Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Arkadaşlarım’ Category

– Güneşli günlerle başlayan mart ayı aynı şekilde devam ediyor. Caddebostan sahilindeki bisiklet turlarım artık daha keyifli!


– Fırsat buldukça Galatasaray’ın voleybol maçlarına gitmeye başladık. Ortam çok eğlenceli. Amatör voleybolcu olduğum için de ekstra keyifli!


– Minecraft’a olan düşkünlüğüm yüzünden bu seneki doğum günü temasını Minecraft olarak belirledik. Pasta tasarımı için annemle internette biraz araştırma yaptık, nasıl bir şey ortaya koyabileceğimizi konuştuk. Araştırmamız sırasında kitap ayracı fikirlerine de rastladık. Hemen bir set yapıverdik.

– Mutfak becerilerinde sıra köfte yapmaya geldi. Annemin elinden bir işi daha kaptım diyebilirim. Bu arada son zamanlardaki favori televizyon programım Cutthroat Kitchen oldu. Home&Entertainment kanalında yayınlanan bu yemek yarışmasında, şefler sunucunun önerdiği araçlarla birbirlerini sabote ediyorlar. Ortaya komik ama zorlayıcı sahneler çıkıyor. Yarışmanın sonunda şeflerin neler çektiğinden haberi olmayan bir jüri üyesi, yemekleri değerlendirip birinciyi belirliyor.

– Daha önce izlediğim ve çok beğendiğim, Eti Çocuk Tiyatrosu‘nun sahnelediği Kral Çıplak adlı çocuk oyununu bir kez de okulda izleme fırsatı buldum. Bir de alkışlarken tırnağım gözüme girmese iyiydi… Bana yine revir yolları göründü. Mikrop kapmasın diye ilaç damlattılar, neyse ki kötü bir şekilde sonuçlanmadı.

– Doğum günüm yaklaşırken anneannemle dedem İstanbul’a geldiler. Fakat olaylar beklediğimden farklı gelişti; annem grip oldu. Annemin partim için hazırlık yaparak geçirmesi gereken günler yatakta geçince partimi ertelemek durumunda kaldık. Zaten pek kimsenin tadı da yoktu. Doğum günümün olduğu hafta sonu evden bir yere çıkamadık. (Voleybol dersimiz de ertelendi.) Evde oyun oynayarak vakit geçirdik. Kalabalık olunca en sevdiğim şey Monopoly oynamak. Kutu oyunlarına bir başlayınca devamı geliyor, evde geçen saatlerin en iyi yanı ailecek oyun oynamamız oldu.

– Kalabalık seyirci grubunu bulmuşken Masal Tiyatrosu serisinden Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler kitabını kullanarak hazırladığım maket tiyatro ve kağıt oyuncaklar ile bir gösteri gerçekleştirdim. Ben öyküyü sahnelerken annem de dış ses görevini üstlendi. (4+, İş Bankası Kültür Yayınları, 18 TL)

 
– Kitaplığıma iki yeni kitap ekledik: ‘Katie ve Dinozorlar’ ile ‘Katie ve Yıldızlı Gece’. Daha önce iki kitabını okuduğum seride, Katie müzede gezerken gördüğü tabloların içine girip çıkarken yaşadıkları çerçevesinde gelişen olaylar anlatılıyor. ‘Yıldızlı Gece’de Vincent Van Gogh’un eserlerini tanıyoruz. ‘Dinozorlar’da ise Doğa Tarihi Müzesi’ndeki dinozor fosilleri arasında gezerken dinozor türleri hakkında bilgi sahibi oluyoruz. İlk kez 1989’da yayınlanan Katie serisi, en başarılı sanata giriş kitaplarından biri kabul ediliyor. (3-8 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 7 TL)

Read Full Post »

– Hava nasıl olursa olsun, hafta sonları Caddebostan sahiline gitme alışkanlığımızı devam ettiriyoruz. Ben bisiklete biniyorum, babam yanımda koşuyor, annem de tempolu yürüyüşle bizi takip ediyor. Havalar çok sıcak olmadığı sürece bu rutini sürdürmeye niyetliyiz.

– Irmak’ın 8. yaş günü partisi Kidzmondo‘da oldu. Karnımızı doyurup pastayı kestikten sonra, hep beraber birkaç istasyonda vakit geçirdik, sonra da kapanış saatine kadar istediğimiz gibi takıldık.


– Bir akşam yatmak üzereyken televizyondaki filme gözüm takıldı. Film, fırtınalı havada denize çakılan kargo uçağından sağ kurtulan bir adamın ıssız bir adada verdiği yaşam mücadelesini anlatıyordu. Konu inanılmaz ilgimi çekti, bir türlü yatağa gidemedim. Annem sonunda başka bir zaman birlikte izleyebileceğimizi söyleyerek beni ikna etti. Sonraki günlerde fırsat bulduğumuz ilk anda Cast Away‘i izledik. Annem bu filmi izleyeli 16 yıl olmuş, tekrar izlemekten o da benim kadar keyif aldı. Şimdi de ilk fırsatta Robinson Crusoe’yu okuyacağız.

– Arda’nın benim için aldığı yılbaşı hediyesi olan ‘Acaba Neyim?’ hem eğlenceli hem de kafa çalıştıran oyunlardan biri.. Oyun en az iki kişiyle oynanıyor. Oyuncular birer kart seçip başlarındaki taca takıyor ve diğer oyunculara soru sorarak ne olduğunu bulmaya çalışıyor. Nedense bu oyunda çok iyi değilim. Kesinlikle daha sık oynamamız lazım.

– Geçtiğimiz günlerde sınıfça ‘Dino Dostlar – Kızarmış Muz Hırsızlığı’nı okuduk. Tarih öncesi devirde geçen hikayede, insan yavrusu Rototom ile dinozor yavrusu Mumu’nun maceraları konu ediliyor. Mumu küçükken, kendinden başka bir dinozor sürüsü tarafından evlat edinilmiş ve hiç kendine benzeyen bir dinozor görmemiştir. Bir gün iki gezgin, Rototom’u ziyarete gelirler ve Mumu’yu görünce onu geçen gün gördükleri dinozor zannederler. Böylece Mumu, dünyada kendisiyle aynı tür bir dinozor daha olduğunu düşünür ve hep birlikte onu aramaya çıkarlar. (6-8 Yaş, Final Kültür Sanat Yayınları, 10 TL)

– Kitaplığıma eklediğimiz kitap ise Pettson ve Findus’un maceralarını konu eden serinin üçüncü kitabı; ‘Doğum Günü Pastası’ oldu. Yine birbirinden detaylı çizimler eşliğinde anlatılan öyküde, Findus için doğum günü pastası yapmak isteyen Pettson’un başına gelenler anlatılıyor. Evde un bulamayan Pettson’un markete gitmesi gerekiyor. Fakat markete gidebilmesi için bisikletinin patlayan tekerleğini tamir etmesi, bunun için marangoz atölyesine girmesi, atölyeye girebilmek için anahtarı bulması, anahtara ulaşabilmek için olta kamışını alması, olta kamışını almak için tavan arasına çıkması, tavan arasına çıkmak için de boğayı merdivenden uzaklaştırması gerekiyor.🙂 Üstüste gelen aksiliklerle kurgulanmış çok tatlı bir hikaye daha…  (5+, Ayrıntı Çocuk, 15 TL)

– 1 Mart itibariyle süt ve kurabiye keyfi yaparak balkon sezonunu açtık. Yazın gelmesini iple çekiyorum!

Read Full Post »

– Son günlere Minecraft damgasını vurdu diyebilirim. Rüzgar’la hafta sonlarımız ayrılmaz ikili şeklinde geçip giderken, beraber geçirdiğimiz saatlerin çoğunda Minecraft oynar olunca, ben de oyunu iPad’ime yüklemek istedim. Annemle babam oyunun bağımlılık yarattığını düşünmelerine rağmen, ısrarlarıma dayanamayıp App Store şifresini giriverdiler. Çok fazla oynamayacağıma dair söz verdim tabii ki… (18,99 TL)

Söz verdim vermesine de, tutmak o kadar kolay olmadı. Oyun resmen insanı ele geçiriyor. (İstatistikler, dünyada 40 milyondan fazla kişinin Minecraft oynadığını gösteriyor.) Farklı materyallerle eşyalar yapıyorum; evlerim ve odalarım var. Bunları düşmanlardan korumaya çalışıyorum. Oyunun modlarına göre çok fazla detay söz konusu, açıkçası ben o kadar derinlere inmiyorum. Rüzgar’la birbirimizin iPad’lerine bağlanıp yanyana oturup Minecraft oynuyoruz. Bir de yaratıklar var. En sevdiğim ise Creeper! Bu yaratıklardan kaçıp inşa ettiklerimizi korumamız gerekiyor.

Her şey çok zevkli ama biz Rüzgar’la inanılmaz eğlenen ve sürekli kıkırdayan bir ikili iken Minecraft işin içine girince saatlerca yanyana koltukta oturup ekrana bakar olduk. Bu kısım annem tarafından tepki gördü. İlk golü buradan yedim diyebilirim. Sonra İpad’i elimden düşürmez olunca sadece hafta sonu Minecraft oynamama izin verilir oldu. Çaresiz kabul ettim, hiç yoktan iyidir…

– Geçen sene bayıla bayıla izlediğim Masterchef Junior‘ın yeni sezonu başladı. Home&Entertainment kanalında yayınlanıyor. Saatleri bana uymadığı için kaydedip ertesi akşam yemeğimizi yerken izliyoruz. Sadece ben değil, bizimkilerin de hayranlıkla izlediği bir program bu… Çocuklar inanılmaz yetenekli. Benim de amacım mutfakta onlar kadar iyi olabilmek! Bu yüzden mümkün oldukça mutfağa girmeye çalışıyorum.

–  Mutfakla bu kadar ilgili olunca insanın hayran olduğu şefler de oluyor. Benim için Arda Türkmen bunlardan biri… Akasya’ya geleceğini öğrenince koşa koşa onunla tanışmaya gittim. Tam ayrılırken yakaladım da birlikte fotoğraf çektirme şansımız oldu.🙂

FullSizeRender

– Şubat ayında olabilecek en ılık havayı görünce Oya, Rüzgar ve ben parkta buluşup oynadık. (Tabii sonra da eve çıkıp Minecraft!)

– Sınıfça okuduğumuz kitap Kokosnuss serisinden ‘Küçük Ejderha Kokosnuss Okula Başlıyor’ oldu. Yavru ‘ateş ejderhası’ Kokosnuss için o gün büyük gündür çünkü okula başlamaktadır. İlk tanıştığı arkadaşı bir ‘obur ejderha’ olur. Fakat obur ejderhaları okula almıyorlardır, Oskar sadece gözetlemek için oradadır. Halbuki Oskar, okula gitmeyi çok istemektedir. Ailesi karşı çıksa da Oskar, öğretmenleri Kornelius’tan izin alıp derslere girer, böylece biz de maceralarına tanık oluruz. (5-8 yaş, ABM Yayınevi, 15 TL)

(Okulda ilk gün hakkındaki çocuk kitapları önerilerim için buraya tıklayabilirsiniz.)

Read Full Post »

– Sonunda yarıyıl tatili geldi çattı. Her gün için program yapmıştık; arkadaşlarımla görüşüp sanatsal etkinliklere katıldığım ve bol bol oyun oynadığım bir tatil dönemi geçirdim. Karın ya da yağmurun çok şiddetli olduğu günlerde karşıya geçmemizi gerektiren programlar bile oldu ama sıcacık evimizde tembellik yapmak yerine yollara düştük. İyi ki de öyle yapmışız. Her gününden ayrı keyif aldığımı söyleyebilirim.

– İlk hafta Rüzgar’la birlikte sabahtan öğlene kadar süren beş günlük bir atölye programına katıldık. ‘Kraft Junior Sömestr Sanat Kampı’nda seramik heykel, polimer kil ve millefiori tekniği ile çerçeve, portre çalışması, Kandinsky ile tuval üzerine resim ve stopmotion film yaptık. Son gün de annelerimizin katıldığı küçük bir kokteyl ile çalışmalarımızı sergiledik. Gerçekten bitsin istemedim…

– Keyifle katıldığım bir diğer sanat etkinliği ise ‘DotKanyonda Çocuk Atölyeleri’ oldu. Tiyatro atölyelerinin iki tanesinin gün ve saatine uyabildik. Hatta birine Eylül ile birlikte katıldık. Çok eğlenceliydi… Bundan sonra Dot’un tüm etkinliklerine koşa koşa giderim!

Zorlu‘da 13 Mart’a kadar sürecek olan Sanat Atölyeleri başladı. Bu serinin kitaplarını küçüklüğümden beri keyifle okuduğumdan hepsi benim için tanıdıktı. İlk haftanın konusu ‘Picasso ve At Kuyruğu Saçlı Kız’ atölyesiydi; Eylül ile birlikte katıldık.

– Uzun bir zamandır sokaklarda ve metrolarda Shrek Müzikali‘nin billboardlarını görüyordum. Sonunda Shrek geldi, biz de izleme imkanı bulabildik. Bizim gittiğimiz gün salon tıklım tıklım doluydu. Birçok arkadaşımı gördüm, neredeyse herkes oradaydı. Gösteriyi çok beğendim, ilgiyle de izledim. İyi ki gitmişiz!

Akasya‘da Ali Poyrazoğlu‘nun düzenlediği yaratıcı drama atölyesine katıldım. Dot’ta harika vakit geçirdiğim için yüksek beklentiyle gittim sanırım, bu atölye bana bebeksi geldi. Yaş grubu 4-8 olarak belirtilmiş olmasına rağmen…

– Keyifli etkinliklere katılmanın yanı sıra ev buluşmaları da gerçekleştirdik. Rüzgar, Zeynep, Ömer, Derin ve Alp’le buluşup evde oyun oynadık.

  

– Bir de Bansko kaçamağımız oldu; Arda, Cansu ve Ela çetesi olarak kayakla tanıştık. Bütün gün kaymamıza rağmen yorulmak nedir bilmedik.

– Milli Eğitim Bakanlığı okullara yazı göndererek, sömestr tatilinde çocuklara ödev verilmemesini istediği için okulumuzun normalde hazırladığı kitapçıklardan bu sefer vermediler. Bence kötü oldu. Çünkü erken kalktığımda ev çalışmalarıyla oyalanmaya alışmıştım. İki gün iyiydi de sonra sıkıldım. “Bari ödev verselerdi… Ben şimdi sabahları ne yapıcam?” diye söylenirken Tuba yarıyıl tatili kitaplarından alabileceğimizi söyledi. Onlar Tudem Yayınları’nın kitabını almışlar ama biz Tudem’i bulamayınca Sözün Özü Yayınları‘nın çıkardığı kitabı aldık. Sabahları uyanıp da yapacak şey bulamadığımda Türkçe, Matematik ve Hayat Bilgisi sorularını çözdüm. Tamamen gönüllü olarak kalkıştığım bir iş olduğu için annem beni soru çözmeye zorlamadı. Kitabın çoğunu bitirdim, kalan soruları başka zaman çözmek üzere bıraktım. (2. Sınıf Yarıyıl Tatil Kitabı, Sözün Özü Yayınları, 7 TL)

– İki haftalık sürede, tatil kitabımız olan ‘Meraklı Karınca Cimcim’in Serüvenleri’ni bitirebildim. Bir de Göknil Genç’in yazdığı ‘Değirmenci ile Baykuş’ adlı kısa hikayeyi okudum. Bir adada tek başına yaşayan ama yalnızlığından memnun olan yaşlı bir değirmenci varmış. Soğuk geçeceği belli olan kış mevsiminin başında yaralı bir baykuş bulmuş. Değirmenci, baykuşun iyileşmesi için merhem hazırlayıp onu evine almış. Bahar gelince, iyileşen baykuşun gitme zamanı da gelmiş. Değirmenci çok üzülmüş ama sonbaharın gelişiyle birlikte onu güzel bir sürpriz bekliyormuş… (2-5 yaş, Can Çocuk Yayınları, 12 TL)

Read Full Post »

– Önceki yazıma ‘Tatiller sona erdi.’ diye başlık atmış ve normal düzene döndüğümüzü yazmıştım ama bu durum fazla uzun sürmedi. Kar yağışı tekrar başladığı için biz miniklere gün doğdu; biraz daha tatil yaptık! Annelerimiz her gece İstanbul Valisi’nin eğitime ara verip vermediğine dair mesajını bekler oldular. Yatmadan önce soruyordum, annem “Henüz bir açıklama yapılmadı, sen yat canım.” diyordu. Valinin kararına göre de sabah bizi uyandıracak olan alarmı açıyor ya da kapatıyordu. Kar keyfinin azıcık daha uzaması bence iyi oldu. Daha da çok kardam adam yaptım, gezdim, tozdum.


– Havanın güzel olduğu bir gün Derin’le uzun zamandır planladığımız buluşmamızı gerçekleştirdik. Çoğunlukla evde oynadık, sonra parka indik. Ayrılırken sömestr tatilinde de buluşmak üzere anlaştık.

– Bu hafta, sömestr tatilinde okuyacağımız, Bilgin Adalı‘nın ‘Meraklı Karınca Cimcim’in Serüvenleri’ adlı kitabına başladım. Yalıköy civarlarında yaşayan Cimcim, çok meraklı bir karıncadır. Ağaçlara tırmanıp uzaklara bakar ve gördüğü yerlere gitmek ister. Çıktığı yolculukta yeni arkadaşlar edinip birçok yeni şey öğrenir. Karınca Tintin ve kırlangıç Kırla, yolculuğunda ona eşlik ederler. Kırla’nın güneye göç etme zamanı geldiğinde birbirlerinden ayrılmak istemedikleri için Cimcim ve Tintin de onunla güneye gitmeye karar verirler. İlk durakları İstanbul olur… Kitap büyük puntolarla yazılmış, hem de resimli. Böyle olduğu için okuması kolay ama epey de kalın. Bakalım kaç günde bitirebileceğim? (7-9 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 11 TL)

‘Gerçek Hayattan Hikayeler’ dizisinden ‘Beni Rahat Bırak!’, akran zorbalığı üzerine yazılmış bir hikaye. Kahramanımız Else, en yakın arkadaşı Cessi okula gelmediği için çok bozulur. Şansa bakın ki; o gün okula yeni bir kız gelir. Else, sınıfın yeni üyesi Mayke’yi tanımadan ona kötü davranmaya karar verir… Çocukların bir anda nasıl zorbaya dönüşebildiğini anlatan kitap için yaş grubu 3-8 olarak belirtilmiş olsa da hikaye bana çocuksu geldi. Çünkü olaylar anaokulu öğrencileri arasında geçiyor. Bu nedenle 5-6 yaş için daha uygun gibi… Kitabın sonunda yine ebeveynlere rehber olabilecek bilgiler mevcut. (3-8 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 7 TL)

– Bugün itibariyle sömestr tatilimiz başladı. Son zamanlarda yeteri kadar tatil yapamamıştık. Çok iyi oldu bu iş!🙂

Read Full Post »

– Sonunda kar&yılbaşı tatilleri bitti, biz de kaldığımız yerden derslerimize devam ettik.

– 30 Aralık’ta yapılması planlanan fakat hava şartlarından ötürü ertelenen ‘Kışa Merhaba Konseri’ni gerçekleştirdik. Ben bu tür gösterilerde hep çok hevesli olur, neşeyle katılım gösterirdim ama bu sefer pek öyle olmadı. Tam tepemde duran spot ışıklarının altında aşırı derecede terledim, bu yüzden de daraldım. Bitse de gitsek modundaydım. Yine de hakkını vermem gerek; çok güzel bir konser oldu. Bu akşam için çok çalışmıştık. Karşılığını bol alkışla aldık.

aacb8c2fc529e76b86e4b179ca46228b (1)

– Karlı günlerden sonra açan güneşi değerlendirmek amacıyla okuldan gelince parkta vakit geçirdik. Cuma programımız ise Rüzgar’la oyundu… Cumartesi de voleyboldan sonra soluğu Göztepe Parkı‘nda aldık. Paten, bisiklet ve sahilde yürüyüşten sonra eve döndük.

– Babamla birlikte ‘Alvin ve Sincaplar-Yol Macerası’nı izledik. Annem gelmek istemedi çünkü sincapların seslendirmesi kulağını tırmalıyormuş. Üçümüzün izleyebileceği başka bir alternatif olarak ‘Pan’ vardı, onu da ben istemedim. (Fragmanını izlemiş ve korkunç bulmuştum.) Sonuç olarak Alvin’i babamla izledik.

– Bu hafta sınıfça Süleyman Bulut’un ‘Ormandaki Dev’ adlı kitabını okuduk. Ormanda yaşayan hayvanlar, sıradan bir günde sıradışı bir şey görüyorlar ve gördüklerini heyecanla Anne Tavşan’a anlatıyorlar. Kimi kocaman bir gövde gördüğünü, kimi biri uzun biri kısa iki kuyruk, kimi beş bacak gördüğünü söylüyor. Çünkü her biri, bu yeni sakini bulundukları yerden farklı açılarla görüyorlar. Hikayenin sonunda ortaya çıkan gerçek ise hepsini şaşırtıyor. (6-8 Yaş, Can Çocuk Yayınları, 8,5 TL)

IMG_5838

– Birinci sınıftayken okuduğumuz ‘Kütüphane Faresi’ni çok sevmiştim. Ne zamandır serinin diğer kitaplarını da almak istiyordum, sonunda ‘Dünya Seyahati’ ve ‘Evim Güzel Evim’i de kitaplığıma ekleyebildim. Bu hikayelerde kütüphanenin diğer tarafında yaşayan maceraperest Sarah ile tanışıyoruz. Sam ve Sarah, kitaplar sayesinde araştırma yaparak dünyanın farklı yerleri ve çeşitli kültürlere ait evler hakkında birçok yeni şey öğreniyorlar. Seri, benim gibi ikinci sınıf öğrencisi için seviye altı kalıyor ama ben hala resimli kitapları okumayı çok seviyorum. (5-7 Yaş, Final Kültür Sanat Yayınları, 10 TL)

– Bir de güzel haber; Seda ve Cem’in bebeği dünyaya geldi. Ali Sarp Tiryaki, aramıza hoş geldin! Türkiye’ye döner dönmez seni görmeye geleceğim.

Read Full Post »

– Sonunda sıra bana geldi ve ‘DJ of the week’ oldum. Bu görevi her hafta başka bir öğrenci üstleniyor ve uzun tenefüslerde İngilizce duyurular yapıyor. Şöyle: “Attention! Attention! Hello everyone, I’m Ela Sümer. I’m the DJ of the week. Now, it’s kids’ news time…” Bu standart girişten sonra her gün farklı bilgiler verip o gün doğum günü olan arkadaşlarımızın isimlerini sayıp kendilerini kutluyoruz. Pek eğlenceli bir şey!

djoftheweek

– Okulumuzda revir, içinde de doktor ve hemşireler bulunduğundan bir yerimize bir şey olursa hemen revire koşuyoruz. Önemli bir konuysa annemizi arıyorlar, değilse tedavi edip sınıfa gönderiyorlar. Bu ziyaretlerin kaydı tutulup ailelerimize bildiriyor. Benim revir ziyaret listem ufak tefek kazalardan oluşuyor: Parmakta sıyrık, sol dizini yere çarpmış, yüzüne voleybol topu gelmiş, sağ el beşinci parmağına top gelmiş, dizlerinin üzerine düşmüş, vs.🙂 Geçen gün de yanağım ağrıdığı için revire gittim. Sanırım diş çıkarıyorum; jel sürdürdüm.

– Yılın son haftasında İstanbul’da hava epey soğuduğu için ev buluşmaları gerçekleştirdik. Bir gün Merto’yu, bir gün de Arda ve Zeynep’i ağırladık. Büyükler sohbet edip maç seyrederken, çocuklar oyun oynadı.


– İstanbul’da çok uzun süredir karlı bir yılbaşı kutlanmamış. Bu yüzden 2016 yılbaşı çok özeldi diyebilirim. Bir anda başlayan kar, kısa sürede tuttu. Okullar tatil edildi. Çocuklara da kardan adam yapmak düştü.

– Biz yılbaşı gecesi ailecek evdeyiz. Bu yıl da yeni yıla girdiğimizi görmeden uyuyakalırım diye düşünüyorum. Hepinizin yeni yılını kutluyorum. Harika bir sene olsun!

Read Full Post »

Older Posts »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 53 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: