Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Beslenme’ Category

– İnanılmaz soğuk bir haftayı geride bıraktık. Kışın bile bu kadar üşümedik diyebilirim. Nisan ayında olmamıza rağmen heyecanla baharın gelmesini bekliyoruz!

– Okulda saatler konusunu işlediğimiz için çok önce aldığımız ama pek oynamadığım ELC‘nin ‘Tell The Time’ adlı oyuncağı elimden düşmez oldu. Yemeğe çıkarken bile yanımda götürüyorum, restoranda oynuyoruz. Kartlar üzerindeki saat resimleri, akreple yelkovanın durduğu yere göre saati nasıl söyleyebileceğimizi gösteriyor. (Yaş Grubu: 5+)

IMG_1234.JPG

– Bu hafta sınıfça okuduğumuz kitap ise ‘Gürültücü Komşular’dı. 2 hikayeden oluşan kitapta bulmaca çözmeyi çok seven kahramanımız Caner, gürültü yapan komşuları yüzünden konsantre olamamaktan şikayetçi. Bu derdini komşularıyla paylaşınca herkese uygun olan bir program yapmayı akıl ediyorlar ve böylece hepsi mutlu oluyorlar. İkinci hikayede ise komşuları Caner’e bulmacanın büyük ödülü olan Aslan Eğlence Parkı biletlerini kazanmasına yardım ediyorlar. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 7 TL)

IMG_1235.JPG

– Balede de gösteri sonrası tekrar bacak çalışmaya döndük. Yine derslere gidesim yok. Bırakmaya kesin karar verdim. Ben aşçılık kursuna gitmek istiyorum ama öyle bir kurs yokmuş. Benim için perşembelerin en keyifli yanı akşam yemeğini Enzo’da yemek. Artık bir gelenek haline geldi diyebilirim. Annem de ben de birer pizzayı bitiremediğimiz için tek bir pizzayı paylaşmaya karar veriyoruz fakat paylaşma anlayışlarımız uyuşmuyor. Ben ortaları yiyip kenarları anneme bırakıyorum. 🙂 Annem sonunda isyan etti! Artık benimle pizza paylaşmayacakmış.

IMG_9545.JPG

– Fırsat buldukça anneme mutfakta yardım etmeyi çok seviyorum. Bu sefer favori yiyeceklerimden biri olan ezogelin çorbasını yaptık. Gerçekten kolaymış. Bundan sonra çorbalar da benden!

IMG_9568.JPG

Reklamlar

Read Full Post »

– Buz gibi bir haftayı daha geride bıraktık. Mart ayında olmamıza rağmen bahar henüz yüzünü göstermedi. Okula hala atkı ve eldivenle gitsem de dönüşte dayanabildiğimiz kadar parkta koşup oynamaya çalışıyoruz.

– Hafta sonu yaptığımız kitap alışverişinde aldığımız kitaplardan biri ‘Bay Su ve İnanılmaz Yolculuğu’ydu. Bu hafta bol bol okuduk ve içindeki deneylerden birini yaptık.

Denizlerde özgürce gezinen Bay Su, yaz tatillerini çok sevmektedir çünkü kumsalda oynayan çocuklarla arkadaşlık etmektedir. Yaz tatili bitince çocukların eve dönmesi ve kumsalın boşalması Bay Su’yu çok üzer. Arkadaşlarını bulmaya karar veren Bay Su, Güneş’in yardımıyla buharlaşıp Bulut olur, Rüzgar’ın yardımıyla uçar, Yağmur olup yağar, üşüyünce Kar haline gelir, hava ısınınca tekrar Su olup dereye karışır. Biz de bu sayede suyun hallerini görürüz. Kitabın yazarı da çizeri de Agostino Traini. (4+, Sıfıraltı Yayıncılık, 17 TL)

IMG_0563.JPG

– Kitabın arkasında ‘Suyun Hareketi‘ni gözlemleyebileceğimiz bir deney var. Yapılışı çok basit, sonucu çok şaşırtıcı fakat pıt diye gerçekleşmiyor. Epey beklemek zorunda kaldım. Bu, benim gibi heyecanlı biri için çok zor oldu. Deneyin adımları şöyle:

1) Bir bardak alın ve onu suyla doldurun. Yanına bir de boş bardak koyun.

2) İki yaprak kağıt havluyu bükerek kalınca bir ip oluşturun.

3) Kağıt havlunun bir ucunu dolu bardağın içine, diğer ucunu boş bardağın içine sarkıtın ve bekleyin. (Sabırla! :))

4) Su yavaş yavaş kağıt havluyu ıslatacak, yükselecek ve boş bardağa geçecek. Sonra da resimdeki gibi diğer bardağı dolduracak. İlginç değil mi?

IMG_9124.JPG

– Bu hafta da okulculuk oyunumuz tüm hızıyla devam etti. Okulda noktalama işaretlerini öğrendiğimiz için konumuz genellikle bu çerçevede oldu. Resimdeki full stop sıradan bir full stop değil, smiley full stop. Tıpkı okulda yaptığımız gibi evde de yaratıcılığımızı kullanarak noktalama işaretlerini farklı şeylere dönüştürdük.

IMG_9153.JPG

 

– Mutfağa girip kendime sağlıklı bir atıştırmalık hazırladım. Muz, bal ve kuru kayısı. Tamamen evdeki malzemelere bakıp benim uydurduğum bir şeydi. Çok hoşuma gidince her gün yapıp yedim.

IMG_9125.JPG

 

– Okuma günlüğüme eklemek üzere her akşam yatmadan önce okuduğum kitap da ‘Dikkat Et, Doruk’tu. ‘Sıçrayan Sercan’ gibi bu kitap da okumayı yeni öğrenen ya da geliştirmeye çalışan 1. sınıf öğrencileri için ideal. Doruk ve kardeşi Ceyda’nın maceralarını anlatan üç kısa öyküden oluşuyor. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 7 TL)

IMG_0564.JPG

 

Read Full Post »

– Pazartesi çok eğlenceli bir gün oldu; Ayşe Bade bize geldi ve birlikte bol bol oyun oynama fırsatı bulabildik.

IMG_8519.JPG

IMG_8526.JPG

– Salı sabahı kahvaltıya Şenay’a davetliydik. Eski günlerdeki gibi… Sonra da Mert’i görmeye gittik.

IMG_8564.JPG

IMG_8574.JPG

Öğlen de Zorlu‘ya gidip Arda, Zeynep ve Neslihan’la buluştuk. Zorlu’da Macera Treni adında bir etkinlik varmış, ona katıldık. Yemek yedik, dolaştık. Akşama kadar birlikteydik.

IMG_8585.JPG

IMG_8577.JPG

– Çarşamba sabahı annemi bir tetkik için hastaneye götürdük. Annem içerideyken biz babamla arabada adam asmaca oynayarak vakit geçirdik. Neyse ki işi çabucak bitti, babam bizi eve bırakıp işe gitti. Biz de eve girmeyip Akasya‘ya gittik. Yemek yedikten sonra oyun yerinde kendi kendime oyalandım. Annem burada hala eğleniyor olabilmeme şaşırdı ama gerçekten çok güzel vakit geçirdim.

IMG_8627.JPG

IMG_8611.JPG

IMG_8617.JPG

– Perşembe yine Gayrettepe’de nostalji yaptık. Annem beni Ela’ya bıraktı, doya doya oynadık. Sonra da Sita Balık‘a gittik. Tayfun Amca beni hemen tanıdı. Ben de duvarıdaki resimlerim duruyor mu diye kontrol ettim. Hamsiyi çok sevdiğimi söylemiş miydim? Bir güzel karnımı doyurdum.

– Bu sabah da kahvaltıdan hemen sonra evden çıkıp Alp’le buluştuk. Sinemada ‘Big Hero 6’i izledik. Çok ama çok beğendik. Annem benden bile fazla beğenmiş olabilir. 🙂 Sonra yemek yedik ve biraz daha oynamak için evlerine gittik. Ben yine ayrılmakta zorlandım. Annem üç saat boyunca “Hadi artık gitmemiz lazım.” dese de oralı olmadım. Bu taraftaki yolları yeni öğrendiğimiz için annem karanlığa kalmadan dönmek istiyordu ama onu dinlemedim. 21 civarı ayrılmaya mecbur kaldım çünkü evsahipleri de yemeğe davetli oldukları için evden çıktılar. Annem çok kızdı bana, “Bir yere gittiğimiz zaman belirli bir saatimiz olsun, o saatte kalkalım. Böyle çok ayıp oluyor.” dedi. Anlıyorum ama uygulamakta zorlanıyorum çünkü arkadaşlarımı çok seviyorum ve onlarla çok iyi vakit geçiriyorum. Yine sözler verdim ama bu sefer annem gerçekten çok kızgındı. Eve girer girmez doğruca odama gönderildim.

IMG_8668.JPG

IMG_8671.JPG

IMG_8673.JPG

IMG_8684.JPG

Read Full Post »

Bugün Öniz ve Serdar bize geldiler, birlikte pizza yapıp yedik. Ev pizzası harika oluyormuş doğrusu. Ben sürece düşündüğüm kadar entegre olamadım, sadece süslemeye yardım edebildim ama olsun. İlk fırsatta tekrarlamak istiyorum!

IMG_8204.JPG

PS: İlgilenenler için pizzanın tarifi burada.

Read Full Post »

Hafta sonumu şöyle özetleyebilirim: Oyun, oyun, oyun.

Oyun dışında kalan zamanlardan cumartesi; bale dersinden sonra Mert’i görmeye gittik. O kadar çabuk büyüyor ki hızına yetişemiyoruz. Bütün öğleden sonra birlikteydik. Şimdilik benimle oynamak için çok küçük ama ben onun da yerine oyuncaklarıyla oynadım.

Son zamanlarda anneme her gün bale çalıştırır oldum. Pazar günü iki antrenman yaptırdım. Sonunda isyan etti. 🙂 Tabii okulculuk oyunlarımız da tüm hızıyla devam ediyor!

İlk okuma kitaplarımdan bir tanesini burada yazmadığımı fark ettim. Eskiden bir kitabı alır almaz blogda bahsederdim, bu konuda eskisi kadar düzenli olamıyorum artık. Daha önce de adı geçen İş Bankası Kültür Yayınları‘nın İlk Okuma Kitabım serisinden Elif Bisiklete Binmeyi Öğreniyor, arkadaşının iki tekerlekli bisikletine özenen Elif’in bisiklete binmeyi öğrenme sürecini anlatıyor. Doğum gününde annesiyle babası, o çok istediği kırmızı bisikleti hediye ediyorlar. Şimdi sıra bisiklete binmeyi öğrenmekte… Bu seri için okul çağı çocuklarına uygun olduğu söylense de, içerik bakımından çok daha küçük yaşlara da hitap edebilir. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 8 TL)

IMG_6946.JPG
Bu arada buraya yazmayı unuttuğum bir gelişme daha; gece sütünü bıraktım. Epeydir içmiyorum. Zaten annem çok takıktı, 19:00’da yemek yedikten sonra 20:30’da süt içip yatmama… Yemek ve süt arasının çok yakın olması içine sinmiyordu ama ben sütsüz uyuyamayacağımı düşündüğüm için bırakmaya yanaşmıyordum. Geçenlerde doktorların artık gece sütünden vazgeçtiğini söyledi. İlk tepkim “Bence bu çok saçma. Sana inanmıyorum.” şeklinde oldu ama biraz nedenleri hakkında konuşunca ikna oldum. Artık yatmadan önce süt içmiyorum.

Read Full Post »

Bu sabah için yine kalabalık bir grup olarak İstanbul Yelken Kulübü‘nde brunch programımız vardı ve biz yine babamla birlikte gittik. Arda ve Kuzey olduğu için hiç sıkılmadım. Kudurdukça kudurduk. Hatta bonus olarak bir de Önder vardı! Önder aslında babalarımızın arkadaşı ama biz çocuklarla daha çok vakit geçirdi. Anne-babalar da hazır dadı bulmuşken rahat bir sohbetin tadını çıkardılar. Öyle yapıştık ki sigara molasına gitmesine bile izin vermedik. Bundan sonra her buluşmaya gelmesini istiyoruz! 🙂

IMG_6835.JPG

IMG_6816.JPG

Brunch’dan sonra eve döndük. Günün geri kalanında çeşitli şekillerde oyalandım. Doruk’un hediyesi olan bir çıkartma kitabı vardı; Usbourne Sticker Atlas of the World. Onunla epey vakit geçirdim.

IMG_8980.JPG

Dünya haritası üzerinde belli başlı yerler işaretlenmiş. Amaç; bu yerlere ait sticker’ları bulup ait olduğu kıta sayfasındaki yerine yapıştırmak. Kitap sayesinde gerçekten çok fazla şey ögrendim. Dünyada gezip görecek ne çok yer varmış! (6+, Usborne Publishing Ltd, £5,99)

IMG_6736.JPG

Annem bir yandan ekşi maya ekmeği yaptığı için o sürece de katkıda bulundum. Yalnız çok meşakatli bir iş, annemin bir gününü ayırması gerekiyor. Ekmek çok güzel ama ne sıklıkla yapar bilemiyorum. Bir yandan mayayı da bebek gibi büyütmesi lazım… Zor…

IMG_6731.JPG

Uyku öncesi kitap seansımız sırasında dün okuduğumuz kitapları hatırladım ve “Anne, bana da öyle kalın kitaplar alır mısın?” diye sordum. “Aldım bile!” diyerek içerden bir kitap getirdi. Şunları sakladığı yeri bir bulabilsem… Ev envai çeşit kırtasiye malzemesi, kitap ve defter dolu ama ben nerede olduklarını bilmiyorum!

Laura Owen ve Korky Paul’un eseri olan Sakar Cadı Vini’nin Yaramaz Atı, serinin daha önce okuduğum kalın kapaklı kitaplarından farklı olarak daha çok yazı ve bir o kadar da resim içeriyor.

IMG_8978.JPG

Korky Paul’un çizimleri yine çok detaylı ama siyah beyaz, hikayeler de aynı komiklikte! 🙂

IMG_8984.JPG
Kitapta 4 hikaye var: Şoför Vini, Çiçekli Vini, Sakar Cadı Vini’nin Çay Partisi ve Vini’nin Yaramaz Atı. Yaş grubu 8-12 olarak belirtilmiş olsa da okuması akıcı hale gelen benim gibi tüm 1. sınıf öğrencilerinin ilgisini çekeceğine eminim. (6+, İş Bankası Kültür Yayınları, 8 TL)

Read Full Post »

Beklenen oldu ve sabaha karşı kustum. Tabii moralim acayip bozuldu. Hem kusmak garip bir his olduğu hem de annem haklı çıktığı için… Yapacak bir şey yoktu, olur da tekrar kusarım diye okula gitmedim.

Günü evde oyun ve etkinlikle geçirdik. Sabah kahvaltısından sonra biraz sudoku çözdüm ve annemle UNO oynadım.

IMG_6421.JPG

Sonra ‘The Usborne Book of Art Skills’ kitabımızdaki ‘Kubbeli Binalar’ sayfasını yaptık. Burada yeni bir teknik öğretilmiyor; sadece sulu boya kullanılıyor, pek bir zorluğu yok. Sadece rengarenk oluşu hoşuma gitti.

1) Kurşun kalem kullanarak çeşitli büyüklüklerde dikdörtgenler çizin.

2) Sonra bu dikgörtgenlere yine çeşitli büyüklüklerde kubbeler ekleyin.

3) Yine farklı ebat ve şekillerde pencereler, kapılar, geçitler, merdivenler vs. ekleyerek resmi detaylandırdıktan sonra suluboya ile boyayın.

4) Boya kuruduktan sonra altın rengi boya kullanarak kubbeleri süsleyin. Altın uçlu kalem ile pencere pervazı, kapı çerçevesi vb. detayları zenginleştirin.

IMG_6415.JPG

IMG_6417.JPG

Bu aktivite beni çok uzun bir süre meşgul etti. Okula gidemediğim için öğretmenim yanımda olan kitaplardan yapmam gereken sayfaları anneme mesaj attı. Hemencik yapiverdim. Yemekten sonra da babamla oyun oynadık, çok keyifli bir gündü.

Yatma saatim yaklaşırken bir anda kendimi iyi hissetmediğimi söyleyerek gidip yattım. Yarın okula giderim diye düşünüyordum ama maalesef bu gelişme planlarımı suya düşürdü.

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: