Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Atta’ Category

– Buzzz gibi bir haftayı daha geride bıraktık. Hava soğuktu ama okul dönüşü dayanabildiğimiz kadar parkta vakit geçirmeye çalıştık.

IMG_8165.JPG

– Aklım hep Akasya‘ya gitmekte. Sürekli bir bahane bulup annemi Akasya’ya götürmeye çalışıyorum. Pinkberry de Pinkberry! Bana kalsa her gün yerim. D&R zaten çıkmak istemediğim bir dükkan. Hamleys’e ise hiç değinmeyeyim. İçeride saatler geçirebiliyorum.

– D&R’da çok tatlı bir kitaba rastladık: Sevgili Battaniyem. Artemis Çocuk‘tan çıkan öyküler tek bir kitapta toplanmış. Kaç Uyku Sonra?, Küçük Tavşan Ne Duydu?, Yavaş Yavaş ve bende olmayan ama Oxford Owl sayesinde İngilizcelerini okuyabildiğim serinin diğer tüm öyküleri… Uykudan önce okumak için ideal bir toplama olmuş. Bir de serideki tüm kitapları tek tek almaktan daha ekonomik. (4+, Artemis Çocuk, 39 TL)

IMG_9424.JPG

– Bale dersi için karşıya geçtiğimizde trafiğe takılmayıp erken gitmişsek uğradığımız bir mekan var: Minoa. Akaretler’de, dayımın evine yakın, minicik bir cafè ve kitabevi. Ben ödevlerimi yaparken bir şeyler atıştırıp oturabiliyoruz. Annem de kitaplara göz atıyor. Benim için tek bir dezavantajı var sadece. O kadar sessiz ki, o sessizlik içerisinde sessiz kalmayı başaramıyorum.

IMG_7737.JPG

IMG_7738.JPG

– Bu hafta bir de bolca video çektim. Oyun kurarken, yemek yaparken, dans ederken.. Hem çekmesi zevkli oluyor, hem de sonradan izlemesi…

Reklamlar

Read Full Post »

Bayram şekerimiz Mert’e kavuşur kavuşmaz, bir bebek haberi daha aldık. Annemin en sevdiği arkadaşlarından biri hamile! Mayıs’ta grubumuza bir minik daha katılacak, sabırsızlıkla bekliyoruz…

Bayramın ilk günü aile saadetiyle geçti. Bakırköy’e babamın teyzelerini ziyarete gittik. Sonra babaannemlere geçtik. Bir günde bütün aileyi görünce bayram harçlığı konusunda tavan yaptım. Başlangıçta paranın değeri konusunda bir fikrim yoktu. Sonra sonra 100’lük ve 200’lük peşinde koşmam gerektiğini öğrendim. Bozuk para verildiği zaman çok mutlu oluyordum ama meğer onlarla sadece kalem, dondurma vb. şeyler alabilirmişim. Bu bayram benim için ekonomiye giriş dersi gibi oldu.. 🙂

IMG_6218.JPG

İkinci gün çekirdek aile olarak evdeydik. Öğlene kadar keyif yaptık, sonra annemle Akasya‘da kurulan şişme oyuncağa gittik. Yorulana kadar hopladım, zıpladım. Eve dönerken de parka uğradık. Biraz da parkta oynadım.

IMG_6243.JPG

Üçüncü gün harçlıklarımla istediğim bir şeyi alabilmem için Akasya‘ya gittik. Hamleys‘de tüm reyonları dolaştım. Barbie ile başladım, peluş kedide karar kıldım. Annem “Ne olur artık peluş almayalım!” dedi, başının etini yiyerek kendisini ikna ettim. Kısa bir süre içerisinde uyguladığım taktik sonucu Hamleys’deki tüm peluşları alacak hale geldi. Neyse ki başka bir şey istemiyordum, sadece o kediciği istiyordum. Onu da babam bayram hediyesi olarak alınca, harçlıklarım bana kaldı. Ben de bizimkilere dondurma ısmarlayarak jest yaptım. Fakat gönlümden kopan sadece birer toptu.

IMG_6253.JPG

Bayramın son günü bize önce Alpler, sonra da Selinler geldi. Biz çocuklar günü oyunla, büyükler ise sohbetle geçirdi.

IMG_6261.JPG

IMG_6266.JPG

Sinan ve Aylin bana bayram hediyesi olarak pembe kulaklık almışlar. Çok istediğim bir şeydi, inanılmaz mutlu oldum. Herkes gittikten sonra bütün akşamı kulaklığımla Spotify’dan müzik dinleyerek geçirdim.

IMG_6274.JPG

Böylece bayram tatilini bitirmiş olduk. Bu vesileyle herkesin geçmiş bayramını kutlarız! 🙂

Read Full Post »

Dün gece yatarken annem sıkı sıkı 6’da kalkmamamı tembih etti. Bu sefer nasıl olduysa 7’de kalktım. Kalktığımda ateşim yoktu. Güzel bir kahvaltı yaptım. Sonra çıkıp bale dersine gittik. (Ateşli uyansaydım gitmeyecektik.)

Baleden sonra eve döndük. Son dakika programı ile Rüzgarlar bize geldiler. “Anneee dün Kidzania’daki abla bana ‘Beklenmedik bir misafir gelecek, odanı topla.’ demişti. Doğru çıktı bak, Rüzgar geliyor!!” dedim. Evimize arkadaşım geldiği zaman tahtaya ‘Hoş geldin!’ mesajı yazıp resim yaparım, hemen Rüzgar için de yazdım. Evde pek erkek oyuncağı olmadığı için sıkılır diye düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı. Kutu oyunları oynadık, telsizle haberleştik, sonra da hamurla bir şeyler yaptık.

IMG_6135.JPG

Akşam yemeği için Trattoria Enzo‘ya gittik.

IMG_6138.JPG
Karnımızı doyurunca restoranın önündeki alanda scooter’la dolaştık. Bugün epey yorulmuş olmalıyım ki eve döner dönmez sızdım.

Read Full Post »

Tatil bitti

– Foça’daki son hafta sonumda babam da bize katıldığı için inanılmaz mutluydum. Geleceğini biliyordum ama kapı çalıp da bir anda babamı karşımda görünce mutluluktan neredeyse ağlayacaktım. Babamı da ritüellerime dahil ettik; plajlara götürdük, dondurma sırasına soktuk, Celep’te balık yedirdik, Küçük Deniz’de yürüyüş yaptırdık, balık halinde mezata soktuk, kedilerimizin yemeğini kapmaya çalışan kötü kedileri kovalattık… Evde olduğumuz dakikalarda da hep oyun oynadık. 3 gün çabucak geçti. Pazar akşamı babam döndü.

IMG_5568.JPG

– Pazartesi anneannemin doğum günü olduğu için birlikte yemeğe çıktık. Balığımı çok güzel yedim, üzerine pastayı hak ettim. İyi ki doğdun anneanneciğim!

IMG_6895.JPG

– Hava iyice bozdu. İlk defa üşüdük ve üzerimize bir şey aldık diyebilirim. Son kez sevdiğim plajlara gittik ve dondurma yedik.

IMG_5524.JPG

IMG_6896.JPG

– Perşembe öğleden sonra da İstanbul’a dönüş yolculuğumuzu başlattık. Gelişimizden çok daha maceralı bir dönüş oldu. Boarding süresini kaçırdık, on-line check-in yaptığımız için yalvar yakar kendimizi uçağa kabul ettirdik, bagaj fazlası çıktı, koşarak gidip parasını ödeyip tekrar geldik. Ter içinde uçağın kalkacağı kapıya koştuk. Ve gördük ki uçak rötar yapmış! Kimse bize bu ‘küçük’ detaydan bahsetmemişti. Yaklaşık 2 saat boş boş oturduk. Sonunda uçak geldi, herkes bir telaş uçağa doluştu. Geç bir saatti, çok da uykum gelmişti. Hemen uyudum. Tüm yol boyunca uyumuşum. Babam bizi alıp eve götürdü. Yatağıma uzanıp tekrar uykuya daldım.

Read Full Post »

– Çekirdek aile olarak çıktığımız Çeşme tatilinden bugün döndük. Annemle babam her yaz Çeşme’ye geliyorlarmış, bu sefer beni de getirdiler. Daha önce kaldıkları Radisson Blu‘nun çocuklu tatil için doğru bir seçim olacağını düşünmüşler. Çok da iyi etmişler. 🙂

– Otelin havuzunu görünce (annemin deyimiyle) ‘Çeşme’nin caaanım denizi’ne pek yüz vermedim. Her gün bir kez denize girdim ama çoğunlukla havuza atlayıp çıktım, atlayıp çıktım.

IMG_5339.JPG

IMG_5405.JPG

– Annem laf arasında Deniz’in gazete okuduğundan bahsetti. Annesi Instagram’a fotoğraf koymuş. Ben de gaza geldim ve her gün gazete okudum.

IMG_5350.JPG
– Akşam yemekleri için iki yere rezervasyonumuz vardı. Cuma akşamı beni Arda’nın babaannesi, dedesi ve kuzenleriyle bırakarak Seda ve Cem’le Ferdi Baba‘ya gittiler. Gitmediğim için hiç üzülmedim çünkü evde çok eğlendik. Restoranda olsaydım bir an önce otele dönmek için elimden geleni ardıma koymaz, lokmaları bizimkilerin boğazına dizerdim.

IMG_5412-0.JPG

– Cumartesi akşamı da Cevat’ın Yeri‘ne gidecektik. Meğer kuzenlerin de aynı yerde aile yemeği olacakmış. Öğleden sonra Zeynep ve Ömer’i görmek üzere evlerine gittik.

IMG_5423-1.JPG
Evde oynayarak vakit geçirdikten sonra da hep birlikte Dalyan‘a geçtik. Restoranlarımız farklıydı. Yemek yedikten sonra Seda’yla buluşup Ilıca’ya dönmek üzere anlaştık. Ben balıkların gelmesini beklerken uyuyakaldım.

IMG_5442-0.JPG

– Çeşme’de çok fazla gezip tozma fırsatım olmadı ama bizimkilerle bol bol aşk yaşadığım birkaç gün geçirdim. Bu da bana fazlasıyla yetti. 🙂

IMG_5329.JPG

IMG_5369-2.JPG

Read Full Post »

Sabah erkenden kalktık. Her şeyimiz hazırdı. Yaklaşık bir ay evde olmayacağımız için annem babama gerekli talimatları verdi, çıkmadan kontrol etmesi için sokak kapısının iç tarafına notlarının olduğu kağıdı yapıştırdı. Bunu gören ben aynı şeyi yapmaktan geri kalır mıyım? Hemen odama koşup post-it’e bir şeyler karalayıp ben de kapıya yapıştırdım ve havaalanına gitmek üzere evden çıktık. Babam bizi bırakıp işe gitti. Biz de online check-in yapmış ve uçuştan 1,5 saat önce gelmiş olmanın rahatlığıyla valizleri bıraktık. Beklerken kahvaltı yaparız diye düşünüyorduk.

Kontrol noktasından geçerken çantamdaki içinde pil olmayan oyuncak telsizler ve scooter‘ım sorun oldu. Bizi bu şekilde uçağa alamayacaklarını söylediler. Tekrar check-in yapılan yere döndük. Scooter’i puset torbasına koyup gönderdik. Oyuncak telsizler için de THY kontuarındaki yetkili abi polislerle konuşup özel izin aldı da kontrolden geçmeyi başardık.

Gel-gitler, konuşmalar ve iknalarla geçen bu süreç 1 saat sürdü. Şansa uçağımız geç boarding yaptığı için sıkıntı yaşamadık ama geç gelseydik ya da uçak zamanında boarding yapsaydı büyük ihtimalle uçağı kaçırmış olurduk.

Uçak yolculuğumuz sorunsuzdu, ikramlarla karnımı doyurana kadar uçak inişe geçti bile. Bu gidişimizde İzmir’de uzun süre kalacağımız için eşyamız fazlaydı. Çantaları, valizleri ve scooter paketini sayarak arabaya yükledik ve bizi heyecanla bekleyen anneannemle dedeme koştuk. Birbirimizi gerçekten çok özlemişiz.

Havaalanından eve kadar 1 saatten biraz fazla süren Foça yolu, benim için bitmek bilmedi. Dedeme kaç kez “Ne zaman gelicezzz?” diye sorduğumu hatırlamıyorum. Sabah 7:30’dan beri yolda olduğumu düşünürsek, sıkılmakta haklı değil miyim canım? Neyse, yol boyunca kilometre tabelalarını takip ettik, geri sayım yaptık, hayvan bilmece oyunumuzu oynadık ve sonunda eve vardık.

Odamız hazırdı, ilk iş olarak valizimi boşaltıp çekmeceye yerleştirdim. Sonra yemek yedik, biraz istirahat ettik. Akşam üzeri dedemle bahçeyi suladık. Arkadaşlarım Melek ve Doğhan’la su savaşı yaptık. Sırılsıklam oldum ama inanılmaz eğlendim.

IMG_5217.JPG
Akşam yemeğini dışarıda yedik. Jetonlu oyuncaklara bindim, dondurma sırasında bekleyip dondurmamı yedim. Her şey geçen senelerden alıştığım gibiydi ama ilk kez geliyormuş gibi mutlu ve heyecanlıydım.

IMG_5227.JPG
Anlaşıldığı üzere günlüğümü bir süreliğine Ege sahillerinden yazacağım. 😉

IMG_5279.JPG

Read Full Post »

Bugün babamlaydım. Sabah birlikte çıkıp ofisine gittik. Bolca ilgi ve sevgiyle karşılandım. Ortam hoşuma gitti çünkü babam sürekli toplantılara girip çıktı, ben de o sırada Paw Patrol izledim.

Yemek vakti geldiğinde Starbucks‘a gitmek istedim. Babam “Doğru düzgün bir yere gidip yemek yiyelim.” dese de kabul etmedim, el ele tutuşup Starbucks’ın yolunu tuttuk. Bir sürü şey sipariş ettim ama hiçbirini yemedim. Doğal olarak babam kızdı: “Hem beni zorla buraya getirdin, hem de hiçbir şey yemiyorsun!” Cevabım hazırdı: “Bunlar annemle geldiğimiz günkü gibi değiller! Tatları farklı!”

Babam sinirini bozmak istemediği için uzatmadı, ofise geri döndük. Zaten Ayşe Sultan bana güller gibi baktı, bir dediğimi iki etmedi. Bol bol Zack and Quack ve Paw Patrol izledim. Ohhh keyfime diyecek yoktu valla!

Akşam yemeği için Kanyon‘da annemle ve dayımla buluştuk. Buluşma adresimiz yine aynıydı. (Böyle birkaç mekana takmış durumdayım ve sürekli oralara gitmek istiyorum.) Benim için çocuk menüsü önemli. Ve tabii garsonların ilgisi.. Üzerinde boyama yapabileceğim amerikan servis.. Bir de pizza/makarna. Dolayısıyla istikamet hep aynı: Carluccio’s. Yemekten sonra eve dönmek istemiyordum ama annem valiz hazırlayacağı için mecbur kaldım. Biraz surat asıp arabaya bindim.

Yarın sabah erken kalkıp annemle İzmir’e gideceğiz. Bence anneannemle dedemin yanına gitmek ikimize de iyi gelecek…

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: