Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Eğlence’ Category

– Yılbaşı heyecanı şehri sarmışken Zorlu‘da alışveriş köyü kuruldu. Antrenman sonrası Pınar ve Lara ile standları ziyaret ettik. Acıkınca nutellalı krepleri mideye indirip hediye fikirleri bulmak amacıyla mağazaları gezdik. Artık büyüdüğümüz için bize hediye almadan önce ne istediğimiz soruluyor. Bu yüzden liste yapmak önemli. 🙃

– İngilizce derslerinde mitoloji konusunu işlediğimizden daha önce bahsetmiştim. Artık ikinci dönemde sergileyeceğimiz tiyatro için hazırlanmaya başladık. Hem eğlenceli, hem zorlayıcı… Güzel bir oyun sergilemek için çok çalışıyoruz.

– Son zamanlarda http://www.zzzscore.com üzerinden oynanan bir oyun popüler oldu. Oyunun amacı 1’den 50’ye kadar olan rakamların üzerine sırayla tıklayarak bu işi en kısa sürede bitirmek. Benim dikkatim anneme göre daha iyi olmasına rağmen annemin rekorunu (27.5) geçemiyorum. Babam yanımıza bile yaklaşamıyor. 🤷🏼‍♀️

– ‘Collectible’ almaktan bıkan annem, artık kocaman olduğumu ve bu tür abuk sabuk şeylere daha fazla para harcamak istemediğini söylemişti. Ben de kabul etmiştim. Ta ki ‘Squeezamals‘ı görene kadar! Bunlar diğer Squishy’lerden farklı. Memory foam denilen malzemeden yapılmış ve kokulu!!! Gördüğüm anda en masum yüz ifademi takınıp anneme yalvardım. Yılbaşı olmasa eminim almazdı ama hediyesini seçme özgürlüğü olan bir çocuk olarak istediğimi aldırma hakkım da vardı doğrusu! Seçmekte zorlandım, sonunda bir unicorn alıp çıktık.

– Bu aralar sınıfça ‘Bilmecenin İzinde, Maceranın Peşinde’ adlı kitabı okuyoruz. Dursun Ege Göçmen’in kaleme aldığı öyküde birbirinden pek hoşlanmayan, bambaşka karakterlere sahip beş arkadaşın yaşadığı maceraya tanık oluyoruz. Çocuklar farklı yerlere gizlenmiş şifreleri bulup çözmekle uğraşırken, farklı olmanın ekip çalışmasına engel yaratmadığını da keşfediyorlar. (8-12 Yaş, Tudem Yayınları, 17 TL)

– Yılbaşı hediyelerim ağacın altında birikirken hiç beklemediğim iki hediye daha geldi: Anneannemle dedem! Hiç haberimiz yoktu, büyük sürpriz oldu. Bizi özlemişler, pat diye çıkıp gelmişler. ☺️ Aldıkları hediyelerden birini sallayınca kutu oyunu olduğunu anladığım için hemen açtık ve oynamaya başladık. Dünya çapında en çok satan oyunlardan biri olan ‘Take It Easy’de her oyuncunun bir oyun tahtası var. Amaç bu tahta üzerindeki petekleri bir oyuncunun çektiği küçük altıgen kartlarla doldurmak, bunu yaparken de kartların üzerindeki şeritlerin mümkün olduğunca aynı renk olmasına dikkat etmek. Ben strateji oyunlarını çok seviyorum, bu oyuna da bayıldım! Sadece ben değil, herkes çok sevdi ve tekrar tekrar oynamak istememe hiç itiraz etmediler. İlginizi çektiyse tanıtım videosu için buraya tıklayabilirsiniz. (8+)

– Göz açıp kapayıncaya kadar bir yılın daha sonuna geldik. Acısıyla tatlısıyla 2018’i uğurlayıp yepyeni umutlarla 2019’u karşılıyoruz… Umarım 2019, herkesin gönlündeki güzelliklerin gerçekleşeceği bir yıl olur. Hepimize mutlu yıllar!

Reklamlar

Read Full Post »

– Cumartesi antrenman sonrası için bir programımız yokken Seda’dan gelen telefonla havalara uçtum! Zeynep’le Ömer bize gelmek istiyorlarmış. 🤗 Birlikteyken çoğunlukla Minecraft ve Roblox ile vakit geçiriyoruz ama iPad’i bırakıp oyun oynadığımızda da gülmekten ölüyoruz.

– Öğretmenler Günü için bu sene sınıfça çiçek göndermek üzere organize olmadık. Ben de kendim bir şeyler yapmak istedim ve minik saksılara sukulent dikip hediye ettim.

– Çiğdem ve Uğur bizi yemeğe davet ettiler. Epey kalabalık bir grup olarak davete icabet ettik. Eğlenceli bir gecenin ardından annem Öniz’le konsere gitmek üzere ayrıldı. Babam alkollü araba kullanmasın diye biz dedemlerde kaldık. Bu arada son zamanlarda şunu fark ediyorum ki; bebeklikten beri arkadaş olduğumuz erkekler büyüdükçe değişmeye başladılar, paylaşımlarımız azaldı. 🤷🏼‍♀️

– Başka bir akşam da Neslihan ve Tunca bizi yemeğe davet ettiler. Gitmişken kaldık ve ertesi sabah Belgrad Ormanı‘na kahvaltı edip yürümeye gittik. Kahvaltı kısmı güzeldi de hava aşırı soğuk olduğundan yürüyüş kısmını çok uzun tutamadık.

– Babamla hafta içi akşamlarımıza renk getirdik ve tenis oynamaya başladık. Birlikte bir şeyler yaptığımız zaman çok ama çok mutlu oluyorum!

– Annemle film keyfinde bu sefer ‘Teen Titans Go! To the Movies’ adlı filmi izledik. Aslında bu film geçtiğimiz ağustosta biz Bodrum’dayken gösterime girdi ama gitmeye fırsat bulamadık. Ne zamandır aklımdaydı, sonunda izleyebildim. Bu, Cartoon Network’te severek izlediğim animasyon dizinin ilk sinema filmi. Hem çok eğlenceli, hem de güzel mesajlar veriyor. Sakın kaçırmayın!

– Bazı akşamlar kitap okuyamayacak kadar yorgun olduğumda annemden küçükken bana okuduğu kitapları okumasını istiyorum. Bir çeşit nostalji yapıyoruz. ‘Mona Lisa’yı Kim Çaldı?, dünyanın en bilinen tablosunun yaratılması ve çalınmasının öyküsünü anlatıyor. Aynı zamanda Louvre Müzesi’nin ziyaretçilerinin %80’inin Mona Lisa’yı görmek için geldikleri gibi ilginç bilgiler de veriyor. (5+, Binbir Çiçek Kitaplar, 5,90 TL)

– Madem aralık ayına giriş yaptık, yılbaşı ağacımızı kurmanın zamanı geldi diyerek bu sene kırmızı ve altın rengi süslerle ağacı süsledim. İşim bitince “Şimdiye kadar süslediğimiz en güzel ağaç bu oldu!” diye yorum yapınca annem her sene aynı şeyi söylediğimi hatırlattı. 😝 Minder kılıflarını değiştirdik, salonun çeşitli yerlerine objeler de koyduk. İşlem tamam, 2019’a hazırız!

Read Full Post »

– İstanbul’a döndük ve ilk iş okul alışverişini hallettik. Kitaplar kaplandı, dolabıma yerleştirildi. Kıyafetler yıkandı, ütülendi. Sınıfımız değişti ve 5-D olarak belirlendi. Yani her şey tamam! Yeni eğitim-öğretim yılı için hazırım!

– Kalan boş günleri de arkadaşlarımla buluşarak değerlendirdim.

– Annem ve babamla sinemaya gittik ve ‘İnanılmaz Aile-2’yi izledik. İlk film gibi bunu da çok sevdik.

– Yeni voleybol sezonunda klüp değişikliği yaptım ve yuvaya döndüm. İlk dakikalarda biraz çekingendim ama çabucak alıştım. Çok doğru bir karar vermişiz, Galatasaray‘da olmaktan çok mutluyum!

– Son günlerde Enid Blyton‘ın kaleme aldığı ‘Gizli Macera’ serisinin ilk kitabı ‘Gizli Ada’yı okuyorum. Mike, Peggy ve Nora’nın ebeveynlerinin uçağı kaybolur ve çocuklar hala ve enişteleriyle birlikte yaşamak zorunda kalır. Kendilerine kötü davranıldığı için çok mutsuzdurlar. Evin tüm işleri, yemek, temizlik vs. onlara yıkılmıştır. Bir gün Jack adında bir çocukla tanışırlar. Jack onlara gizli bir adadan bahsedip oraya kaçmayı önerir. Bu plan çocukları çok heyecanlandırır ve hemen hazırlıklara başlarlar… (7-12 Yaş, Artemis Çocuk, 15 TL)

Read Full Post »

– 14 günlük seyahatin sonunda eve dönmek harikaydı! Gerçi dönüşümüz seçimlere yetişme telaşıyla biraz heyecanlıydı ama hem biz hem Acarkent ekibi zamanında sandık başında olduk. Artık iç rahatlığı ile eve dönüşün keyfini çıkarabilirdik!

– Dönüşümüzün ertesi günü için Tiryakiler’le sözleşmiştik. Büyükler yine çok keyifli bir gün geçirdiler ama bizim Arda’yla frekansımız tutmadı. Böyle bir şey ilk kez olduğu için herkes çok şaşırdı ama bir şekilde zaman geçirdik.

– Bir buluşma da Lara’yla Göztepe Parkı’nda yaptık. Hava tam park havasıydı; ne soğuk ne de sıcak. Bodrum’da görüşebilmek umuduyla sarılıp ayrıldık.

– Evde zaman geçirirken bizimkilerle en çok oynadığımız oyun Tiryakiler’in hediyesi olan ‘Tik… Tak BOMM’du. Bunu Sude’yle oynamıştık, ben biliyordum zaten ama annem de çok sevdiği için fazlaca oynamış olabiliriz. Oyunda seçilen kartlardaki konsepte göre (uzayda, kumsalda, caddede vs.) kelime türetmek gerekiyor. Bunu yaparken de hızlı olmak ve elindeki patlamaya hazır bombayı senden sonraki kişiye geçirmek lazım. Bomba 10-60 sn. arasında herhangi bir anda patlayabiliyor. Patladığı zaman kimin elindeyse kart onda kalıyor. Oyunun sonunda elinde en az kart olan oyuncu kazanıyor. Tik… Tak BOMM’u her dilde oynamak mümkün. (5+)

– Gemideki arkadaşlarımdan öğrendiğim bir iskambil oyunu var: ‘Bonjour Madame! Bonjour Monsieur!’ Oyun hem basit, hem eğlenceli. Dikkatli olmak ve zamanında tepki vermek üzerine kurulu olan oyun şöyle oynanıyor: Bir deste iskambil kağıdı oyuncu sayısına göre bölünüyor. Rastgele ya da eşit olabilir, fark etmez. Sonra oyuncular ellerindeki kartları sırayla yere açmaya başlıyor. Vale, kız ve papaz dışındaki kartlara tepki verilmiyor. Kız çıkarsa herkes “Bonjour Madame!” diyerek elini alnına götürüp selam veriyor. Vale ya da papaz gelirse de “Bonjour Monsieur!” diyerek elini alnına götürüp selam veriyor. Eğer birisi yanlış karta selam verirse/selam vermeyi unutursa ya da gecikirse yerdeki tüm kağıtları alıyor. Oyunu zorlaştırmak isteyenler yere 9 açıldığında miyavlama, 10 açıldığında havlamayı da kurallara ekleyebilir. Bu oyunda biz çok gülüp eğleniyoruz ama dayımla oynamak ayrı bir efsane! 🤣 (6+)

– Bu yaz iki ay Bodrum’da olacağımızdan bahsetmiştim. Yolculuk öncesi eksikleri tamamlama işleriyle de uğraştık bu hafta. Artık her şey hazır. Bekle bizi Bodrum!

Read Full Post »

Ålesund’dan ayrılıp Tromsø’ya gitmek üzere yaklaşık 1,5 gün süren yolculuğumuzda Kuzey Kutup Dairesi’ne girdiğimiz için 24 saat gündüzü yaşamaya başladık. Güneş hiç batmıyor, ufuk çizgisine yakın bir yerde asılı kalıyor. (Midnight Sun) Bu elbette bizim için çok değişik bir tecrübe.

Gemide nasıl vakit geçirdiğimize gelince; ben Juniors’ Club’a gittim, babamla dedem basketbol ve masa tenisi oynadılar, Dünya Kupası maçlarını izlediler, sonra hep birlikte kağıt oynadık, trivia’ya katıldık, şovları izledik, yürüyüş yaptık vs.

Bir de 19. kattaki ‘Himalayan Bridge’ adındaki macera parkurunda vakit geçirdim. Norveç Denizi’nde ilerlerken bulutların üzerinde yürüyor gibiydim.

Açık havadaki sulu kaydıraklardan kaymak için mayolarımızı giyip gittik ama o sırada bir arıza çıkmıştı, bu yüzden kayamadık. Hava güneşliydi ve çok rüzgar yoktu. Umarım tekrar fırsat bulabiliriz.

Her ne kadar black-out perdeler de olsa gece bir türlü uykumuz gelmek bilmiyor. Geç yatıp erken kalkmamıza rağmen uykunun eksikliğini de hissetmiyoruz. Hava sıcaklığı 4C. Şu an 69. paraleldeyiz ve yukarı çıkmaya devam ediyoruz. İstikamet; Tromsø.

Read Full Post »

Hamburg limanından çıkıp Elbe nehri boyunca ilerleyen gemimiz Kuzey Denizi’nde seyretmeye başladı. Hava çok rüzgarlı, deniz çok dalgalı, dolayısıyla koskocaman da olsa geminin sallandığı hissediliyor. Gemide yaklaşık 5.700 yolcu, 1.500 mürettebat var.

Bu kez yalnız değiliz; 20 kadar Türküz ve rehberimiz var. Rehberimizin ilk söylediği hemen buluşup karaya yanaştığımız günlerde çıkacağımız turları seçmemiz gerektiği oldu. İnanılmaz ama gerçekten de bizden önce binenler turların çoğunu doldurmuş bile! Önceden araştırdığımız için biz turlara hakimdik, tekrar bir üstünden geçip beğendiğimiz turlara kayıt olduk ve henüz karar veremeyenlerden ayrılıp gemiyi keşfe çıktık.

Karayipler seyahatimizde annemin yanından bir saniye bile ayrılmamıştım. Bu kez rica minnet Juniors’ Club’a bakmaya gittim. Çocuklar için harika bir yer yapmışlar: PS4, legolar, kutu oyunları, sanat malzemeleri ve belirli saatlerde özel etkinlikler… İlk gün bir saatliğine gidip diğer çocuklarla PS4 (Minecraft) oynadım. Ortam hoşuma gitti, arada uğrarım diye düşünüyorum.

Gemide her şey belirli bir düzen içerisinde işliyor. Önceden akşam yemeğinizi saat kaçta yemek istediğinizi söylüyorsunuz, ona göre ayarlamalar yapılıyor. Herkesin restoranı, masası, hatta garsonu bile belli. Bu yüzden kaos yok. Yemekten sonra yine canlı şovlar var. Çocuklar için klüp 23’e kadar açık.

İlk akşam babamın ve dedemin doğum günü olduğundan, garsonlar mutfak malzemeleriyle müzik yaparak kendi dillerindeki doğum günü şarkısı eşliğinde pasta getirdiler. Biz de, etrafımızdaki herkes de çok eğlendi. İyi ki doğmuşsunuz babacım ve dedecim!

Günün yaklaşık 20 saati gündüz olduğu için odalarda black-out perdeler sayesinde rahat uyuyoruz. Odamız gayet konforlu. Hava sıcaklığı 11C. Şimdilik havadisler bu kadar. İstikamet; Ålesund. 🇳🇴

Read Full Post »

– Bu hafta itibariyle sınavlar bitti. Hepimiz bir “Oh!” çektik.

– Artık rahatladığıma göre normalde hafta içleri oynama iznim olmayan Playstation serbest oldu. Son zamanlarda en keyif aldığım oyun ‘The Lego Movie Videogame’. Filmden de bildiğimiz üzere Emmet dünyayı kurtarmak için seçiliyor. Kahramanlardan aldığı destekle Lord Business’i alt edip dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Çok eğlenceli bir oyun! (119 TL)

– Okulumuza Kral Şakir‘in yapımcısı geldi. Yapım bana pek hitap etmiyor ama biliyorum seveni çok. Mesela Ömer. 😉

– Heyecanla senenin son haftalarını beklerken, bu sene okul pikniği yapılmayacağı söylendi. Hepimiz çok üzüldük. Sonra gönlümüz olsun diye bahçede yapabileceğimizi söylediler. Hepimiz evden bir şeyler getirdik. Ben yine arkadaşlarımın çok sevdiği M&M’li kurabiyelerden yaptım.

– Fırsat buldukça Akasya‘daki trombolin parkına gittik.

– Kitapçı ziyaretimizde bu kez ‘Where’s Wally’i seçtim. Kitapta Wally ve arkadaşlarını, farklı yerlerden atılmış kartpostallarda arayıp bulmamız gerekiyor. Görseller o kadar küçük ki, annem “Ela emin misin? Kafayı yiyip kitabı bir yere atmayasın?” dedi. “Hayır, çok severim böyle şeyleri!” diye ısrar edip kitabı aldırdım. İçinden bir de büyüteç çıkıyor. Resimlerdeki mini mini karakterleri arayıp buluyoruz. (5+, Walker Books, £4.99)

– Zeynep ve Ömer’le Kidzania‘da buluştuk. Ömer’in pek keyfi yoktu, içeride de hiç eğlenmedi. Annelerin yanında olmayı tercih edip çıkmak istedi. Normalde üçümüz hiç ayrılmayız ama zorlamadık, biz de Zeynep’le takıldık.

– Bilsem’de son dersimizi yaptık. Farklı atölyeler düzenleyerek eğlenceli bir veda olsun istemişler. Lara ve ben, maske boyama ve hamurdan oyuncak yapma atölyesine katıldık, sonra da sınıfa gidip sene boyunca üzerinde çalıştığımız tuvallerimizi aldık. Seneye ortaokul öğrencisi olacağımız için proje bazlı çalışacakmışız. Umarım son iki seneden daha verimli geçer.

– Eczacıbaşı’nda da son dersimizi yaptık. Beni hazırlık takımına seçtiler. Antremanlara temmuzda başlayacaklar ama biz İstanbul’da olmayacağımız için katılamayacağımdan eylülde görüşmek üzere koçlarla vedalaştım.

– Yaz tatiline girerken bir puzzle’ım olsun, gelir gider yaparım diye düşündüm. Kedili-köpekli şirin bir şey aldım. Acaba okul açılıncaya kadar bitirebilecek miyim?

– Ve mezuniyetimizi kutladık! Okulumuzun bir organizasyonu yoktu; 4D ve 4E velileri olarak ailelerimiz ilkokula güzel bir veda olsun diye Garden Fiesta‘da barbekü partisi organize etmişler. Kocaman çim alanda koşup oynadık. Sonra da pasta kesip kepleri havaya attık! Arkadaşlarımın çoğuyla 3-4 yaşından beri beraberiz, iyisiyle kötüsüyle birçok anımız oldu. Başarıyla geçen ilkokul yıllarından sonra sıra ortaokula geldi! Bakalım bizi neler bekliyor?

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: