Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘6 yaş’ Category

John Rosemond’dan N vitamini hakkında önemli bilgiler…

Reklamlar

Read Full Post »

Günümüz çocuklarının anne-babalarını mutsuz eden bazı davranışları var; çabuk sıkılmak, bekleyememek, sabredememek, hep kendi istediği olsun diye diretmek, bir şeye uzun süre konsantre olamamak vb. Bu noktada sanırım çuvaldızı kendilerine batırmaları gerekiyor. Unutmayın ki bebekler mükemmel doğar, büyüdükçe sergiledikleri yanlış davranışlar o süreçte ebeveynlerinin bilerek/bilmeyerek verdikleri yanlış mesajların birer sonucudur. Çok fazla teknoloji kullanımına izin verilen çocuklarda dikkat dağınıklığı ve sosyal becerilerde eksiklik, her istediği anında yapılan çocuklarda hazzı ertelemede güçlük, sürekli eğlendirilen çocuklarda çalışmaktan kaçınma gibi davranışların geliştirilmesi normaldir.

Bir duyu bütünleme terapisti olan Victoria Prooday’e göre çocuklar, ebeveynleri ebeveynliğe bakış açılarını değiştirdikleri andan itibaren değişiyorlar. Çocuklarınızın hayatta başarılı olmalarına yardım etmek için sonra değil, hemen şimdi beyinlerini eğitip güçlendirmeniz gerekiyor. Konuyla ilgili yazılan makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

Read Full Post »

Büyükler bazen (tamamen iyi niyetle) bazı şeyler yapıyorlar fakat bunların sonuçları hem kısa hem uzun vadede bizim yararımıza olmayabiliyor. Her zaman ve koşulda bizi mutlu etmeye çalışmak, bir şeyi yapmak istemediğimiz zaman ödül vererek yapmamızı sağlamak, her ihtiyacımız olduğunda yardımımıza koşmak, oyunlarda hep bizim kazanmamıza izin vermek vb. Büyüdüğümüzde her zaman mutlu olamayacağız, bazen işleri yardımsız halletmemiz gerekecek ve tabii ki her zaman kazanan biz olmayacağız… Olaylara bu açıdan bakınca sizce de azıcık zora gelmek, bizi gerçek dünyaya daha iyi hazırlamayacak mı?

Eğitimpedia’da güzel bir yazı var, okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Read Full Post »

Eğer mutlu çocuklarınız olsun istiyorsanız, onlara mutsuz olmaya tahammül edebilmeyi öğretmelisiniz. Eğer Veruca’nın babası (Charlie’s Chocolate Factory), kızını sürekli öfke, hayal kırıklığı ve hüsran gibi yoğun duygulardan korumak yerine bunlarla uğraşmayı öğretseydi çok daha iyi bir şey yapardı.

Çocuklarımıza verebileceğimiz en iyi hediyelerden biri duygusal barometrelerini nasıl kuracaklarını ve açacaklarını onlara göstermektir. Bu barometre, hayatları boyunca onlara çok iyi bir şekilde hizmet verecektir. Duygularıyla barışık olan çocuklar ve yetişkinler, kendileriyle daha fazla barışık olurlar ve iş, arkadaşlık ve aşk hayatlarında daha kolay yol alırlar.

Yazının tamamı için; http://www.egitimpedia.com/mutlu-cocuklar-yetistirmenin-gercek-anahtari-mutsuzluk/

Read Full Post »

Geçenlerde okuldan ipek böceği almıştım. Bakmak isteyen öğrencilere veriyorlardı, ben de deneyimleyip büyümelerini gözlemlemek istedim. Tek yapmam gereken boş bir ayakkabı kutusu götürmekti. Yapraklarıyla birlikte bebeklerimi alıp eve getirdim.

Bakımı hiç zahmetli değil ama evinizin yakınında bir dut ağacı yoksa beslemeniz imkansız. Bizim sitede uzakta da olsa bir dut ağacı var, arada gidip yaprak toplayıp geldik. Yaprakları hava almayacak şekilde streç filme sarıp buzdolabında beklettik. Böylece 3-5 gün idare ettik. Yalnız dolaptan çıkarıp soğuk soğuk vermemek gerekiyor. Önce biraz dışarıda bekletmek lazım… İpek böceği bakımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken diğer konular şöyle:

  • İpek böceklerini ışık ve hava alabilecekleri bir yerde tutmalısınız. Biz ayakkabı kutusundan alıp plastik bir kutuya koyduk çünkü kartona tutunup tırmanabiliyorlardı. Sabah uyanıp da gece firar etmiş böceklerle karşılaşmak istemedik. 🙂
  • Böcekler büyüdükçe yaprak tüketimleri de arttı. Başlarda her gün bir kere taze yaprak koyarken günler geçtikçe birkaç kez koyar olduk. Bir de hava çok sıcak olduğu için arada yaprakları nemlendirme ihtiyacı hissettik. Birkaç damla su attık yaprakların üstüne.
  • 3-4 hafta içinde böcekler yeterince beslendi ve yemeği azaltarak sonunda kestiler ve küçük parmak kalınlığına geldiler. Burada anlayamadığımız bir şey oldu; aynı yerde yaşayıp aynı yapraklarla beslenmelerine rağmen birisi tombikleşti ama diğerleri aynı boyuta ulaşamadı. Hatta her zaman taze yemekleri olmasına rağmen biri ilk hafta içerisinde öldü. 3 böceğin 3’ü de farklı boyutlarda koza evresine ulaştılar.
  • Koza örmeye başlayınca yaprakları temizledik ve kendi hallerine bıraktık. 2-3 hafta sonra içlerinden güve değil, ipek böceği kelebekleri çıkacakmış. Bakalım neler olacak?

Read Full Post »

Kendimi bildim bileli ev işi yapmayı çok seviyorum. Çamaşır makinesini kurayım, bitince çamaşırları asayım, toz alıp bulaşıkları yıkayayım… Benden mutlusu yok! Annemden yavaşım, onun kadar da iyi yapamıyorum ama bu tür ev işlerine katkıda bulunmak kişisel gelişimim için çok faydalı olduğundan annem sabırla bitirmemi bekliyor. Ben de zamanla tekniğimi geliştirmeye başladım. İşler gittikçe pratikleşiyor. 

Ev işlerine yardım etmek; çocukların başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı olmalarına, arkadaşlarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına, yardımsever ve akademik olarak daha başarılı bireyler olarak yetişmelerine yarıyormuş. 

Eğitimpedia’da konuyla ilgili yayınlanan yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Read Full Post »

– Güneşli günlerle başlayan mart ayı aynı şekilde devam ediyor. Caddebostan sahilindeki bisiklet turlarım artık daha keyifli!


– Fırsat buldukça Galatasaray’ın voleybol maçlarına gitmeye başladık. Ortam çok eğlenceli. Amatör voleybolcu olduğum için de ekstra keyifli!


– Minecraft’a olan düşkünlüğüm yüzünden bu seneki doğum günü temasını Minecraft olarak belirledik. Pasta tasarımı için annemle internette biraz araştırma yaptık, nasıl bir şey ortaya koyabileceğimizi konuştuk. Araştırmamız sırasında kitap ayracı fikirlerine de rastladık. Hemen bir set yapıverdik.

– Mutfak becerilerinde sıra köfte yapmaya geldi. Annemin elinden bir işi daha kaptım diyebilirim. Bu arada son zamanlardaki favori televizyon programım Cutthroat Kitchen oldu. Home&Entertainment kanalında yayınlanan bu yemek yarışmasında, şefler sunucunun önerdiği araçlarla birbirlerini sabote ediyorlar. Ortaya komik ama zorlayıcı sahneler çıkıyor. Yarışmanın sonunda şeflerin neler çektiğinden haberi olmayan bir jüri üyesi, yemekleri değerlendirip birinciyi belirliyor.

– Daha önce izlediğim ve çok beğendiğim, Eti Çocuk Tiyatrosu‘nun sahnelediği Kral Çıplak adlı çocuk oyununu bir kez de okulda izleme fırsatı buldum. Bir de alkışlarken tırnağım gözüme girmese iyiydi… Bana yine revir yolları göründü. Mikrop kapmasın diye ilaç damlattılar, neyse ki kötü bir şekilde sonuçlanmadı.

– Doğum günüm yaklaşırken anneannemle dedem İstanbul’a geldiler. Fakat olaylar beklediğimden farklı gelişti; annem grip oldu. Annemin partim için hazırlık yaparak geçirmesi gereken günler yatakta geçince partimi ertelemek durumunda kaldık. Zaten pek kimsenin tadı da yoktu. Doğum günümün olduğu hafta sonu evden bir yere çıkamadık. (Voleybol dersimiz de ertelendi.) Evde oyun oynayarak vakit geçirdik. Kalabalık olunca en sevdiğim şey Monopoly oynamak. Kutu oyunlarına bir başlayınca devamı geliyor, evde geçen saatlerin en iyi yanı ailecek oyun oynamamız oldu.

– Kalabalık seyirci grubunu bulmuşken Masal Tiyatrosu serisinden Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler kitabını kullanarak hazırladığım maket tiyatro ve kağıt oyuncaklar ile bir gösteri gerçekleştirdim. Ben öyküyü sahnelerken annem de dış ses görevini üstlendi. (4+, İş Bankası Kültür Yayınları, 18 TL)

 
– Kitaplığıma iki yeni kitap ekledik: ‘Katie ve Dinozorlar’ ile ‘Katie ve Yıldızlı Gece’. Daha önce iki kitabını okuduğum seride, Katie müzede gezerken gördüğü tabloların içine girip çıkarken yaşadıkları çerçevesinde gelişen olaylar anlatılıyor. ‘Yıldızlı Gece’de Vincent Van Gogh’un eserlerini tanıyoruz. ‘Dinozorlar’da ise Doğa Tarihi Müzesi’ndeki dinozor fosilleri arasında gezerken dinozor türleri hakkında bilgi sahibi oluyoruz. İlk kez 1989’da yayınlanan Katie serisi, en başarılı sanata giriş kitaplarından biri kabul ediliyor. (3-8 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 7 TL)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: