp deneyeceğiz. Duş jeli ve nemlendirici olarak bu seriyi kullanıyorum ve çok memnunum. Bakalım saç açıcı spreyi nasıl?

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: