Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘6-12 ay’ Category

Yılbaşının yaklaştığı şu günlerde büyükler küçüklere hediye alma telaşına düştü bile. 🙂 Onların seveceği, ilgi göstereceği, yaratıcılıklarını geliştireceği ya da giyince çok yakışacağı bir şey… Eğer özel günlerin dışında da çocuklara sık sık hediye alma alışkanlığınız varsa bunun uzun vadede negatif sonuçları olabileceğini düşünmüş müydünüz?

Çocukları hediyelerle aşırı şımartmak, her zaman geri teper ve dünya tatlısı küçükleri – ne kadar hediye alırlarsa alsınlar – asla tatmin olmayan ve şükran duygusu hissetmeyen “zorbalara” dönüştürür. Hediye olayını abartmadan ve bir çocuğu hediye yağmuruna tutmadan önce şu negatif sonuçları da göz önüne almanızı tavsiye ederiz:

Yazının devamı için tıklayın

Reklamlar

Read Full Post »

John Rosemond’dan N vitamini hakkında önemli bilgiler…

Read Full Post »

Annemle birlikte yapmayı en çok sevdiğimiz şeylerden biri kitap okumak. Bana hiç oyuncak almış mıdır, inanın hatırlamıyorum ama epey kitap aldığını söyleyebilirim. Bir keresinde bana kitap alışverişi yaparken kendini tutamadığını söylemişti, ben de ona “Tutma anne, sakın tutma.” demiştim. 🙂

Elime ilk kitap aldığımda 3,5 aylıktım, o gün bugündür kitapları çok seviyorum. Geçenlerde okuduğumuz bir haber ne kadar doğru bir şey yaptığımızı anlatıyordu. Çocuklara kitap okumanın faydaları hakkındaki yazıya göz atmak isterseniz: http://www.milliyet.com.tr/ebeveynleriyle-kitap-okuyan-cocugum-1885274/

Read Full Post »

Merhaba Şenay Hanım, öncelikle bebeğinizi sağlıkla kucaklamanızı diliyorum. Ek gıdaya geçiş konusunda yaşadıklarımızdan kısaca bahsetmeye çalışacağım. Siz de bu konudan şimdiden korkmayın lütfen. Ayına uygun büyüklükte besinlerle ve dik pozisyonda beslediğiniz sürece tehlikeli bir durum yaşamazsınız.

  • Hamileyken mümkün olduğunca her besinden tadın. Bebeğin lezzet hafızası anne karnındayken oluşmaya başlıyor.
  • Bebeklerin yutma refleksinin gelişmemiş olması kaşıkla beslenmeyi zorlaştırıyor. Biberondan kaşığa geçişi her bebek aynı kolaylıkla yapamıyor. Kalıtımsal olan bu durum karşısında annelerin sabırlı olması gerekiyor.
  • Ela ek gıdaya 6. ayını doldurmak üzereyken kahvaltı ile başladı. Sütün içine azıcık bebe bisküvisi/ekmek, peynir, minicikten başlayıp azar azar artan yumurta sarısı şeklinde. Biraz daha büyüyünce içine ceviz doğradım. Bal/pekmez/şeker vb. eklemeler yapmadım.
  • Formül mama kullanmadığım için yatmadan önceki öğünde muhallebisi vardı. 15 aylıkken muhallebiyi bırakıp akşam yemeği yemeye başladı. (Formül mama tercih ettiğim bir yiyecek değildi fakat bir dönem almıştım. Tam o sırada mamaların içinde arsenik, civa vb. maddeler olduğuna dair haberler patlak verdi. Hemen bıraktık.) 
  • 6 aylık olunca listeye yoğurt eklendi. Yoğurt yapmaya üşendiğimden Sütaş Baby Mix veriyordum ama yapmak çok da zor değilmiş, sonradan öğrendim.
  • Yoğurttan sonra sebze-meyveye geçti. Kimi çocuk tatlıya düşkün oluyor, bu yüzden doktorlar önce sebzeyle başlamayı öneriyorlar. İlk meyveyi tadan bebekler sebzenin tadını beğenmeyebiliyorlar. Sebzeleri buharda pişirip içine et suyu ekleyerek blenderdan geçirip yedirdim. Meyveleri cam rendede ezip verdim. Lezzetleri karıştırmadım.
  • Öğlen öğününde çorbalar hayat kurtarıcı oldu. Acısız tarhana ile başladı, ardından mercimek ve yayla çorbası ile devam etti. Yayla çorbasındaki pirinçleri sorunsuz yediğinde evde kıymalı sebze yemeği olarak ne pişmişse onu çatalla ezip yedirmeye başladım. Böylece Ela’ya özel yemek hazırlama dönemi de bitti. 11 aylıkken kuru fasulye-pilav, köfte-makarna, pizza vs. yiyordu. Balığı 1 yaşına doğru verdim.
  • Tattıracağınız ilk gıdayı kabul etmesini kolaylaştırmak için bebeğin aç olduğu bir anı değerlendirmenizi öneririm. Kaşığın ucuyla dudaklarına değdirin, tadından hoşlanmazsa diliyle iter. Sabırlı olup bir-iki deneme daha yapın. Değişiklik olmazsa yeni bir deneme için 3-4 gün bekleyin. Sakın ısrarcı olmayın, beslenme savaşa dönüşmesin. Ben şanslıydım, Ela ne verdimse yedi. Darısı başınıza. 🙂
  • Yeni besinleri az miktarda vermeye başlayıp zamanla artırın. Yeni bir yiyecek tattırdıysanız, ikinci bir yenilik için en az 3 gün ara verin. Böylece yeni gıdalardan hangisinin bebekte alerji ya da sindirim güçlüğü yarattığını kolaylıkla anlayabilirsiniz.
  • Mamaları her zaman taze hazırlayın; tuz-şeker-salça ve katkı maddesi kullanmamaya dikkat edin. Ben sebze pürelerine et suyu ve karabiber eklerdim.
  • Sofra alışkanlığını kazanması için yemeğini her zaman (ama her zaman) ailecek yemek yediğimiz masada, mama sandalyesinde yedirdim. Peşinden koşmadım, yedirirken komiklikler, oyunlar yapmadım. Yemek istemediğinde ısrar etmedim. Yemeğini bitirince mama sandalyesinden kaldırdım. Beslenme saatleri bizimle uymuyordu ama yine de her defasında sofraya oturttum.
  • Bebeğinizin hazır olduğunu düşündüğünüzde kemirmesi için elma, havuç vs. verebilirsiniz. Ela 8 ay civarı dişleyerek kopardıklarını rahatlıkla yutabiliyordu. Bunun için file yapmışlar ama ben gerekli görmediğim için almadım.

Amacımız Ela’yı bir yaşına geldiğinde ekstra mama hazırlamadan bizim yemeklerimizle beslemekti. Ne mutlu ki bunu başardık. Umarım sizin de yemek yemeyi seven ve bu konuda sizi hiç üzmeyen bir bebeğiniz olur. Sevgilerimle…

Birkaç ipucu:

Read Full Post »

Bugün Efe ilk kez bize geldi. Ben de abla olmayı çok istediğim için fırsatı değerlendirip onunla bol bol oynadım. Bebeklik oyuncaklarımın çoğunu dağıtmış, birkaç tanesini hatıra olarak saklamıştık. Efe’nin hoşuna gidecekleri bulup getirdik, çok güzel oyaladık kendisini. 🙂

20140211-001323.jpg

Dedem geçen gelişinde Efe’nin kitaplara ilgi duymaya başladığını söyleyince ona kuklalı Let’s Learn To Count kitabımı göndermiştim. Tüyoyu alan annem benim için kitap alırken Efe’ye de almış. Pearson‘ın ‘Bebek Dokun ve Hisset’ serisi, büyük ve renkli resimleriyle 6 aylık Efe’nin ilgisini çekmeyi başardı. Serinin 2008’de ‘Practical Pre-school Awards’ sahibi olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim.

20140211-001607.jpg

Halamlar Efe’nin vakitlice banyo yapıp yatması için kalktılar. Babaannem ve dedemin kalmalarını istedim. Beni kırmadılar, bu sayede akşamı da onlarla oynayarak geçirdim.

Read Full Post »

Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’dan faydalı bir yazı: http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2013/11/03/yazilar/tip-yazilari/beslenme/kaymakli-biskuvi-oreo-kokain-gibi-bagimlilik-yapiyor/

Read Full Post »

Tahlil sonuçlarıma yeni doktorum tarafından yapılan iç karartıcı yorumlar annemle babamın epey canını sıktı. Annem sonuçları Kadir Amca’ya mail atıp bir de onun yorumlamasını rica etti.

Kan tahlili sonuçlarıma baktığında monosit ve lökosit değerlerinin aynı anda yüksek olduğunu gören Kadir Amca Öpücük Hastalığı‘na (Enfeksiyöz Mononükleoz) yakalandığımı söyledi. Gerçekten de hastalık hakkında küçük bir araştırma yapıldığında belirtilerin eşleştiğini gördük. Piyasadaki tüm antin kuntin virutik hastalıklara yakalanmakta usta olan bendeniz, Epstein-Barr virüsü’nün sebep olduğu bu hastalığı da kaçırmamışım. (13 aylıkken 6. hastalık, 15 aylıkken El, ayak, ağız hastalığı geçirdim.)

Yeni bir hastalık öğrenerek bir yaşımıza daha girmiş olduk. Öpücük hastalığı ile ilgili edindiğimiz bilgiler şöyle:

– Hastalığın tipik özellikleri 3-5 gün süren halsizlik, iştahsızlık, ateş, farenjit, kan tahlilinde monosit ve lökosit değerlerinde artış, lenf bezlerinde, karaciğer ve dalakta büyüme ile ciltte döküntü olarak sıralanabilir.
– Kuluçka süresi çocuklarda 10-14, büyüklerde 30-40 gün kadardır.
– Hiç fark edilemeyeceği gibi çok ağır da geçirilebilir. Yaş ne kadar küçükse o kadar hafif geçiriliyormuş. Belirtiler bende de çok ağır değildi. Kan tahlili yapılmasa haberimiz bile olmayacaktı.
– Hastalık yılın her döneminde görülebilir. Okul çağı çocuklarında sıkça rastlanır. Yakın temasla bulaştığından halk arasında ‘Öpücük Hastalığı’ diye adlandırılır.
– Virutik hastalık olduğundan tedavisi yoktur. İstirahat ile 2-3 haftada kendiliğinden iyileşir. Antibiyotik ve aspirin vermekten özellikle kaçınılmalıdır.
– Güzel haber ise bir kere geçirmenin bağışıklık kazanmak için yeterli olmasıdır. 🙂

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: