Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Annelere kitap’ Category

– Bu hafta itibariyle okulda dersler ve kitaplar bitti. 2 Haziran’da karnelerimizi alacağız.

– Babamla ne zamandır basketbol maçına gitmek istiyorduk. Sonunda bu haftaki Galatasaray Odeabank – Pınar Karşıyaka maçı için fırsat yaratabildik. (Maçlar çok geç bitiyor, uyku saatimi kaçırıyoruz, bu yüzden her maça gidemiyoruz.) Çarşamba günü okuldan eve gelip hızlıca üstümü değiştirdikten sonra annemle karşıya geçtik. Babam bizi Zorlu’dan aldı. Öncesinde parkta biraz oynadım ama çok kısa bir süreydi. Dolayısıyla tekrar gelmek için annemden söz aldım.


– Güzel havalarda babamın tenis maçlarına ‘ball girl’ olarak katılmaya başladım. Top topluyorum, etrafta koşturup kendi kendime atışlar yapıyorum. Böylece hem babamla birlikte vakit geçirmiş oluyorum, hem de açık havada egzersiz yapıyorum.

– Eski göz ağrım olan tavşan evimi tekrar piyasaya çıkardım. Okuldan gelince hiç üşenmeden tek tek her şeyi yerleştiriyorum. Ev neyse de markette çok fazla eşya var. Konuşturmalı oyunlar beni hala çok eğlendiriyor ama annem artık sıkıldığını söylüyor. Geçmişteki performansını mumla arıyorum. Yarım saat kadar oynayabiliyoruz, yine de çok gülüyorum. Annem bıraktıktan sonra kendim devam ediyorum.

– Maç öncesi Zorlu Park‘ta azıcık kalınca annemden tekrar gelmek için söz aldığımı söylemiştim. Cuma günü okul çıkışı Rüzgar’la buluşup Zorlu’ya gittik. Harika bir bahar havası vardı. Deli gibi koşup oynadık.


– Aslında cuma günü okulumuzda özel bir buluşma gerçekleşecekti. Ben de bu etkinlikte görev alacaktım. Fakat programdaki bir değişiklik yüzünden ertelendi. Bize sadece Amerika’dan okulumuza sürpriz bir konuk geleceği söylenmişti. Kim olduğunu bilmiyorduk. Sonra ortaya çıktı ki bu kişi Aziz Sancar’mış! Kendisini Ankara’dan çağırdıkları için cuma gelememiş. Bu yüzden Nobel ödüllü bilim insanımızla tanışıp sohbet etme fırsatını kaçırmış oldum. Cumartesi voleyboldan sonra okulun bahçesinde kurulan standlarda Eda’yla biraz vakit geçirelim istedik. O sırada bir curcuna oldu. Meğer cuma günkü program biraz kısaltılarak cumartesiye alınmış. Biz Eda’yla kendi dünyamızdaydık. Zaten boy olarak da aşağılarda kaldığımız için kalabalıktan kendisini göremedik.

Voleyboldan çıktıktan sonra Ardalar’a gittik. Arda’nın doğum günü partisine katılamamıştım, hediyesini anca verebildik. Davetlilere verdikleri ‘goodie bag’lerden bana da ayırmışlar, bir de benim geçmiş doğum günüm için hediye almışlar. Akşama kadar oyunlar oynadık, şovlar hazırladık. Çok güzel vakit geçirdik. Üstüne de hediye aldım. Oh ne güzel iş valla! 🙂

– Pazar sabah ilk iş dün hediye edilen saç bandı tasarlama setini açtım. Hemen kendime birkaç tane taç yaptım. Setin içinde 8 tane taç, iki tane saç bandı ve farklı tasarımlar yapmaya imkan veren malzemeler var. Böyle el işi malzemeleriyle vakit geçirmeyi çok seviyorum, dolayısıyla benim için çok isabetli bir hediye olduğunu söyleyebilirim.

Akşam da Galatasaray Odeabank ve Pınar Karşıyaka‘nın bir play off maçı daha vardı. Yine tribündeki yerimizi aldık.

‘Sakız Sardunya’nın Eğlence Günlüğü’nü açınca haberdar olup aldığım ‘Sakız Sardunya’yı bu hafta bitirdim. Anneme “Bana seninkiler gibi kalın kitaplar alalım.” diyordum, bu kitap tam istediğim kalınlıktaydı. Aynı zamanda büyük puntolu ve resimli olması da güzeldi. Çok ama çok sevdim! Elif Şafak bir daha çocuk kitabı yazarsa çıkar çıkmaz alacağım. Kitabın konusuna gelince; kahramanımız Sakız Sardunya, okul kütüphanesinde ışıklı bir dünya küresi bulur. Dünya üzerinde 7 yedi kıta olmasına rağmen, bu kürede 8 kıta vardır. Anne ve babası yurt dışına gitmeleri gerektiğini söyleyerek Sakız Sardunya’yı bir haftalığına anneannesiyle dedesinin evine bırakırlar. Sakız Sardunya orada hem yeni arkadaşlar edinir hem de bulduğu küre hakkındaki gerçeği öğrenir. (7+, Doğan Egmont, 17 TL)

– Bazı akşamlar annemle birlikte kitap okuyoruz. Onda şu an ‘Anne, Baba ve Çocuk Arasında’ var. Bir yıl önce aldığını ama araya başka kitaplar girdiği için bir türlü bitiremediğini söyledi: ‘Erkenden yatağa girelim ki ben de artık bitireyim şu kitabı. Sırada bekleyen kitaplar var…” (Geç yatarsak birkaç sayfa sonra uykumuz geliyor ve bırakmak zorunda kalıyoruz.) ‘Anne, Baba ve Çocuk Arasında’, ebeveyn ve çocuk iletişimi hakkında dünyaca ünlü psikolog Haim G. Ginott’un yazdığı bir kitap. Bebeklikten ergenliğe kadarki dönemde ödüle/cezaya başvurmadan çocuklarla nasıl iletişim kurulabileceğine, çocukları gerçekten dinleyerek onları anlayabilmeye, olumlu ebeveynliğin önemine ve daha birçok faydalı konuya değiniyor. (Okuyan Us Yayınları, 22,5 TL)


Reklamlar

Read Full Post »

Cumartesi akşamı Lisya’nın doğum günü yemeği, pazar sabahı da okulda toplantı olduğu için hafta sonu babaannemlerde kaldım. Bu çok istediğim bir şey olduğundan çantamı hazırladığım gibi evden kaçıyorum. 🙂

Annemle babam toplantıya gidip sırama oturmuşlar. Öğretmenimi dinleyip sınıfıma, dolabıma bakmışlar. İşleyişle ve günü nasıl geçirdiğimizde ilgili bilgiler almışlar.

IMG_5954.JPG

Son zamanlarda en çok dikkat etmemiz gereken konular şunlar: Her gün kitap okumak ve sorumluluklarımızın bilincinde olmak. Okumayı öğrendim diye annem bana kitap okumayı bırakmadı. Zaten bırakmasına hayatta izin vermem; günün belki de en eğlenceli zamanı birlikte kitap okuduğumuz dakikalar. En azından benim de 3-5 sayfa okumam gerekiyormuş, bundan sonra dikkat edeceğiz.

Sorumluluk konusunda ise elimden geleni yapıyorum. Kendimle ilgili annemle babamdan beklediğim pek bir şey yok. Yemeğini kendi yemeyen, kıyafetlerini kendi giymeyen arkadaşlarım varmış. Bu konuya onlar eğilecekler. Toplantıda bir de çocuklara sorumluluk kazandırmak konusunda ailelere referans olabilecek kitap önerisi yapılmış: Çocuğunuza Sınır Koyma; çocuklarla güç savaşına girmeden, azarlama/tehdit/ceza yöntemlerini kullanmadan onları sorumluluk sahibi birer birey olarak yetiştirme konusunda ailelere yol göstermeyi hedefliyor. Robert J.MacKenzie tarafından yazılan kitabın içeriğine göz atmak isterseniz buraya tıklayın. (Yakamoz Yayınları, 20 TL)

Hazır yeri gelmişken iki öneri de annemden: Çocuklara Söz Geçirme Sanatı ile Sorumluluk Sahibi ve Saygılı Çocuklar Yetiştirmek. Çocuklara sınır koymak, birçok ebeveynin sandığının aksine onların haklarını kısıtlamak ve onlara baskı uygulamak anlamına gelmez. Tam tersine, sınırları net bir şekilde çizilmiş çocuklar güvende oldukları ve değer verildikleri hissiyle büyür, kurallara uyar ve işbirliği yaparlar. Sınırlar sayesinde onaylanan davranışları öğrenir, yanlış davranışları düzeltme fırsatı bulurlar. Bu iki kitap da çocuklara bağırmadan, onlarla doğru bir şekilde iletişim kurarak düzgün davranışlar geliştirmelerini sağlamak hakkında ipuçları veriyor. (Çocuklara Söz Geçirme Sanatı, Zafer Yayınları, 12 TL) (Sorumluluk Sahibi ve Saygılı Çocuklar Yetiştirmek, Yakamoz Yayınları, 20 TL)

IMG_7439.JPG
Toplantıdan sonra bizimkiler fırsattan istifade baş başa yemek yiyip öğleden sonra beni almaya geldiler. Annemin telefonunda resmi görünce kıskandım doğrusu. Bensiz bir şey yapabiliyor olmalarını aklım almıyor!

IMG_5956.JPG

Bir ara annem, dedem, ben ve Efe bahçeye indik. Bahçe katında oturan komşuları meyve ağaçları dikmiş, henüz fidan halindeler. Üzerlerindeki etikette isimleri yazıyordu, tek tek inceledik. Biraz da Efe’yle koşturup yukarı çıktık.

IMG_5958.JPG

Sonra da gecikmeden eve döndük. Misafirlik çok güzel ama insanın evi gibisi yok! 🙂

Read Full Post »

Okulda geçirilecek ilk gün, biz çocuklar için çok değerli bir deneyim, gelişim basamaklarında atılan önemli bir adım… Bazılarımız okula başlamayı eğlenceli bulabiliyorken, bazılarımız annelerinden ayrılacakları için kaygılanabiliyor, neler yaşayacaklarını bilmediklerinden okula gitmek istemeyebiliyorlar. Bu noktada imdada konuyla ilgili yazılmış çocuk kitapları yetişiyor. Bende okulda ilk günle ilgili iki İngilizce kitap var: Starting School ve The Night Before First Grade. Anneme Türkçe kitap önerilerini soranlar olunca, birlikte yaptığımız kitapçı ziyaretlerinden birini bu konuya ayırdık. İşte önerilerimiz:

– Okulda İlk Gün – Mızmız Mırnav 1

Sevilen çocuk kitapları yazarı Ayla Çınaroğlu ve çizer Mustafa Delioğlu’nun birlikte yarattıkları Mızmız Mırnav için okulun ilk günü gelip çatmış. Evden ilk defa uzaklaşacak olan Mızmız, hiç tanımadığı bir öğretmenle, hiç tanımadığı bir sürü mırnavla, hiç bilmediği bir ortamda bulunacak olmanın tedirginliğini yaşamaya başlamış. Anne ve babasının tüm cesaretlendirmelerine rağmen Mızmız kendini okula gitmek için bir türlü hazır hissedememiş. Erkenden kalkmak, bir sokak ötedeki okuluna yürümek, en çok da annesinin yokluğu onu bir hayli endişelendirmiş. İlk gün, hasta olduğunu söyleyip okula gitmemiş. Bu sefer de bir sürü minik mırnavla tanışma imkânını, hoplamaca atlamaca oyununu, hep bir ağızdan söylenecek Haydi Okula şarkısını ve iyi kalpli öğretmeniyle tanışma imkanını kaçırmış… Kitap, okulun cazip yönlerini ön plana çıkararak keyifli bir atmosfer çizdiği için listemize girdi. (Uçanbalık Yayıncılık, 9 TL)

okuldailkgun1

– Okuldaki İlk Günüm

Miniklerin Dünyası Dizisi, 2 yaş ve üstü çocukların sorunlarını ebeveynleriyle beraber nasıl çözebileceklerini çeşitli öyküler eşliğinde anlatan faydalı bir dizi. Her kitabın sonunda, konuyla ilgili önerilerin bulunduğu bir ebeveyn rehberi de yer alıyor. Okuldaki İlk Günüm’ün kahramanının aslında okulla bir problemi yok. Annesi onu bırakıp gittiğinde biraz içi burkulsa da, oyuna dalıp güzel zaman geçiriyor. Fakat arkadaşı Aslı çok ağlıyor. Ailesinin onu bırakıp gittiğini zannediyor. Bu iki minik resim yaparak hayallere dalıyor ve bizi de o dünyaya götürüyorlar. Ebeveyn rehberinde de okula başlamak için doğru zaman nasıl seçilir, okul seçimi nasıl yapılır, bazı çocuklar neden okula gitmek istemez vb. sorulara yanıt veriliyor. Çok renkli bir kitap, biz çok sevdik. (Altın Kitaplar, 12 TL)

okuldakiilk

– Okuldaki İlk Günüm 

Bazı çocuklar okula başlamayı kaygı verici bulabiliyorlar. Bu kitap tam onlara göre… Eğlendirici bir bakışla çocukları okula gitmeye teşvik ediyor; okul hazırlıkları, ilk gün yaşananlar, teneffüste ve kütüphanede nasıl vakit geçirildiği ve evde ödevlerin nasıl yapıldığı gibi konulardan bahsediyor. Böylece çocuklar okul yaşamını gözlerinde canlandırabiliyorlar. Kitabın sonunda çocuklar için etkinlikler ve yetişkinler için de bir rehber bulunuyor. (Tübitak, 5 TL)

okuldakiilkg

– Nasıl Davranalım? Dizisi – Okulda

Kitap; arkadaşların alışkanlıklarını ve davranışlarını önemsemek gerektiğinin, derste öğretmenleri sessiz ve dikkatlice dinlemenin öneminin, bir şeyler üreterek hoşça vakit geçirmenin güzel bir şey olduğunun altını çiziyor. Bu kitabın sonunda da ebeveyn rehberi ve etkinlikler var. (Altın Kitaplar, 5 TL)

okuldanasil

– Zeytin Okula Gitmek İstemiyor

Kitap, Fransız yazar Christian Lamblin tarafından yazılan ‘Dene, Yanıl, Öğren!’ serisinden. Bu dizide ünlü çocuk doktoru Edwige Antier’nin okulöncesi çocuklarının sıklıkla yaşadığı yersiz korku ve ısrarcı davranış temelli sorunları aşabilmeleri için ebeveynlere önerileri de bulunuyor. Kahramanımız Zeytin okula gitmek istemiyor çünkü Zeytin’e göre okul hiçbir işe yaramıyor. Arkadaşı Cingöz de karanlıktan korkuyor. Hikaye bu iki çocuğa eğlenceli bir şekilde yol gösterecek biçimde gelişiyor. (Tudem Yayınları, 9 TL)

zeytinokula

– Elif Okula Başlıyor

İş Bankası Yayınları’nın bu kitabı İlk Okuma Kitabım serisine ait. Gerçi, okumak için okumayı öğrenmeyi beklemeye gerek yok, daha küçük yaşlara da okunduğunda ilgilerini çekecektir. Hikayede, yedi yaşına basan Elif, anaokulundan sonra ilkokula başlıyor. Okuma yazmayı, hesap yapmayı ve başka birçok şeyi öğrenip, yeni arkadaşlar ediniyor. Okula gitmek çok eğlenceli görünse de, Elif birazcık korkuyor. Fakat zamanla okulun aslında göründüğünden çok daha eğlenceli olduğunu keşfediyor. (İş Bankası Yayınları, 5 TL)

elif

– Küçük Filozof Dizisi- Neden Okula Gitmek Zorundayım

Yanıtlar içine sinene kadar sorgulamayı bırakmayan ‘küçük filozoflar’ için hazırlanan bu seri dünya çocuklarına felsefeyi sevdiren Fransız filozof Oscar Brenifier tarafından yazılmış. Filo ve Zof adlı iki kahraman üzerinden çocukların kafalarını karıştıran ve hayata bakış açılarına yön veren sorulara yanıt verilirken, eleştirel düşünme becerisi geliştirmelerine de katkı sağlıyor. Konuyla ilgili kitabımız ise çocukların okulu sevip sevmemelerinden öte onlara neden okula gitmeleri gerektiğini anlatıyor. 5 yaş itibariyle ilgilerini çekebilir. (Tudem Yayınları, 7,5 TL)

kucukfilo

– Akbaba Okula Gidiyor

Bu kitapla 1.sınıfta okuyacağımız kitap listesinde olduğundan tanıştık. Belki yapmamamız gerekirdi; şimdiden okumamak için kendimizi zor tuttuk ama dayanamadık. Şöyle bir göz attık diyelim. Hikayedeki sevimli akbaba, çocukların bir yere gittiklerini görüyor. Nereye gittiklerini çok merak ediyor, sorunca okul olduğunu öğreniyor. Ama maalesef okula alınmıyor. Meraklı akbaba pes etmiyor, öğrenmek için elinden geleni yapıyor. Biz akbaba her seferinden kapıdan kovuldukça üzüldük ama neyse ki sonu tatlıya bağlandı. (Can Çocuk Yayınları, 6,5 TL)

akbaba

– Küçük Ejderha Kokosnuss Okula Başlıyor

Yavru ejderha Kokosnuss, okula başlıyor ve yeni arkadaşlar ediniyor. Kokosnuss, sağlıklı beslenen, arkadaş canlısı, barışçıl ve çevreci bir dinozor. Okulda yaşayacakları konusunda çocuklar için iyi bir ilham kaynağı olabilir. (ABM Yayınevi, 15 TL)

kokosnuss

– Okula Gidiyorum Çıkartma Kitabım

Yaş itibariyle çıkartmasız ve çıkartma kitapsız bir hayat düşünemiyorum! Neyse ki, okulla ilgili de bir çıkartma kitabı var. Eğlencelik olsun diye sona sakladık. 🙂 Bu kitap sayesinde çocuklar çıkartmaları kullanarak, okulda geçirilen güzel bir güne katılabilecekler. (İş Bankası Yayınları, 16 TL)

okulagidiyorum

Sizin de ‘okulda ilk gün’ hakkında önereceğiniz kitaplar var mı? 🙂

Read Full Post »

Annemin yeni doğum yapan arkadaşlarından biri çok minik göğüs uçları olduğundan bebeğini emziremediği için üzülüyormuş. Blog’uma bakmış ama bununla ilgili bir yazı göremeyince anneme ne yapabileceğini sormuş. Annemin değil ama Ayşe Öner’in ‘düz/içe dönük meme uçlarının tedavisi’ için tavsiye ettiği bir ürün var: Avent Niplette. Philips_Avent_Niplette

Basitçe; meme ucu şeffaf bir kalıbın içine sokulup vakum uygulayarak dışarı çekiliyor. (Ayrıntılı kullanım videosu burada.) Günde 8 saatlik kullanım ile 1-3 ayda sonuç verdiği söyleniyor. Bu sorunu olan anne adayları hamileliğin ilk 6 ayında ürünü kullanabilirler. (Son aylarda doğumu başlatma riski olabileceği için memelerin uyarılması önerilmez.) Doğumdan sonra ise emzirme öncesi birkaç dakika kullanarak meme ucu dışarı çıkarıldıktan sonra bebek emzirilebilir.

Emzirme ile ilgili tüm sorular için daha önce de önerdiğim Ayşe Hemşire’nin ‘Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı’na ya da ‘La Leche League International-Emzirme Sanatı’na göz atabilirsiniz.

Read Full Post »

Bu hafta tam gün eğitime başladık. Geçen hafta eksik olanlar bir bir boy göstermeye başladı. Maalesef yine ağlayanlar oldu ama bu yıl okul da aileler de daha kararlı sanki. Okul öncesi hazırlık sınıfı olduğumuzdan herkes bizim ilkokul birinci sınıfın provasını yaptığımızı düşünüyor. Seneye yaşayacaklarımızın bizi bocalatmaması adına okula en iyi şekilde uyum göstermemiz bekleniyor. Sınıfımız 9 kız-9 erkek. Dengeli bir cinsiyet dağılımı olduğundan aileler mutlu. Biz çocuklar da çok iyi anlaştık. Doğrusu iyi vakit geçiriyoruz. (Üstten ikinci sırada, ortadaki kırmızı ve turuncu eller benim.)

20131106-201837.jpg

İki hafta önce 4+4+4 sisteminde geri adım atılarak 66-67-68 aylıkların ilkokula başlama zorunluluğu kaldırıldı. Dolayısıyla bu sene ‘okul öncesi sınıfına’ gitmek zorunda değildim. Açıklama yapıldığında ‘Bengal Tigers’ sınıfında olacağımı, kimlerle birlikte kalıp kimlerle ayrılacağımı, hatta yeni katılanlardan bir kısmını bile biliyordum. Bu yüzden bizimkiler “Ela üst sınıfa geçmesin, aynı sınıfı tekrar etsin.” diyemediler. Aslında geçen yıl yerim 3-4 yaş sınıfıydı, sadece 10 gün için beni 4-5 yaş sınıfına almaları hataydı ama artık yapacak bir şey yok. Ben yine ucuz kurtuldum. Olan 5,5 yaşında ilkokula başlayan çocuklara oldu. Şimdilik çok net olmamakla birlikte seneye okul öncesi hazırlık sınıfını tekrar edeceğim gibi görünüyor. (Haberin detaylarını buradan okuyabilirsiniz.)

Sesleri öğrenmeye geçen sene başlamıştık, bu sene de devam ediyoruz. Bu hafta el yazısıyla ‘e harfini’ yapmayı öğrendik. Eve gelince gururla bizimkilere gösterdim. Bir de bu sene epey kulaklarımın çınlayacağı kesin! 🙂

20131106-201624.jpg

Yeni okul ayakkabısı olarak Yelda’nın aldığı New Balance’ları kullanırım diye düşünmüştük. Bütün gün ayağımda olduğu için okul ayakkabısı seçimine çok önem veriyoruz. İlk hafta onlarla gittim ama New Balance’da numaralar 26’dan 27,5’a atlıyor. Benim ayağımsa 27 numara. Yarım numaranın yarattığı boşluk uzaktan bile belli oluyordu. Annem “Önümüzdeki hafta okula yeni bir ayakkabı göndersek iyi olur.” demişti. Bugün kargo geldi ve içinden bir çift Adidas çıktı! Bu kadar isabetli bir hediye olamazdı. Teşekkür ederim anneanneciğim ve dedeciğim.

Son olarak okula başlarken sorun yaşayan çocukların anne ve babalarına yardımcı olabilecek iki kaynak kitap önerim var: Boyut Yayın Grubu‘ndan ‘Eyvah! Okul Başladı’ ve Özgür Yayınları‘ndan ‘Eyvah! Çocuğum Okula Başlıyor’.

Sorunsuz ve hastalıksız bir yıl bizim olsun…

Read Full Post »

Tatil dönüşü ilk sabah hemen markete gidip buzdolabımızı doldurduk. Yol boyunca havadan sudan konuştuk. Anneme bir sürü soru sordum, o da cevapladı. Bir yandan da etrafa baloncuklar saçtım.

20131005-223007.jpg

Okullar açılana kadar evde geçireceğim 3 hafta için annem spor okulu ayarlamak istemişti ama Kıbrıs’ta yaşadığımız güzel anlardan cesaret alarak vazgeçti. Okul kapandığından beri rehabilitasyon sürecindeydim. Annemle babamın talepleri şunlardı:
– İnatlaşma huyumu bırakmam ve uyumlu bir çocuk olmam
– Her şeye muhalefet etmeyip aklıma yatan konularda ‘evet’ cevabı vermem
– Sürekli gerginlik yaratarak tek amaçları beni mutlu etmek olan ailemi üzmemem
– Okulda edindiğim bazı davranışları bırakıp kendim olmam

Telkinler 1,5 ayda etkisini gösterdi sanırım, bana bir sakinlik geldi. Eskisi gibi çok mutlu bir aile olduk. Annemle kapışmadan vakit geçirebildik. Dolayısıyla bolca ama bolca oyun oynadık.

20131005-223948.jpg

Tavşan ailesinin tüm çamaşırlarını yıkadım.

20131005-224042.jpg

Sonra da onları pikniğe götürdüm.

20131005-224218.jpg

Hamurla oynadım.

20131005-224137.jpg

Bir heves başlayıp yarım bıraktığım çıkartma kitaplarını bitirdim.

20131005-224335.jpg

Arda’nın annesi bizi sitenin havuzuna davet etti. Tek kız bendim, Ayça&Asya&Eda gelmediler. Biraz hırpalansam da idare ettim.

20131005-224532.jpg

Sokakta yürürken matematik çalışmaya devam ettik.

20131005-225054.jpg

Cuma gününü de Kanyon‘da geçirdik. Yemek yedik, dolaştık, chai tea latte paylaştık, malum oyuncakçıya ve kitapçıya girdik.

20131005-225301.jpg

Artık benim yaş grubuma hitap etmeyen Bebek Koala serisinin çok sevimli olduğunu düşünüyorum. Anneme mutlaka birkaç tane okutuyorum. Bebek dünyası olduğundan sıkılıyor ama o kadar çok ısrar ediyorum ki pes edip okuyor. Keşke ben 2-3 yaşlarındayken alsaymışız bu kitapları…

20131005-225624.jpg

Annem bana kitap okumaktan yorulunca gidip kendine bir kitap seçti: Epsilon Yayınları‘dan çıkan Çocuktur, Geçer. Kitapta anne-babaları zorlayan hemen her soruna çözüm getirilmeye çalışılmış. (20,25 TL)

20131005-230015.jpg

Ben de kendime yeni bir çiziktirme kitabı buldum: Çizmece Karalamaca (Kızlar)Sıfıraltı Yayınevi (17 TL)

20131005-230257.jpg

Kanyon’dan dönerken hava epey serindi. İtiraf ediyorum; üşüdüm. Lütfen yaz bu kadar erken bitmesin, daha yapılacak çok şey var…

Bu hafta içi çok güzel vakit geçirdim. Yarın da en sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Alp’le buluşacağız. Yaşasın! 🙂

Read Full Post »

Yine 8 olmadan gözlerimi açtım. Ev halkı da benimle birlikte güne başladı. Annem dün kek yapmış, sütle birlikte kek yedim. Babamın Etiler’de bir işi vardı, biz de onunla birlikte çıkıp Akmerkez‘e gittik. Girişteki simitçiden simit aldık. Starbucks‘a oturduk ve portakal suyu içip simit yedik. “Biyaz oyuncakçıya gidebiyiimiyiz anne? Söz, bişey istemiicem..” dedim. Babamdan haber gelene kadar gidebilirmişiz.

Koşarak Imaginarium‘a gittik. Söz verdiğim gibi hiçbir şey istemedim. Sadece Arda’nın oyuncak gününde okula getirdiği tilti doğum günümde almasını istedim. Annem de “Olabilir, bakarız.” dedi. Evdeki oyuncak popülasyonunu belirli bir seviyede tutmak istediğini bildiğimden ısrar etmedim.

Babamdan gelen telefonla kapıya çıktık. Doğum öncesi Kostandof çiftinin son durumunu kontrol etmek üzere karşıya geçtik. Yol boyunca Plamen’in legolarıyla oynamanın hayalini kurdum. Kapıdan girer girmez izin istedim, Plamen’den izin koparınca mutluluktan uçtum. Saatlerce oynadım, Plamen de bana eşlik etti.

20121022-231415.jpg

Günün yıldızı tabii ki Ayça’ydı. Belirtmeden geçmeyeyim. 🙂

20121022-233429.jpg

Bir ara “Upa ganga sıtaay!” diye oradan oraya koşarak dans ettim.

20121022-231841.jpg

Sonra laptop’ta kendime çizgi film açtım fakat böyle seyretmek hiç konforlu değilmiş. Bir süre sonra gözlerim sulandı. Ben de bırakıp resim yaptım.

Kalkmamıza yakın Ayça’nın babyshower’ında hamile olan arkadaşı kucağında bebeğiyle geldi. Benim zamanımda olmayan ama şimdiki annelerin ellerinden düşürmediği Harvey Karp ve ‘Mahallenin En Mutlu Bebeği’ adlı kitabındaki yöntemlerden bolca söz ettiler.

20121023-164954.jpg

Sabah erken kalktığımdan yorulmuştum. 18:30’da eve dönüş yolunda 1,5 saat uyumak biraz biçimsiz oldu. Eve full şarjla girdim. Wii Fit’i açıp dökebildiğim kadar kurt döktüm ama uykum gelmedi. Zaten iki gecedir uyumamak için direniyordum, geç bir saatte yaptığım şekerleme bu gece bana ekstra bir güç verdi. Annemin zorlamasıyla yatarken “Çok az uyiicam tamam mı anne?” pazarlığı yapıyordum. 23’te daha fazla dayanamayarak uykuya daldım.

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: