Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Beslenme’ Category

Bugün Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak‘ın beslenme ve hastalıklar ilişkisi üzerine ‘Sınıfta tüm çocuklar hasta, bizimkine bir şey olmuyor’ başlıklı bir yazısı yayınlandı. Yonca Tabak, çocukların her zaman birbirinden virüs aldığı için hasta olmadıklarını, reflünün (yani mide asidinin) burun-boğaz yollarındaki normal flora denen sağlıklı mikroplarla, sağlıksız mikropların dengesini bozduğu için hasta olduklarını söylüyor. Yani birçok çocuk kendi yediği gıdayla, kendi boğazındaki mikrobun hastalık aktivitesi kazanması nedeniyle hasta oluyor. Sonunda nezle ve gripteki gibi bir tablo ortaya çıkıyor: Burun akıyor, genze balgam akıyor, öksürükler başlıyor.

Kötü beslenme ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi anlatan yazıyı okumak ve gerekli önlemleri almak için şu linke tıklayabilirsiniz: http://www.hurriyetaile.com/yazarlar/yonca-tabak/sinifta-tum-cocuklar-hasta-bizimkine-bir-sey-olmuyor_5708.html

Reklamlar

Read Full Post »

Dün voleyboldan çıkmış eve gitmek üzereyken Damla ile karşılaştık. Hemen oracıkta program yapıp bize gitmek üzere annelerimizi ikna ettik. Babam Kıbrıs’taydı, programımız yoktu. Günü evde oyun oynayarak geçirmek için güzel bir fırsattı.

Tüm oyunları tüketince, öğle yemeğinden sonra film izlemek için annemden izin aldık. Damla, Hotel Transylvania’yı izlememiş, koltuğa kurulup filmi izledik. Sonra oyunumuza geri döndük. Annem de mutfağa girip bize kek yaptı. Pişmesini zor bekledik. Üçer dilim yedik, dördüncüyü istedik ama vermedi. Biz de gidip mutfaktan yürüttük. Kek o kadar güzel olmuştu ki doyamadık, yedikçe yiyesimiz geliyordu. O sırada Damla’yı almaya geldiler. Damla tam kapıdan çıkarken mutfağa girip beşinci dilimi de yürüttü! 🙂 Ben durur muyum? Annemin şaşkın bakışları arasında ben de gidip beşinci dilimimi yedim. Harika bir kekti doğrusu!

Tarçınlı-cevizli kek

4 yumurta (oda sıcaklığında)

1,5 su bardağı şeker

1 su bardağı sıvı yağ

1 su bardağı süt (oda sıcaklığında)

2 yemek kaşığı ılık su

2 tatlı kaşığı tarçın

3,5 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

İstediğiniz kadar ceviz

Yumurta ve şekeri 3-4 dakika çırpın. Sonra yağı, sütü ve ılık suyu ekleyip çırpmaya devam edin. Tarçını da koyup son bir kez çırpın. Bu noktadan sonra mikser kullanmayın. Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyerek çırpma teli ile aynı yöne havalandırarak karıştırın. Cevizleri de ekleyip son bir kez karıştırdıktan sonra 170 derece fırında 45 dakika kadar pişirin. Batırdığınız kürdan temiz çıktıysa pişmiş demektir. Afiyet olsun! 🙂

Bugün de kahvaltıdan sonra ödevlerimi bitirdim. Biraz çizgi film keyfi yaptım, biraz oyun oynadım. Akşama doğru dayım geldi. Yemekte pizza vardı. Mutfağa girme fırsatını hayatta kaçırmam, hemen işe koyuldum.

image

Yatmadan önce de ‘Math Matters’ serisinden ‘A Collection for Kate’i okuduk. Koleksiyon haftası sebebiyle, sınınftaki herkes sırayla okula koleksiyonunu getirip sergiliyor. Kate, bir türlü neyin koleksiyonunu yapacağına karar veremiyor çünkü şundan da biraz var, ondan da… Fakat hiçbir şeyden koleksiyon sayılacak kadar çok miktarda yok! En sonunda kendine göre bir çözüm bulup işi kotarıyor. Kitap; toplama, gruplama, sonucu tahmin etme ve mental matematik stratejileri üzerine kurgulanmış. (5-7 yaş, The Kane Press, $5.95)

image

Read Full Post »

– Salı günü Alp’in 5 Mayıs’ta dünyaya gelen kardeşi Arel’in Neve Şalom’daki Brit Mila törenine davetliydik. Annem beni okuldan biraz erken aldı. Üzerimi değiştirip karşıya geçtik. Tören başlayana kadar etrafta Alp’le koşup oynadık. Tören fazla uzun sürmedi ve hatta Arel’in sesini duyana kadar da pek ilgimi çekmedi. Neden ağladığını merak ettim, annem daha sonra açıklayacağını söyledi ama unuttum gitti. Çünkü törenden sonra verilen davette Alp’le oyuna daldık, kudurduk da kudurduk. Uzun lafın kısası; çok sevdiğim arkadaşım Alp, abi oldu. 🙂

IMG_0139.JPG

– Perşembe günü Beykoz’daki Cumhuriyet Köyü‘ne piknik yapmaya gittik. Öğretmenimiz sadece ev yapımı yiyecekler getirmemizi tembih etti. Yatmadan önce annemle minik soğuk sandviçler hazırladık. Yanına bir de portakal suyu koyduk. Soframızda fazlasıyla kek ve kurabiye vardı. Hepimiz getirdiklerimizi arkadaşlarımızla paylaşıp karnımızı doyurduk. Bolca da oyun oynayıp güzel havanın tadını çıkardık.
IMG_0181.JPG

IMG_0187.JPG

– Bizimkiler Brüksel’e gidecekleri için önümüzdeki dört gün babaannemle dedemin misafiri olacağım. Bugün okul dönüşü çantamı hazırladım ve neşeyle yeni evime taşındım. Çok eğleneceğime eminim! 🙂

Read Full Post »

– İnanılmaz soğuk bir haftayı geride bıraktık. Kışın bile bu kadar üşümedik diyebilirim. Nisan ayında olmamıza rağmen heyecanla baharın gelmesini bekliyoruz!

– Okulda saatler konusunu işlediğimiz için çok önce aldığımız ama pek oynamadığım ELC‘nin ‘Tell The Time’ adlı oyuncağı elimden düşmez oldu. Yemeğe çıkarken bile yanımda götürüyorum, restoranda oynuyoruz. Kartlar üzerindeki saat resimleri, akreple yelkovanın durduğu yere göre saati nasıl söyleyebileceğimizi gösteriyor. (Yaş Grubu: 5+)

IMG_1234.JPG

– Bu hafta sınıfça okuduğumuz kitap ise ‘Gürültücü Komşular’dı. 2 hikayeden oluşan kitapta bulmaca çözmeyi çok seven kahramanımız Caner, gürültü yapan komşuları yüzünden konsantre olamamaktan şikayetçi. Bu derdini komşularıyla paylaşınca herkese uygun olan bir program yapmayı akıl ediyorlar ve böylece hepsi mutlu oluyorlar. İkinci hikayede ise komşuları Caner’e bulmacanın büyük ödülü olan Aslan Eğlence Parkı biletlerini kazanmasına yardım ediyorlar. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 7 TL)

IMG_1235.JPG

– Balede de gösteri sonrası tekrar bacak çalışmaya döndük. Yine derslere gidesim yok. Bırakmaya kesin karar verdim. Ben aşçılık kursuna gitmek istiyorum ama öyle bir kurs yokmuş. Benim için perşembelerin en keyifli yanı akşam yemeğini Enzo’da yemek. Artık bir gelenek haline geldi diyebilirim. Annem de ben de birer pizzayı bitiremediğimiz için tek bir pizzayı paylaşmaya karar veriyoruz fakat paylaşma anlayışlarımız uyuşmuyor. Ben ortaları yiyip kenarları anneme bırakıyorum. 🙂 Annem sonunda isyan etti! Artık benimle pizza paylaşmayacakmış.

IMG_9545.JPG

– Fırsat buldukça anneme mutfakta yardım etmeyi çok seviyorum. Bu sefer favori yiyeceklerimden biri olan ezogelin çorbasını yaptık. Gerçekten kolaymış. Bundan sonra çorbalar da benden!

IMG_9568.JPG

Read Full Post »

– Buz gibi bir haftayı daha geride bıraktık. Mart ayında olmamıza rağmen bahar henüz yüzünü göstermedi. Okula hala atkı ve eldivenle gitsem de dönüşte dayanabildiğimiz kadar parkta koşup oynamaya çalışıyoruz.

– Hafta sonu yaptığımız kitap alışverişinde aldığımız kitaplardan biri ‘Bay Su ve İnanılmaz Yolculuğu’ydu. Bu hafta bol bol okuduk ve içindeki deneylerden birini yaptık.

Denizlerde özgürce gezinen Bay Su, yaz tatillerini çok sevmektedir çünkü kumsalda oynayan çocuklarla arkadaşlık etmektedir. Yaz tatili bitince çocukların eve dönmesi ve kumsalın boşalması Bay Su’yu çok üzer. Arkadaşlarını bulmaya karar veren Bay Su, Güneş’in yardımıyla buharlaşıp Bulut olur, Rüzgar’ın yardımıyla uçar, Yağmur olup yağar, üşüyünce Kar haline gelir, hava ısınınca tekrar Su olup dereye karışır. Biz de bu sayede suyun hallerini görürüz. Kitabın yazarı da çizeri de Agostino Traini. (4+, Sıfıraltı Yayıncılık, 17 TL)

IMG_0563.JPG

– Kitabın arkasında ‘Suyun Hareketi‘ni gözlemleyebileceğimiz bir deney var. Yapılışı çok basit, sonucu çok şaşırtıcı fakat pıt diye gerçekleşmiyor. Epey beklemek zorunda kaldım. Bu, benim gibi heyecanlı biri için çok zor oldu. Deneyin adımları şöyle:

1) Bir bardak alın ve onu suyla doldurun. Yanına bir de boş bardak koyun.

2) İki yaprak kağıt havluyu bükerek kalınca bir ip oluşturun.

3) Kağıt havlunun bir ucunu dolu bardağın içine, diğer ucunu boş bardağın içine sarkıtın ve bekleyin. (Sabırla! :))

4) Su yavaş yavaş kağıt havluyu ıslatacak, yükselecek ve boş bardağa geçecek. Sonra da resimdeki gibi diğer bardağı dolduracak. İlginç değil mi?

IMG_9124.JPG

– Bu hafta da okulculuk oyunumuz tüm hızıyla devam etti. Okulda noktalama işaretlerini öğrendiğimiz için konumuz genellikle bu çerçevede oldu. Resimdeki full stop sıradan bir full stop değil, smiley full stop. Tıpkı okulda yaptığımız gibi evde de yaratıcılığımızı kullanarak noktalama işaretlerini farklı şeylere dönüştürdük.

IMG_9153.JPG

 

– Mutfağa girip kendime sağlıklı bir atıştırmalık hazırladım. Muz, bal ve kuru kayısı. Tamamen evdeki malzemelere bakıp benim uydurduğum bir şeydi. Çok hoşuma gidince her gün yapıp yedim.

IMG_9125.JPG

 

– Okuma günlüğüme eklemek üzere her akşam yatmadan önce okuduğum kitap da ‘Dikkat Et, Doruk’tu. ‘Sıçrayan Sercan’ gibi bu kitap da okumayı yeni öğrenen ya da geliştirmeye çalışan 1. sınıf öğrencileri için ideal. Doruk ve kardeşi Ceyda’nın maceralarını anlatan üç kısa öyküden oluşuyor. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 7 TL)

IMG_0564.JPG

 

Read Full Post »

– Pazartesi çok eğlenceli bir gün oldu; Ayşe Bade bize geldi ve birlikte bol bol oyun oynama fırsatı bulabildik.

IMG_8519.JPG

IMG_8526.JPG

– Salı sabahı kahvaltıya Şenay’a davetliydik. Eski günlerdeki gibi… Sonra da Mert’i görmeye gittik.

IMG_8564.JPG

IMG_8574.JPG

Öğlen de Zorlu‘ya gidip Arda, Zeynep ve Neslihan’la buluştuk. Zorlu’da Macera Treni adında bir etkinlik varmış, ona katıldık. Yemek yedik, dolaştık. Akşama kadar birlikteydik.

IMG_8585.JPG

IMG_8577.JPG

– Çarşamba sabahı annemi bir tetkik için hastaneye götürdük. Annem içerideyken biz babamla arabada adam asmaca oynayarak vakit geçirdik. Neyse ki işi çabucak bitti, babam bizi eve bırakıp işe gitti. Biz de eve girmeyip Akasya‘ya gittik. Yemek yedikten sonra oyun yerinde kendi kendime oyalandım. Annem burada hala eğleniyor olabilmeme şaşırdı ama gerçekten çok güzel vakit geçirdim.

IMG_8627.JPG

IMG_8611.JPG

IMG_8617.JPG

– Perşembe yine Gayrettepe’de nostalji yaptık. Annem beni Ela’ya bıraktı, doya doya oynadık. Sonra da Sita Balık‘a gittik. Tayfun Amca beni hemen tanıdı. Ben de duvarıdaki resimlerim duruyor mu diye kontrol ettim. Hamsiyi çok sevdiğimi söylemiş miydim? Bir güzel karnımı doyurdum.

– Bu sabah da kahvaltıdan hemen sonra evden çıkıp Alp’le buluştuk. Sinemada ‘Big Hero 6’i izledik. Çok ama çok beğendik. Annem benden bile fazla beğenmiş olabilir. 🙂 Sonra yemek yedik ve biraz daha oynamak için evlerine gittik. Ben yine ayrılmakta zorlandım. Annem üç saat boyunca “Hadi artık gitmemiz lazım.” dese de oralı olmadım. Bu taraftaki yolları yeni öğrendiğimiz için annem karanlığa kalmadan dönmek istiyordu ama onu dinlemedim. 21 civarı ayrılmaya mecbur kaldım çünkü evsahipleri de yemeğe davetli oldukları için evden çıktılar. Annem çok kızdı bana, “Bir yere gittiğimiz zaman belirli bir saatimiz olsun, o saatte kalkalım. Böyle çok ayıp oluyor.” dedi. Anlıyorum ama uygulamakta zorlanıyorum çünkü arkadaşlarımı çok seviyorum ve onlarla çok iyi vakit geçiriyorum. Yine sözler verdim ama bu sefer annem gerçekten çok kızgındı. Eve girer girmez doğruca odama gönderildim.

IMG_8668.JPG

IMG_8671.JPG

IMG_8673.JPG

IMG_8684.JPG

Read Full Post »

Bugün Öniz ve Serdar bize geldiler, birlikte pizza yapıp yedik. Ev pizzası harika oluyormuş doğrusu. Ben sürece düşündüğüm kadar entegre olamadım, sadece süslemeye yardım edebildim ama olsun. İlk fırsatta tekrarlamak istiyorum!

IMG_8204.JPG

PS: İlgilenenler için pizzanın tarifi burada.

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: