Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Arkadaşlarım’ Category

– Artık sınavlar bitti, okulun da son günleri.. Geri sayım başlayınca hepimize bir rahatlık geldi.

– Yılın son projesi olarak yaptığımız üç boyutlu akvaryumları da tamamladık.

– Lara’nın 11. yaşını kutladık. Biz aslında başka bir doğum gününe davetli olduğumuzdan katılamayacaktık ama o son anda ertelenince “Sürprizzz!” diye mekana daldık. Çok da iyi oldu, ayrıldığımızda saat neredeyse 22 olmuştu! Eğlenceden zamanın nasıl geçtiğini anlamamışız. İyi ki doğmuşsun Lara! 🎈

– İstanbul’daki Bilfen okullarındaki 5. sınıf voleybolcularının katılımıyla Bilfen Esenşehir’de voleybol şenliği düzenlendi. Seneye takıma girmek için kendimizi göstermeye çalıştık. Fakat Koşuyolu ve Ataşehir’in takımlarını görünce daha çoook fırın ekmek yememiz gerektiğini anladık.

– Şampiyonluk yolunda ilerlerken babamların tribünü komple ceza alınca babam kombinesini bize devretmek zorunda kaldı. İyi ki de öyle olmuş, çok heyecanlı bir maç oynandı ve bu maçı statta izlemek çok keyifliydi. Biz gol attıkça hakem iptal etti ama yılmadık ve maçı 2-1 kazandık. Bu galibiyetle de 22. şampiyonluğumuzu ilan etmiş olduk! 💛❤️ Kupayı alacağımız maç haftaya deplasmanda oynanacağından, maçın bitiminde küçük bir kutlama yapıp evlere dağıldık.

– Cezalı babalar maçı Ardalar’da seyretti. Biz de maçtan sonra oraya gittik. Bir kutlama da orada yaptıktan sonra coşkulu taraftarla marşlar eşliğinde ve konvoy halinde köprüyü geçip eve döndük.

– Annemle film keyfinde bu hafta Jim Carrey’nin ‘Aman Tanrım’ adlı komedi filmini seyrettik. Bu kez babam da bize eşlik etti. Birlikte eğlenceli bir akşam geçirmiş olduk.

Reklamlar

Read Full Post »

– Babamın üniversiteden mezun oluşunun 20. yılı şerefine İTÜ Makina Fakültesi‘nde bir tören düzenlendi. Biz de bu mutlu gününde onu yalnız bırakmadık.

Acarkent Kültür, Müzik ve Dayanışma Derneği‘nin İstanbullu Şarkılar konseptiyle sahne alan korosunu izlemeye gittik. Babaannem ilk kez solo çıkacağı için çok heyecanlıydı. Büyük günde ailecek salonda yerlerimizi aldık ve alkışlarımızla babaanneme destek olduk, o da çok güzel söyledi.

– Celal Dedem bir sosyal sorumluluk projesi daha üstlenerek Barbaros Hayrettin Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi‘ne müzik sınıfı yaptırdı. Odaya annesiyle babasının adını verdi.

– Kadıköy Belediyesi’nin Ataşehir’deki barınağında şenlik düzenlendi. Biz de Kayra ile oradaydık.

– 5. sınıfın sonu yaklaşırken hepimiz birer Flash Back seansı düzenledik ve tüm bir yıl boyunca yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, eğlenceli anları vs. ailelerimize anlattık.

– Anneler Günü dolayısıyla voleybol okulumda anneleri de sahaya davet ettiler. Antrenmandan sonra maç yaptık. Çok keyifli geçti.

National Geographic‘te yayınlanan ve olası su krizine dikkat çeken 25 lt. adlı belgeseli izledik. İzlerken bile çok daraldım, günde sadece 25 lt. su ile yaşamanın imkansız olduğunu ama temiz su kaynaklarını bu hızla tüketmeye devam edersek, dünyanın tüm metropollerinin bu tehlikeyle karşı karşıya olduğunu öğrendik.

– Ve bu yıl sınıfça Türkçe derslerinde okuduğumuz kitapların sonuncusuna geldik: Buket Uzuner‘in kaleme aldığı ‘Ah Bir Kedi Olsam!’. Kahramanımız Can, kedileri çok sevmekte ve onların tembel tembel takınmasına özenmektedir. Bir gün kendini yavru kedi, annesini de anne kedi olarak bulur. Bakalım kedi olmak düşündüğü kadar güzel midir? (7+, Everest Yayınları, 15 TL)

Read Full Post »

– Anneannemle dedem İstanbul’dayken oyunlarımın katılımcı sayısı artıyor ve oyun oynamak daha keyifli oluyor. Hafta sonları çayı kahveyi koyup oyun oynuyoruz.

– Okulda ICT sınıfında oynamayı çok sevdiğimiz Kahoot!‘u bizimkilere de öğrettim. Kahoot!’da yüzlerce fazla konuda hazırlanmış quiz’ler var. Herkes kendi telefonundan yarışmacı olarak seçilen konudaki quiz’e kayıt oluyor. Sonra da başlasın yarışma! Tanıtım videosu için buraya tıklayabilirsiniz.

– “Martın sonu bahar!” diyerek bir kez daha oy kullanma kabinine girdim. Yaşım bunlar için küçük olabilir ama Türkiye’de yaşayıp gündemden uzak kalabilmek imkansız. Okulda da hep konuşuyoruz, herkes politik görüşünü açıkça dile getiriyor.

– Kayra ile ‘Wonderpark’a gittik. Ormanda dolaşırken bir kelebeğin peşine takılan June’un maceralarını izledik. Kocaman bir kova patlamış mısırı da mideye indirdik. Sonra bize gelip akşama kadar oyun oynadık.

– Annemle film keyfinde bu kez ‘Christopher Robin’ vardı. Winnie The Pooh ve arkadaşlarını seviyorsanız, Christopher Robin büyüyüp de kocaman adam olduğunda olayların nasıl geliştiğini izlemek hoşunuza gidebilir. Biz çok sevdik.

– Son günlerde sınıfça okuduğumuz kitap; Koray Avcı Çakman tarafından kaleme alınan Hayal Küre. 6.000 yıldır Aysila’nın koruduğu Hayal Küre, hayaller sayesinde ışıldamaktadır. Fakat bir gün bu durum değişir, küreden vahşet görüntüleri yansımaya başlar. Nedeni Karanlıklar Efendisi Korkus’dur. Aysila, bu kasvetli ortamda güçlü bir şekilde hayal kurabilen birini bulup her şeyi eski haline döndürmek için çabalar. (9-12 Yaş, Tudem Yayınları, 19 TL)

Read Full Post »

– Sonunda gösteri günü geldi ve uzun zamandır çalışmakta olduğumuz üç antik Yunan mitini sahneye koyduk. Ailelerimiz çok ama çok beğendiler. Alkışları hak etmiştik doğrusu…

– Babamla voleybol maçlarını kaçırmamaya çalışıyoruz. Hem kadın, hem erkek GS voleybol maçlarında her zaman tribündeyiz.

– Irmak’ın doğum günü için Kalamış’taki Happy Nest‘te toplandık. Irmak bizim için sukulent atölyesi organize etmiş. Heyecanla işe koyulduk. Aslında voleybol antrenmanım olduğundan erken ayrılmamız gerekiyordu ama yapamadık. Bir seferlik kaytarma olur diyerek, anneler ve kızlar çok keyifli bir gün geçirdik. İyi ki doğmuşsun Irmak! ❤️

– Son günlerde toplumda infial yaratan bir şey oldu: Online oyunların ya da Youtube’da izlenen videoların/çizgi filmlerin içinden bir anda çıkıveren Momo! Doğrusu bana denk gelmedi ama bu konu o kadar çok konuşuldu ki ben de görmüş oldum. Korkunç bir tip! Bu vesileyle aileler de çocuklarının online geçirdikleri zamanı kontrol altında tutmanın gerekliliğini bir kez daha fark etmiş oldu. Güvenli internet kullanımıyla ilgili her mecradan bilgi yağdı. Eski yazılarımdan birinde DQWorld‘den bahsetmiştim, siteye göz atmakta fayda var. Ayrıca teknolojinin aşırı kullanımının beyni tembelleştirdiğini, dikkat toplamayı zorlaştırdığını, çok oturulduğu için kemikleri güçsüzleştirdiğini, otizm vb. hastalıkları tetiklediğini ve sosyalleşmeyi zorlaştırdığını unutmayalım. Söz meclisten içeri.. 🙈

– Doğum günüme az kala bu yılın konseptine karar verdim ve annemin “Ne olur pastanı hazır alalım!” diye yalvarmasına kulak asmayarak onu alıp Eminönü‘ne alışverişe götürdüm. Biraz son dakikaya kaldık ama olsun, halledeceğiz.

– Sınıfça okuduğumuz kitaplarda sıra Bilgin Adalı’nın ‘Gezgin’ adlı hikayesine geldi. Kahramanımız Ege, bir gün Yıldız Parkı’nda oynarken altına sığındığı ağaca yıldırım düşüyor ve o günden itibaren düşlediği her yere bizzat gidip maceralar yaşamaya başlıyor. Ege, güvendiği bir büyüğü olan Bilgin Amca’ya konuyu açıyor. Bilgin Amca ve Prof. Doğan Güven bunun nasıl olabildiğini araştırırken, Ege dünyayı gezmeye ve gittiği yerlerden hatıra eşyaları getirmeye devam ediyor. Biz de Ege’nin maceralarına tanık oluyoruz… (7+, Can Çocuk Yayınları, 11 TL)

Read Full Post »

– Bu sene 5. sınıflar arasından okul voleybol takımına oyuncu seçmemişlerdi. Seneye takımda yer alması olası öğrencileri belirlemek için perşembeleri ders bitimine antrenman koydular. Dünyalar benim oldu! Tüm günün yorgunluğu üzerine spor yapmama ve 19’a doğru eve gelmeme rağmen benden mutlusu yok!

– Bizi çok güldüren ama aslında çok faydalı olan bir ders işledik ve sofra kurallarını öğrendik. Masaya oturmadan önce erkekler kızların sandalyelerini çekti, yemeği ağzımıza atmadan önce küçük parçalara böldük, doğru çatal/bıçak kullanımı vb. şeyleri öğrendik. Konu ciddiydi ama pek bir gülüşmeli ders oldu doğrusu..

– Şubat ayının sonuna yaklaşırken ve artık kar yağacağına dair ümitler tükenmişken bir sürpriz gerçekleşti ve İstanbul’a kar yağdı. Fazla kar olmamasına rağmen okulları bir günlüğüne tatil ettiler. Tabii bu olayın Kayra’nın bizde kaldığı hafta sonuna denk gelmesi ayrı bir güzel oldu.

– Akşamları BBC Earth‘teki ‘Frozen Planet’ adlı belgeseli izliyoruz. Küresel ısınma yüzünden sürekli değişmekte olan ve kendinden bir şeyler kaybeden kutuplar hakkında yer yer ilgi çekici, bazen de üzücü detaylar var.

– Bayıldığımız ‘Lego Movie’nin ikincisi gösterime girdi, biz de ailecek sinemada yerimizi aldık. Lego Duplolar yüzünden şehirde düzen kalmayınca kahramanlarımız Emmet, Lucy ve Batman devreye girip istilacıları yenmek için uğraştılar. Bu film de çok eğlenceliydi. Annem her ne kadar ilk film kadar iyi olmadığını düşünse de ben çok beğendim.

– İkinci dönem sınıfça okuyacağımız ilk kitaba başladık: ‘Maceralar Teknesi Assos’ta’. Aydoğan Yavaşlı’nın kaleme aldığı Maceralar Teknesi serisinin bu dördüncü kitabında kahramanlarımız kendilerini bir anda 2000 yıl öncesinde Assos’ta buluyorlar. Bu sayede Aristo’yla tanışıyor ve onun düzenleyeceği felsefe kongresini engellemek isteyenlerin planlarını bozmaya çalışıyorlar. (8-10 Yaş, Kırmızı Kedi Yayınevi, 10 TL)

Read Full Post »

Turkcell, çocuklara siber güvenlik kavramını öğretmek amacıyla DQWorld‘ü hayata geçirdi. Biz Bilsemli öğrenciler, DQWorld’ün Zorlu Center’daki lansmanına davetli olduğumuz için konuyu ilk ağızdan dinleme şansım oldu. Ve gördüm ki; siber güvenlik konusunda epey bilgiye sahibim.

Online olduğum günden beri, siber güvenlik annemle babamın hassas olduğu konulardan biri olduğu için bilinçlenmem için yardımcı olmuşlardı. Ayrıca bu konu 5. sınıf müfredatında da işlendi. Fakat şu bir gerçek ki, dünyada benim kadar bilinçli olmadığı için başlarına kötü şeyler gelen çok fazla çocuk var. İşte Turkcell de bu uygulamayla 8-12 yaş aralığındaki çocuklara 8 dijital yetkinliği oyunlaştırarak öğretmeyi ve eğlendirirken bilgilendirmeyi amaçlıyor. Gizlilik yönetimi, siber zorbalıklardan korunma, ekran süresi kontrolü, dijital ayak izi yönetimi vb. konularda bilgilenmek için DQWorld‘ü ziyaret edebilirsiniz.

– Ayşe Bade Ordu’ya dönmeden bir kez daha görüşelim istiyorduk. Eda bizi evine davet edince çok mutlu olduk ve davetine sevinçle iştirak ettik.

– Sömestr tatilinin son günlerini dedemlerde geçirdim. Böylece Efe ile de bol bol oynama şansım oldu.

– Tatil kitabım ise Harry Potter serisinin 2. kitabı olan ‘Sırlar Odası’ydı. Hogwarts’ta geçen ilk yılın ardından, Harry yaz tatili için Dursleyler’in evine dönmüştür ve tatilin bitmesi için gün saymaktadır. Bir gün odasında Dobby adında bir ev cini bulur. Dobby’nin Harry’yi uyarmak istediği bir konu vardır… İlk kitap gibi bu da çok sürükleyici. (9+, Yapı Kredi Yayınları, 30 TL)

Read Full Post »

Damla’nın 11. doğum günü şerefine annesi birkaç etkinlik organize etti ve sabah 09:00 itibariyle süper eğlenceli bir gün başlamış oldu.

İlk durak olarak Nextfortyceramics‘de seramik atölyesine gittik. Kilden mücevher kutusu yaptık, sonra da domuz kumbara boyadık.

Suadiye Big Chefs‘te yemek molası verdikten sonra Keyifli Tatlar‘a geçtik. Burada önce renkli bezeler yapmayı öğrendik, ardından kendi pastalarımızı süsledik.

Programın devamında heyecanlı bir banka soygunu bizi bekliyordu. Tuzak Oyunu‘nda yerimizi aldık ve aslında büyükler için hazırlanmış olan oyunu kısa sürede tamamlayıp polislere yakalanmadan kasayı açmayı başardık!

Saat 18:30 olmuştu ama enerjimiz bitmemişti! Sinemaya gitmek hep aklımızdaydı; baktık ki yorgun değiliz günü güzel bir filmle noktalayalım istedik.

Annelerden gerekli izinler alınınca Akasya‘ya gittik ve film öncesi karnımızı doyurduk. 21:30 seansına ‘Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?-3’e girdik. Serinin ilk iki filmini çok severek izlemiştim. Bu filmde ise; Dişsiz dünyada kendi soyundan başka ejderha olmadığını düşünürken dişi bir ejderha ile karşılaşıyor ve olaylar gelişiyor. Mutlaka izleyin, biz çok keyif aldık!

Neredeyse gece yarısı olmak üzereyken filmi bitirip evlerimize döndük. Daha önce hiç kimse böyle tüm gün süren bir doğum günü organizasyonu yapmadığı, büyük olasılıkla da yapmayacağı için bugün hafızalarımızda hiç unutulmayacak şekilde yerini aldı. İyi ki doğmuşsun Damla! Tüm eğlence için teşekkür ederiz!

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: