Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Eğitim’ Category

– Squishy’lerim geldi fakat sürekli “Şunu da alalım, bu son!” diye diye siparişlerin ardı arkası kesilmez oldu. Ne yapayım o kadar çok çeşit var ve hepsi o kadar sevimli ki dayanamıyorum. Bir de her gün okuldan gelip heyecanla posta kutusuna bakmak adetim oldu. Aldıklarımız yetmedi, Youtube’daki videoları izleyip kendi squishy’lerimi yapmaya başladım.

– Şu sıralar akşam yemeklerinde Grundig ve Mehmet Gürs’ün ‘Ruhun Doysun’ adlı programını izliyoruz. Programın amacı; doğaya saygının ve bilinçli tüketimin öneminin altını çizmek. Program şimdilik sadece Youtube’da. Buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

– Bazen teneffüste dışarı çıkmıyoruz ve sınıfta oyun oynuyoruz. Derslerde işlediğimiz konularda pratik yapabildiğimiz oyunlardan çok keyif alıyoruz. mathplayground.com‘da kesirler, çarpma/bölme, geometri vb. konularda oyunlar var.

– iPad’e MindSnacks‘in ‘Learn German’ aplikasyonunu yükledik. Okuldan gelince oynuyorum. Almanca öğrenmeye başlayanlar için eğlenceli hem de öğretici bir vakit geçirme aracı… Uygulama ücretsiz fakat dersleri arttırmak için ekstra satın alma yapmak gerekiyor. (4+, 22,99 TL)

– Cumartesi Lara bizi evine davet etti. Voleyboldan çıkar çıkmaz gittik. Bunu duyan Emre de bize katıldı. Biraz evde takıldık, sonra Tepe Nautilus‘e geçtik. Ayı Paddington 2’yi izleriz diye düşünmüştük ama bilet kalmamış. Keşke evden çıkmadan kontrol etseydik diye hayıflandık. Sinema olmayınca parka gittik. Biraz da parkta oynayıp eve döndük.

– Pazar da Derin’le buluştuk. Hava yine aralık ayı için fazlasıyla ılıktı. Biraz ZorluPark‘ta biraz da Funloft‘ta oynadık, deliler gibi eğlendik.

– Sınıfta birbirimizden kitap ödünç almaya devam ediyoruz. Bu sefer Liz Pichon’un bol ödüllü Tom Gates serisinin 8. kitabı ‘Evet! Hayır. (Belki…)’yi aldım. Seri bizim sınıfta erkekler arasında popüler. Saftirik gibi haylaz bir oğlan çocuğunun maceraları olarak özetlenebilir. Düz okunan bir seri değil; bolca grafikten, çizimden ve karalamalardan oluşuyor. Bu kitapta annesi Tom’un çizgi romanlarını satmaya karar veriyor. Tom bununla uğraşmak zorundayken bir de okuldaki Girişimcilik Günü için fikir üretmesi gerekiyor. Tom’u daha yakından tanımak isterseniz burada videoları var. (8-12 Yaş, Tudem Yayınları, 30 TL)

– Annem bir ara Judy Moody serisinin ilk kitabını almış ve sonra unutmuş, kitap koyduğu yerde kalmış. (Maalesef böyle şeyler bizde çok oluyor… Sağdan soldan hiç giyilmemiş ayakkabılar, hiç okunmamış kitaplar çıkıyor. Sonra “Aaa! Tamamen unutmuşum!”) Bulup da bana verince, kitabı çok sevdim ve başladık serinin diğer kitaplarını almaya. Soyadından da anlaşılacağı üzere Judy’nin havası sık sık değişiyor. Başından geçen olayların neredeyse tamamı yazar Megan McDonald ve dört ablasının yaşadıklarından esinlenerek yaratılmış. Megan küçüklen tıpkı Judy gibiymiş. Çizer Peter H. Reynolds da Nokta‘dan tanıdık ve bu seriyi de harika resmetmiş. Serinin ilk kitabında Judy’yi 3. sınıfa başlama stresi sarıyor; sıra değişimi, yanına kimin oturacağı vs. Her kitapta işlenen farklı konuda Judy’nin huysuzlukları, değişen modları ve maceralarını okuyoruz. Judy’nin bir de websitesi var, ayrıca kardeşi Stink de ünlü olup kendi maceralarını yaşamaya başladı. (7-9 Yaş Artemis Yayınları, 15 TL)

– Aralık ayına girmek demek, yılbaşı ağacını kurmak demek! Bu sene ağacımızı kırmızı, beyaz ve gümüş renkleriyle süsledik. Bence şimdiye kadarki en güzel ağaç bu oldu. (Gerçi her sene aynı şeyi söylüyorum…)

– Yılbaşı heyecanı dört bir yanımızı sardı. Annemin ısrarları doğrultusunda Noel pazarlarını gezmek üzere yarın Viyana’ya gidiyoruz. Evet babacım, soğuk olacak ama bence çok eğleneceğiz! 🤗

Reklamlar

Read Full Post »

Bu ara sosyal medyada çokça paylaşılan ve kitap okumaya teşvik amaçlı, iyi niyetle yapılmış bir uygulama var. Kitap okumak bence hiçbir zaman zorla ya da bu tür teşviklerle olmamalı. Her gün okumamız gereken sayfa sayısı olmamalı, bu bilgiyi yazdığımız ve velimize imzalattığımız bir defter de olmamalı. Hangi kitapları okuyacağımız da okul tarafından belirlenmemeli. (Bazen gerçekten çok sıkıcı kitaplar seçiyorlar.) Bunlar benim düşüncelerim ama işte maalesef gerçek hayatta böyle olmuyor.

Wifi şifresini elde edebilmek için başkasının belirlediği bir kitabı okuyan birisi, bu yöntemle okumayı sever mi? Sadece şifreyi çözebilmek için hızlıca göz atıp şifreyi alıp bol bol internette takılmak gibi bir şansı varken…

Kitap okumak keyif verici bir şey olduğunda güzel… Bizimki gibi çok fazla uyaranın olduğu bir dünyada fazlasıyla durağan bir şey, kabul ediyorum. Ama bence herkes kendine göre bir kitap bulup okuyabilir. Günde birkaç sayfa bile olsa…

Konuyu Özgür Bolat çok güzel değerlendirmiş. Buyrun, okuyun.

http://m.hurriyet.com.tr/yazarlar/ozgur-bolat/cocuklara-ic-motivasyonla-okuma-aliskanligi-nasil-kazandirilir-40571267

Read Full Post »

Bugün itibariyle 4. sınıf öğrencisiyim. Bu sene bazı yenilikler var;

– Matematik, sosyal bilgiler vb. derslere sınıf öğretmeni yerine branş öğretmenleri girecek.

– Sınav, not, takdir/teşekkür gibi şeyler söz konusu. 🙈

– İkinci yabancı dil olarak Almanca seçtim. İngilizce’den sonra Almanca öğrenmenin kolay olduğunu söylediler. Bazı kelimeler de benziyormuş; bread/brot vb.

– Müzik aleti seçimim de flütten yana oldu. Çalması çok zor ve narin bir enstrüman, bakalım başarabilecek miyim?

– Sporda ve klüpte seçimim yine voleybol. Bir de Eczacıbaşı’na yazıldım. Haftada iki gün okulda, iki gün klüpte voleybol oynayacağım.

Hepimiz için başarılarla dolu, güzel bir eğitim/öğretim yılı olmasını dilerim!

Read Full Post »

– İstanbul’a dönüşümüz rahat oldu, jetlag yaşamadık. Ben sadece sabahları biraz daha erken kalkmaya başladım. Kıbrıs’a gitmek için iki haftamız vardı; bu arada Lara ile Kidzania‘ya gittik, birkaç gün dedemlerde kaldım ve Apple Yaz Kampı‘na katıldım.

Acarkent Collesium‘un önünde TEGEV stand kurmuş, Kiraz Festivali’nde Misbahçem‘den toplanan kirazlar dernek yararına satılıyordu. Biz kiraz alarak destek olduk ama dedem satışa da yardım etmem konusunda beni cesaretlendirdi. Başta biraz çekindim, sonra çok iyi satış yaptığımı görünce işi sahiplendim. Teklifimi reddetmeyerek benden kiraz alan tüm Acarkentliler’e teşekkür ederim. 🎈

– Geçtiğimiz sene da Apple Yaz Kampı’na katılmış ve çok iyi vakit geçirmiştim. Bu sefer konumuz ‘karakterler oluşturma ve beste yapma’ydı. Apple Pencil kullanarak resimler yaptık, sonra onları film haline getirdik ve Garage Band kullanarak yaptığımız müziği üzerine ekledik.

– Sıra, adı ‘orijinaller’ olan grubumuzla çıkacağımız Kıbrıs tatiline geldi. Babalarımız bu sefer Kaya Artemis‘i ayarlamış. Otel epey sıkıntılıydı; aşırı kalabalıktı, yemekler çok kötüydü, birçok hizmet aksıyordu… 2-3 gün önce yan komşularımız orada olduğundan biz onlardan havadisleri almıştık, bu yüzden beklentilerimizi minimuma indirerek gittik. Neyse ki çok uzun kalmadık, otelden memnuniyetsiz bir şekilde ayrılıp İstanbul’a döndük.

– İstanbul’a geldik desem de İstanbul’da kalamadık. Geldiğimiz gecenin ertesi sabahı erkenden evden çıkıp Hillside‘a gittik. İlk birkaç gün yalnızdık ama sonra ‘orijinaller’ üyelerinden Tunç Ailesi bize katıldı. Daha önceki yıllarda klüplere katılmamıştım ama Arda olunca kendimize bir program yapıp günü birlikte geçirdik. Bingo’da şampiyon olduk ve içecek kazandık. Erkeklerin gece futbol maçı oluyordu ve Arda oynuyordu. Ben de onu seyrediyordum. Babalarımız plaj voleybolu oynuyordu, biz tezahürat yapıyorduk. Baba-çocuk kano yarışlarına katıldık. Dalış denemesi yaptım ve çok sevdim. Arzu yine her fırsatta bizimleydi. Bir akşam annemler baş başa yemeğe çıktı, ben Arzu’yla kaldım. Şovlar ve danslar yine harikaydı… Yaza yaza bitiremem, kısa keseyim; Hillside’da harika vakit geçirdim.

– İstanbul’a sadece iki gün için döndük. Biri çamaşır ve tekrar valiz yapmakla geçti, diğerinde de Yelda ve Mert’le buluşup Zorlu Park‘a gittik. Yarın sabah Bodrum’a gidiyoruz. Görüşürüüzz! 🙋🏼‍♀️

Read Full Post »

– Önce güzel bir haberle başlayayım. Gerçi benden geçti ama olsun… İlkokulda el yazısı kaldırıldı! Biz 1, 2 ve 3. sınıflarda el yazısı kullandık, 4. sınıf itibariyle (yani seneye) normal yazıya geçecektik. Okula yeni başlayan kardeşlerimiz adına mutluyum çünkü onlar bu çileyi çekmeyecekler. Haber burada.

– Şu sıralar okulda ‘açılar’ konusunu işlemeye başladık. Teneffüste de online oyunlar oynuyoruz. Örneğin; Banana Hunt. Verilen açının yerini tahmin etmek üzerine basitçe kurgulanmış bir oyun. Göz atmak isterseniz buraya tıklayın.

– Eskiden çok sıkıldığım, adını bile duyunca ofladığım ‘Felsefe ve Düşünce Eğitimi’ dersini çok sevmeye başladım. Bunda okuduğumuz kitapların, özellikle de mitolojinin çok etkisi oldu.

– Çarşambaları ödevsiz gün olduğundan rahatız. Genellikle sinema programı yaparız. Bu sefer okuldan sonra Lara ile Akasya‘da buluştuk.

– Bu sene yıl sonu gösterimizi biraz erken sahneye koyduk. Çoğunlukla danslardan oluşuyordu ve ebeveynlerimiz yine izlerken mest oldular. Ben Kırmızı Başlıklı Kız’lardan biriydim. Elimizde elma sepetimizle hoplaya zıplaya dans ettik.

– Hafta sonu Ayşe Bade ve Eda’yla birlikte Xtrem Aventures‘a gittik. Fakat Eda son dakika yukarı çıkmaktan vazgeçti. Biz de biraz ayrı takıldık, sonra tekrar buluşup Uniq içerisinde vakit geçirdik.

– Bizimkilerle ortak bir şeyler yapmaktan çok hoşlanıyorum. Maça gitmek, kutu oyunu oynamak, hepimize hitap eden bir film bulup birlikte izlemek… Listeye son olarak Texas Hold’em Poker‘i ekledim. Her akşam yemekten sonra oynuyoruz.

– Bu hafta sınıfça ‘Geçmiş Zaman Gezginleri’ serisinden ‘Dinozorlar Arasında’yı okuduk. Seride kahramanlar önce Taş Devri’ne sonra da Sümer Ülkesi’ne gitmişler. Henüz onları okumadık. Bu kitapta ise Dinozorlar Çağı’na yolculuk yaptılar. Hayatta kalmak, beslenmek ve barınmak gibi ihtiyaçları hallettikten sonra dinozorlarla arkadaş olup maceradan maceraya koştular. (8+, Kelime Yayınları, 12 TL)

– Kütüphaneden de ‘Sihirli Okul Otobüsü-Uzay Kaşifleri’ adlı kitabı aldım. Bir önceki yazımda da bahsettiğim üzere; Joanna Cole’un yazdığı seri, Bayan Frizzle ve öğrencilerinin fen dersinde yaşadıklarını anlatıyor. Bu kitabın konusu uzaydı. Kitaptaki çocuklarla birlikte yıldız, gezegen, asteroid gibi kavramları, gezegenlerin güneşe uzaklıkları ve güneşin etrafında bir turu kaç dünya gününde tamamladıkları, vb kavramları öğrendim. (9-12 Yaş, Altın Kitaplar, 8 TL)

Read Full Post »

Bu hafta sonu için ödevimiz ıslanmayan kağıt deneyiydi. Fen dersini çok seviyorum, bu yüzden bu çalışmayı da severek yaptım.

Malzemeler: Genişçe bir kap, bardak, kağıt ve su.

Uygulama: Kağıdı buruşturup bardağın tabanına yerleştirin. Kabı su ile doldurun ve bardağı dik olarak su dolu kaba batırın. (Dikkat! Eğer bardağı dimdik bir şekilde suya sokmazsanız içeri hava gireceğinden kağıt ıslanır. Amaç havayı bardağın içinde hapsetmek. Bu yüzden bardağı suya dik sokmaya dikkat edin.) Bardağı yine dik bir şekilde yukarı çekin. Bardağın içinde sıkışan havanın kağıdın ıslanmasını engelleyişini gözlemleyin.

Deney sayesinde öğrendiğimiz: Hava da bir maddedir. Bardağı ters çevirip suya batırdığımızda çıkacak yer bulamaz. Bardağın içinde sıkıştığı için havanın hacmi küçülür ve daha fazla küçülemeyecek kadar sıkışan hava, suyun bardağı doldurmasını engeller.


PS: Yaptığım diğer ilginç deneyler için tıklayın:

 

Read Full Post »

Önümüzdeki yıl 1, 5 ve 9. sınıflar için geçerli olacak yeni bir müfredat hazırlandı. Dünyada birçok alanda yaşanan hızlı değişim ve gelişmeler, yeni mezunlarda farklı temel bilgi ve beceriler gerektiriyor. Öğrencilerin bilgi çağında sahip olması gereken bilgi ve becerileri edinmeleri ve bunları yaşamın farklı alanlarında uygulayabilecek donanıma ve alt yapıya sahip olmaları gerekiyor. Bu gibi nedenlerle yapılan müfredat değişikliği hakkında halk, öğretmenler ve sivil toplum kuruluşları 10 Şubat’a kadar görüşlerini bildirebilecekler. 

Yukarıda geçen müfredat değişikliğinin nedenleri çok mantıklı gelse de, detaylarda göze çarpan bazı şeyler var: Atatürkçülüğün ve evrim teorisinin ders kitaplarından çıkarılması, laiklik konusunun daraltılması, kız çocuklarına kocalarına itaat etmelerinin salık verilmesi, cihat kavramının övülmesi vb. Bu değişiklikler halk tarafından peş hoş karşılanmadı tabii ki. Bir de eğitimcilerin yeterli bulmadığı bazı noktalar var. Değişikliklerin pedagojik açıdan anlamayı ve öğrenmeyi sağlamada yetersiz kaldığını düşünüyorlar. Özgür Bolat‘ın yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. 

Müfredatın son hali yazın açıklanacakmış. Şimdiden hayırlara vesile olmasını dileyelim. 

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: