Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Arkadaşlarım’ Category

Dün sabah Arda’nın kardeşi Zeynep’in ilk doğum günü partisi için erkenden yollara düştük. Organizasyon brunch olarak planlanmıştı. Ben çıkmadan bir şeyler atıştırdım, çünkü eğlenceye dalıp yemek yemeyi ihmal ederim. Annem de bunu bildiği için partilere beni hep önceden yedirip götürür. Zeynep daha çok küçük olduğu için bizimle pek ilgilenemedi. Bu görevi ‘big brother’ Arda üstlendi. Koşturup durduk, kendi kendimize oyunlar kurduk.

IMG_9086-0.JPG

Zeynep çok ama çok uslu bir bebek. Bugün de prensesler gibiydi. :) İyi ki doğdun Zeynep!

zeynep

Bale dersim olduğu için biz biraz erken kalkmak zorunda kaldık. (Çocuk Konservatuvarı öğrencileri olarak da bir yıl sonu gösterimiz olacak. Harıl harıl ona hazırlandığımız için ders kaçırmamaya çalışıyoruz.) Baleden sonra da babaannemle dedemi ziyarete gittik.

Bugün için programımız yoktu. Güzel bir kahvaltının ardından evde oyun oynayarak vakit geçirdik. Ödevlerimi bitirdim ve anneme ayva reçeli yapımında yardımcı oldum. Sonra da ikimiz Akasya’ya gittik. Hamleys’de oyun oynadım, D&R’dan kitap aldık ve olmazsa olmazım Pinkberry’ye uğradık.

IMG_9099.JPG

IMG_9100.JPG

IMG_9104.JPG

Yatmadan önce de bugün aldığımız kitaplardan biri olan ‘Eliza Başarısız Olmaktan Korkuyor’u okuduk. ‘Gerçek Hayattan Hikayeler’ dizisindeki bu kitap, 7 yaşındaki Eliza’nın matematik dersinde performans kaygısı yaşamasını ve bu zorluğun üstesinden nasıl geldiğini anlatıyor. Eliza ailesinin ve öğretmeninin yardımıyla matematik dersinde yaşadığı sıkıntıyı, baş etmesi gereken zorluklar olarak görmeyi öğreniyor. Hataların ve başarısızlıkların bazen gerekli olduğunu ve gerçek başarının bunların üstesinden gelmek olduğunu anlıyor. Eliza’ya bunu öğretirken yılanlı-merdivenli oyunu (Bizdeki adıyla Kaymaca Tırmanmaca) kullanıyorlar. Eliza hiçbir zaman yılana denk gelip başa dönmek istemiyor, hep merdivene denk gelip yukarı tırmanmak istiyor. Tıpkı ben! Fakat oyunda da gerçek hayatta da maalesef her zaman merdivenlere denk gelemiyoruz. Karşımıza aşmamız gereken zorluklar da çıkıyor. Önemli olan bu zorluklarla karşılaştığımız zaman pes etmeyip onlarla mücadele etmeye çalışmak. Mücadeleyi bırakırsak kaybederiz. Hem bu zorlukların bize yeni fırsatlar getirmeyeceğini nasıl bilebiliriz ki? Kitap tüm bunları çok güzel anlatmış. Gerçekten hoşuma gitti. (6-10 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 7 TL)

IMG_9109.JPG

Read Full Post »

– Pazartesi sahneye koyduğumuz yıl sonu gösterisinin ardından salı ve çarşambayı evde dinlenerek geçirdim. Bol bol uyuyup enerji topladım. Kalan zamanlarda da oyun oynayıp ders çalıştım. İki gün boyunca hem sınıfta yapılanları hem de ödevleri tamamlayacağım diye canım çıktı. Bu arada çarpmaya geçtik. Gören, duyan “Yok artık!” diyor ama merak etmeyin, hallediyoruz. :)

IMG_9036.JPG

IMG_9066.JPG

IMG_9047.JPG

– Perşembe yüzüme renk gelince okula başladım. Okuldan sonra baleye de gittik. Kantinde satılanları annem hiç almaz ama bir seferliğine bisküvi alıp kaçamak yaptık. Herkes abur cubur yiyor, ben yiyemiyorum. Bu yüzden çok mutlu oldum.

IMG_9058-0.JPG
– Bugün de okuldan sonra Fethiye bize geldi. Çoğunlukla oyun oynadık, film izledik, dans ettik ve gitmesine yakın ödevlerin başına oturduk. Ödevleri yalnız başına yapınca daha çabuk bitiyor sanki… İki kişi olunca pek hızlı ilerleyemedik. Bir çoğu hafta sonuna kaldı.

IMG_9073.JPG

IMG_9070.JPG

Read Full Post »

Sabah çok heyecanlı bir şekilde okula gittim. Bugünkü programımız ve eve dönüş saatimiz her zamankinden farklıydı. Tamamen gösteriye konsantre durumdaydık. Son provaları yaptık, karnımızı doyurduk, kostümlerimizi giydik ve gösteri saatini beklemeye başladık.

Tüm birinci sınıfların ard arda sahneye çıktığı gösterimizin konusu ‘Bremen Mızıkacıları’ydı. Sahneye ilk bizim sınıf çıktı. ‘Old MacDonald Had A Farm’ı söyleyerek dans ettik. Kostümlerimiz çiftlik temasına uygun olacak şekilde seçilmişlerdi. Hoplayıp zıplayarak tempolu dansımızı sahneye koyup gösteriye bomba gibi bir başlangıç yapmış olduk.
DSC01634

DSC01637

Bizden sonra diğer sınıflar da dans ettiler. Bazılarının kostümleri blacklight tekniğiyle aydınlanacak şekilde tasarlanmıştı, tam bir görsel şölendi. Dans gösterileri bitince koro halinde (yaklaşık 160 çocuk) sahneye çıkıp şarkılar söyledik. Annemle babamın favorisi The Beatles’dan ‘Yellow Submarine’di. Evde bol bol söyleyip ezberlemiştik.

Koro da sona erince üzerimizi değiştirdik. Bizleri ailelerimize teslim ettiler. Bende dünkü hasta çocuktan eser yoktu. Çok ama çok eğlenerek sahneye çıktım. Dayım da beni izlemeye gelenler arasındaydı. Arabaya binerken “Ne yesek?” sorusu gündeme geldi. Tabii ki gitmek istediğim yer belliydi: Trattoria Enzo. Bugün mutfağa girip tatlı siparişimizi benim süslememe izin verdiler. Dünyalar benim oldu!

Her şey yolunda gitmiş olsa da hafta sonu yaşananları göz önünde bulunduran aile meclisi, yarın ve çarşamba okula gitmeyip evde güç toplamamın daha iyi olacağına karar verdi.

Read Full Post »

Dün sabah erkenden çıkıp Karaköy Namlı‘da dayım ve Mathilde ile buluşup kahvaltı yaptık. Sonra da bale dersine gittik. Son günlerde sık sık baleye gitmek istemediğimi, bacaklarımın acıdığını söylüyorum ama kapıdan girince fikrim değişiyor, derse severek katılıyorum. Ne zaman tekrar ders günü oluyor, gitmek istemediğim yine aklıma geliyor. Sonunda annemle şöyle anlaştık; nisandaki gösteriye çıkıp bu seneyi tamamlayacağım, kayıt zamanı geldiğinde hala bırakmak istiyorsam kaydımı yenilemeyeceğiz.

Bugün de Zeynepler’le öğle yemeği için Atlas Balık‘ta buluştuk. Üç kafadarlar olarak her zamanki gibi çok uyumluyduk, anne-babalarımız sohbet ederken biz kendi kendimize oyalandık. Karnımızı çok güzel doyurduğumuz için de Girandola‘dan dondurmamızı alıp eve döndük.

IMG_8920.JPG

Babam spor programları arasında gezinirken nasıl olduysa Home&Entertainmet kanalında Masterchef Junior‘a rastladık. Tam kendime göre bir program buldum. Çocuklar Masterchef Junior olmak için kıyasıya mücadele ediyorlardı, pişirdikleri yemekler inanılmazdı! Hemen Digiturk’ün yayınlanacak olan yeni bölümleri kaydetmesi için gerekli ayarlamaları yaptık. Bir bölümünü bile kaçırmak istemiyorum. O gazla mutfağa girip salataya yardım ettim. Bundan böyle salata benim işim! Yarışmacı çocuklar gibi olabilmek için çok çalışmam lazım çooook!

IMG_8989.JPG

Yatmadan önce de annemle ‘Math Matters’ serisinden ‘Lulu’s Lemonade‘i okuduk. 36 kitaptan oluşan seri, çocukları eğlenceli hikayeler eşliğinde matematiksel kavramlarla tanıştırmayı amaçlıyor. Lulu’s Lemonade’de sıcak bir yaz gününde çocuklar buz gibi bir limonata yapmaya karar veriyorlar. Bu sayede biz de sıvıların nasıl ölçüldüğünü, miktarların nasıl ifade edildiğini görüyoruz. Biz Türkler ‘galon’ yerine ‘litre’ birimini kullanıyormuşuz ama o kısma pek takılmadım. Çocukların kendilerince bir içerik oluşturup tarif hazırlamaları çok hoşuma gitti. (5-7 yaş, The Kane Press, $5.95)

IMG_9998.JPG

Read Full Post »

– Pazartesi her zamanki gibi okula gittim. Salı günü meteoroloji şiddetli kar beklendiğini söyleyince bizi erken çıkarıp evlere yolladılar. 12’de evdeydim, gelir gelmez oyuna başladık.

IMG_8792.JPG
Öğleden sonra parka inip karla oynadık.

IMG_8803.JPG

Böyle bir havada buzdolabımız bomboştu, karın birkaç gün daha şiddetini sürdüreceği söyleniyordu. Market alışverişi için Akasya’ya gittik, gitmişken babamla buluşup yemek yedik. Starbucks diye tutturduğum için tok olmamıza rağmen Starbucks’a da gittik. Sonra eve döndük ama yukarı çıkmadan biraz daha karla oynadık.

IMG_8819.JPG

Pazartesi ve salı geceleri de bizimkilerle yattım. Bu her zaman olan bir şey değil, bu yüzden annemle babam sanırım benden daha çok keyif alıyorlar. :)

– Çarşamba kar daha da şiddetlendi. İstanbul’da 20 yıldır böyle kar yağmamış. Kardan göz gözü görmüyordu. İki kez karla oynamak için parka indik. Babam işe gitmediğinden o da bizimleydi. Acayip eğlendik!

IMG_8852.JPG

Dışarıda olmadığımız dakikaları da evde kutu oyunlarıyla geçirdik.

IMG_8793.JPG

IMG_8882.JPG

– Perşembe Alp’in kardeşinin bez kesmesine davetliydik. Öncesinde bir kez daha parka indik ve karla oynadık. Annem 3 gündür kardan adam yapa yapa bir hal oldu. Bugün son kez kolları sıvadı ve kardan adam ailesi yaparak bu furyaya noktayı koydu.

IMG_8896.JPG

Kendime iki arkadaş buldum, penguen gibi kayma oyunu oynarken çok eğlendik. Yine sırılsıklam olup yukarı çıktık.

IMG_8893.JPG

Sonra Alpler’e gittik. Başka arkadaşları da geldi, kendi aramızda kudurduk. Bebeğin sağlıkla aramıza katılması için bez kesildi, güzel dileklerle davet sona erdi. Tabii bizim için değil! :) Herkes gitti, ben gitmek istemedim. Akşam yemeğine de kaldık, böylece Alp’le daha fazla vakit geçirebildik. Çok iyi anlaştığımız için herkes mutluydu.

IMG_8905.JPG

– Cuma okulların eğitim-öğretime devam edip etmeme kararı kaymakamlıklara bırakıldı. Bazı ilçelerde okullar açılmadı ama Üsküdar’a bağlı olan okulumuz açıldı, ben de tıpış tıpış okula gittim. Her şey yine normale döndü. Ne eğlenceli bir haftaydı!

Read Full Post »

Dün, bir cumartesi klasiği olarak güzel bir kahvaltının ardından bale dersine gittik. Dersten sonra da yakın bir zamanda aramıza katılan Alisa Zeynep’i ziyaret ettik.

IMG_8762.JPG

Gözde ve Murat’ın yeni taşındıkları ev babamın teyzelerinin arka sokağında olunca bize çalacak bir zil daha çıktı. Bu sürpriz ziyaretimiz Perran Teyze ve Zekiye Anne’yi çok mutlu etti.

IMG_8765.JPG

Bugün için ise herhangi bir program yapmamıştık. Arada evde tembellik yapmak da güzel oluyor. Babamla kısa bir market ve Pinkberry kaçamağımız oldu sadece…

IMG_8770.JPG

Ödevlerimi yaptım, kitap okudum, eva etkinliği yaptım. Çabucak akşam oldu.

IMG_8775.JPG

Yatmaya hazırlanırken oturma odasındaki koltukta uyumak istediğimi söyleyerek yastık, çarşaf, yorgan derken her şeyimle oturma odasına taşındım. Annem yatağımı hazırladı, bir güzel yattım fakat sonra vazgeçip odama geri dönmek istedim. Annem de aynı işlemleri tekrar yapmak istemediği için “Gel, bizimle yat bu gece.” dedi. Üçümüz musmutlu uyuduk. :)

Read Full Post »

– Pazartesi çok eğlenceli bir gün oldu; Ayşe Bade bize geldi ve birlikte bol bol oyun oynama fırsatı bulabildik.

IMG_8519.JPG

IMG_8526.JPG

– Salı sabahı kahvaltıya Şenay’a davetliydik. Eski günlerdeki gibi… Sonra da Mert’i görmeye gittik.

IMG_8564.JPG

IMG_8574.JPG

Öğlen de Zorlu‘ya gidip Arda, Zeynep ve Neslihan’la buluştuk. Zorlu’da Macera Treni adında bir etkinlik varmış, ona katıldık. Yemek yedik, dolaştık. Akşama kadar birlikteydik.

IMG_8585.JPG

IMG_8577.JPG

– Çarşamba sabahı annemi bir tetkik için hastaneye götürdük. Annem içerideyken biz babamla arabada adam asmaca oynayarak vakit geçirdik. Neyse ki işi çabucak bitti, babam bizi eve bırakıp işe gitti. Biz de eve girmeyip Akasya‘ya gittik. Yemek yedikten sonra oyun yerinde kendi kendime oyalandım. Annem burada hala eğleniyor olabilmeme şaşırdı ama gerçekten çok güzel vakit geçirdim.

IMG_8627.JPG

IMG_8611.JPG

IMG_8617.JPG

– Perşembe yine Gayrettepe’de nostalji yaptık. Annem beni Ela’ya bıraktı, doya doya oynadık. Sonra da Sita Balık‘a gittik. Tayfun Amca beni hemen tanıdı. Ben de duvarıdaki resimlerim duruyor mu diye kontrol ettim. Hamsiyi çok sevdiğimi söylemiş miydim? Bir güzel karnımı doyurdum.

– Bu sabah da kahvaltıdan hemen sonra evden çıkıp Alp’le buluştuk. Sinemada ‘Big Hero 6′i izledik. Çok ama çok beğendik. Annem benden bile fazla beğenmiş olabilir. :) Sonra yemek yedik ve biraz daha oynamak için evlerine gittik. Ben yine ayrılmakta zorlandım. Annem üç saat boyunca “Hadi artık gitmemiz lazım.” dese de oralı olmadım. Bu taraftaki yolları yeni öğrendiğimiz için annem karanlığa kalmadan dönmek istiyordu ama onu dinlemedim. 21 civarı ayrılmaya mecbur kaldım çünkü evsahipleri de yemeğe davetli oldukları için evden çıktılar. Annem çok kızdı bana, “Bir yere gittiğimiz zaman belirli bir saatimiz olsun, o saatte kalkalım. Böyle çok ayıp oluyor.” dedi. Anlıyorum ama uygulamakta zorlanıyorum çünkü arkadaşlarımı çok seviyorum ve onlarla çok iyi vakit geçiriyorum. Yine sözler verdim ama bu sefer annem gerçekten çok kızgındı. Eve girer girmez doğruca odama gönderildim.

IMG_8668.JPG

IMG_8671.JPG

IMG_8673.JPG

IMG_8684.JPG

Read Full Post »

Older Posts »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 47 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: