Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘İhtiyaç listesi’ Category

Ece Hanım merhaba, yeni doğan bebeğin göbek bakımı ve hastane seçimi hakkında görüşlerimi sormuştunuz. Bebek bekliyorsunuz sanırım, şimdiden sağlıkla kucaklamanızı dilerim. 🙂

Öncelikle göbek bakımından bahsedeyim. Hiç çekinceniz olmasın, ölü doku olduğu için o bölgeye rahatlıkla dokunabilirsiniz, .

Sadece üzerini bezle kapatmamaya dikkat edin. Açıkta kalmalı ki, havayla temas etsin, kurusun ve düşsün. Kurumayı hızlandırmak için alkollü pamuk ile silebilirsiniz. Göbek bağı varken bebeği su dolu küvette banyo yaptırmamak gerekiyor. Çok ihtiyaç olursa hastanede yaptıkları gibi musluğun altında başından aşağı su akıtarak göbekte su birikmeyecek şekilde yıkayabilirsiniz. Ama genel kanı göbek bağı düşene kadar bebekleri yıkamamak gerektiği yönünde. Mustela‘nın Physiobebe adlı durulama gerektirmeyen bir temizleme sıvısı var. İsterseniz bebeğinizi bu ürünle silebilirsiniz.

Bazı bebekler ilk hafta göbek bağını düşürüyor, bazılarının düşürmesi 10 günü bulabiliyor. Göbek bağında kötü koku olmadığı sürece endişe etmeyin, koku hissederseniz de herhangi bir enfeksiyon olasılığına karşı hemen doktora götürün. Ben bebek bakımında ne zaman yardıma ihtiyaç duysam Ayşe Öner‘in ‘Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı’nı referans aldım, buraya tıklayarak göz atabilirsiniz. Yeni doğanın göbek bakımı hakkında kendisinin bir video’su var, onu da buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Hastane seçimi için kafa yormakta haklısınız. Çünkü gerçekten çok fazla hastane var ve bir çoğu resmen otel konforunda hizmet sunuyor. Ben her konuda araştırma yapma ve üzerinde bolca düşünme huyu olan biriyim. Neyse ki hastane konusunda karar vermek benim için çok kolay oldu. Doktorum Gayrettepe Florence Nightingale ve Amerikan Hastanesi’nde doğum yaptırdığını, bu iki hastaneye ve ekibine güvendiğini söyleyerek ikisinden birini seçmemizi önerdi. İkinci alternatifle ilgili çevremizde kötü deneyimi olan pek çok kişi vardı. Bu yüzden ben biraz ön yargılıydım, Gayrettepe Florence Nightingale hakkında da bir o kadar pozitif yorum almıştık. Evimize çok yakın oluşu da tercih yapmamızda etkili oldu diyebilirim. Ben de size doktorunuzun rahat edeceği ekiple, güvendiği bir hastanede doğum yapmanızı öneririm. Eğer kendisinin bu konuda bir yönlendirmesi bulunmuyorsa birkaç hastaneyi gezerek ya da telefonla arayıp aşağıdaki soruları sorarak bir seçim yapabilirsiniz:

– Hem anne, hem bebek için yoğun bakım ünitesi ve her türlü tıbbi olanak mevcut mu? Hem anne, hem bebek bakımına önem veriliyor mu? (Maalesef bazı hastanelerde bebeklere çok iyi bakıyorlar fakat annelere aynı derecede özen göstermiyorlar.)

– Hastane ‘bebek dostu’ mu? (Bu konu gerçekten çok önemli. Bebeği doğar doğmaz yıkamayan, hemen mama vermek için uğraşmayan, emzirme konusunda anneye destek olmaya çalışan bir hastane olduğundan lütfen emin olun. Özellikle emzirme ve mama desteği konusundaki yaklaşımlarının bebeğinizi büyütme sürecinize etkisi büyük olacak.)

– Bazı hastaneler 2, bazıları 3 gün yatmanızı ister. Bazıları normal doğum yaparsanız hemen ertesi gün çıkış verebilirler. Hastanenin bu konudaki yaklaşımı nedir? Normal doğumda kaç gün, sezaryanda kaç gün yatarsınız? Paket fiyat var mı? Suit oda imkanı var mı? Varsa fiyatı nedir? Doktor hariç tüm ücretler ne kadar tutar? Epidural kullanılması durumunda tutara dahil midir, yoksa ekstra ücret mi alınır? Sigortanız varsa ne kadarını kapsıyor, ne kadar ekstra ödeme çıkıyor?

– Bebek paketi uygulaması var mı, yoksa bebek bakımıyla ilgili masraflar ücrete dahil mi? (Bebeğin çocuk doktoru tarafından yapılacak olan ilk muayenesi, işitme testi, yapılan tahliller, kalça çıkığı için ultrason… vb.)

– Normal doğum yapacaksanız odada yapabiliyor musunuz, yoksa doğumhaneye mi alıyorlar?

– Eşinizin doğuma girmesini istiyorsanız, hastane buna izin veriyor mu?

– Doğumdan sonra bebeğin annenin yanında kalmasına izin veriliyor mu yoksa bebek odasında mı tutuluyor?

– Yine doğumdan sonra emzirme ve bebek bakımıyla ilgili anne-babaya eğitim veriliyor mu?

Çok keyifli bir yolculuğun başındasınız. Size şimdiden sağlık ve mutluluk diliyorum. Umarım yardımcı olabilmişimdir…

Ela’nın annesi Gaye 🙂

Reklamlar

Read Full Post »

Bir tatilin daha sonuna geldik. Resmen tadı damağımda kaldı. Yer yer huysuzluğum ve inatçılığım tuttu ama genel olarak uyumlu bir çocuktum. Uçağa giderken “Yine buraya gelelim!” diye sayıklamaya başlamıştım ama annem beklentiye girmemi istemediği için bunun düşük bir olasılık olduğunu söyledi.

– Geçen sene de bu zamanlar Voyage Türkbükü‘ndeydik ve çok memnun kaldığımız için bu sene tekrar gelmiştik. Memnun kaldıklarımız arasından değişmeyen tek şey denizin güzelliğiydi. Onun dışında hizmetler aksadı, otel çok kalabalıktı, tesis eskimeye başlamıştı vs. Uzun uzun yazmayayım şimdi. Yine de bu aksaklıklar benim tatilden keyif almamı engellemedi. Güzel arkadaşlar (Heidi ve Naz) edindim, denizden çıkmadım, bol bol dondurma yedim, mini diskoda tepindim. Daha ne isteyeyim?

20141015-210742-76062454.jpg

20141015-210742-76062818.jpg

– Tesis içerisinde kendimce ‘zıpzıp araba’ diye isim taktığım golf arabalarıyla dolaşılıyordu. Odamız sahile çok yakın olmasına rağmen her fırsatta bunlara bindim. Benim için gerçekten büyük eğlenceydi.

20141015-211024-76224805.jpg

– Okumayı öğrendim ama yaz tatilinde bol bol da pratik yapmam gerekiyordu. Şimdiye kadar pek zaman bulamadım fakat bundan sonra bu konuya daha fazla önem vereceğim. Öğlen güneşinden kaçıp odaya gittiğimiz zamanları kitap okuyarak ve çizgi film izleyerek değerlendirdim.

20141015-211216-76336894.jpg
– Valizimde bolca kitap vardı. Bunlardan ikisi son zamanlarda en severek okuduklarımdı: Hırçın Prenses Goncagül ve Şarkı Söyleyen Berber.

Fulvia Degl’Innocenti tarafından kaleme alınan Hırçın Prenses Goncagül, prenses olmak istemeyen bir prensesin öyküsü… Hayatını nasıl yaşayacağını kendisi belirleyene kadar bazı hırçınlıklar yapıyor. En sonunda annesi ve babası gerçekten ne istediğini sormayı akıl ediyorlar. Bunun üzerine Goncagül gönlünde yatanı açıklıyor, ailesini ikna ediyor. Sonra da çok ama çok mutlu bir hayat sürüyor. (5+, Yapı Kredi Yayınları, 14 TL)

20141015-212452-77092678.jpg

Şarkı Söyleyen Berber ise Arslan Sayman ve Deniz Üçbaşaran birlikteliğiyle ortaya çıkmış. İşleri iyi gitmeyen Meraklı Berber, tüm çocukların neden Şarkı Söyleyen Berber’e gittiğini merak ediyor ve sırrını öğrenmek için o da Şarkı Söyleyen Berber’in müşterisi oluyor. Sonunda Şarkı Söyleyen Berber’in sırrı olmadığını, sadece çocukları çok sevdiğini öğreniyor. Ama bunu öğrenirken hem bıyığından hem de kâkülünden oluyor. (5+, Yapı Kredi Yayınları, 8 TL)

20141015-214010-78010436.jpg
– Sivri sineklerin tatilimizi zehir etmemesi için bu sene de hazırlıklı gitmiştik. Yalnız geçtiğimiz senelerde aldığımız gülen suratlı sinek kovucudan bu sene yoktu, onun yerine Mosquitno Spotz çıkmış. Bir pakette 6 yapışkanlı sinek kovucu flaster var ve her birinin etkisi 3 gün sürüyor. Akşam yemeğine çıkmadan mutlaka bir tane sırtıma yapıştırdık.

20141015-213507-77707078.jpg

– Güneş koruyucu olarak yine parabensiz ve geniş spektrumlu ürünler kullandık. Başımda hep ıslak bandana vardı ve mümkün oldukça gölgede kalmaya gayret ettim.

20141015-214419-78259470.jpg

– Veee tabii ki Bodrum’a gitmişken çok sevdiğim arkadaşım Eylül’ü görmeden dönmedim! Bir akşam Memedof‘ta yemek yedik, anne-babalarımız sohbet ederken biz oyun oynadık. Birbirimizi gerçekten çok özlemişiz.

20141015-214627-78387429.jpg

Read Full Post »

Hamile kalan her arkadaşının anneme sorduğu bir soru var: “Bebek mobilyasını nereden aldınız?”

Biz Letto’dan almıştık, orası kapanalı epey oldu. Bu yüzden annem aklındaki birkaç markayı söylüyordu. Soran çok olunca elinin altında hazır liste bulunsun diye bildiği markaları yazmıştı, her yeni soruda aynı listeyi mail atıyordu. Şu günlerde hem hayatımıza yeni bir bebek gireceği hem de yeni taşınacağımız evde benim de yeni bir yatağa ihtiyacım olacağı için liste tekrar gündeme geldi. Masko ve Modoko’ya gidildiğinde yan yana birçok bebek/çocuk mobilyası satan mağaza var fakat hepsi aynı çizgideler. Farklı alternatifler arayanlar için aşağıdaki liste iş görecektir. (İsimlere tıklarsanız, markaların web sayfalarına gidebilirsiniz.)

– All Baby Baby

– Baby Angels

– Babyart Mobilya

– Baby En Kids

– Bedrooms

– Biscuit

ByKepi Kids

– Cisssa Mobilya

Crocodily

Çilek Mobilya

– Fatih Kıral

Habitat

IKEA

– İnci Tunçel 

Kids&Teens

M Design

– Mika Decor

– Mothercare

My Baby Brand

– Nest by Mozaik

– Odda

Semart Mobilya

– Sialdi

– Stylewood

Tepe Home

Vibel

Aşağıdaki linkler de ilham peşinde koşanlar için 🙂

Sian Zeng
Ferm Living
Serendipity 
Atelier Lzc.
– Normann Copenhagen
Miss Print 
Kast van een Huis
Designers Guild

Read Full Post »

– Her şey normale dönünce pazartesi mutlu mesut bir şekilde okuluma gittim. Salı Zuzu’s Forest kitabının yazarı Görkem K. Arsoy okulumuza geldi ve canlandırarak bize kitabını okudu. Ben de hem ‘Zuzu’s Forest’ hem de ‘Zuzu and the Sleepy Owl’ olduğu için “Bu kitaplar bende vaaar!” diye çığlığı bastım.

20140908-082059-30059372.jpg

Zuzu adındaki bir kız çocuğunun maceralarına yer veren kitapların Türkçe versiyonları da mevcut. Biz son zamanlarda Türkçe kitap almaya ara verdik, bu yüzden İngilizce olanlarını tercih etmiştik. Kitapların konusu basit ama dilinin basit seviyede olmadığını söylemeliyim. Geçmiş zaman kullanılarak yazılmış ve bolca yeni kelimeye yer verilmiş. İllüstrasyonlar Simeon Tennant’a ait. Annemin notu: İki kitabın da redaksiyondan geçmesi gerekiyor. (6+, Yapı Kredi Yayınları, 8 TL-11 TL)

– Annemle babam Berlin’den eli boş gelmemişler, iki set Legom daha oldu. Bir tanesi Cinderella’s Dream Carriage. Diğeri de Ariel’s Amazing Treasures. Ne zaman boş vakit bulsam yeni oyuncaklarımla oynadım.

20140908-112704-41224493.jpg

20140908-112703-41223865.jpg
– Çarşamba okuldan gelip doğruca Ela’ya oyuna gittim. Perşembe okuldan geldiğimde ise Mine bizdeydi. Doğum günüm sırasında Brezilya’daymış, fotoğraflarımı görünce bu şekerlikleri benim için almış. Anneme ayak numaramı bile sormadan bu kadar isabetli bir seçim yaptığı için kocaman bir öpücüğü hak etti!

20140908-084528-31528460.jpg

Mine gittikten sonra babam aradı; Sinan, Aylin ve Selin’le buluşup Çıtır’a gittik. Sinan’ın kuzeni Hatay da bir ara yanımıza uğradı. Baba olmak üzereydi ve çok heyecanlıydı. Blog’umu biliyormuş. “Kullanıp memnun kaldığın ürünleri yazıyorsun, Stokke’nin bebek mobilyalarını çok beğendim. Benim adıma mutlaka bahset.” dedi. Stokke Sleepi adlı yatağın özelliği; bebek büyüdükçe eklenen aparatla yatağın da büyütülerek çok uzun yıllar kullanılabilmesi. Beşik olarak alınan yatak çocuk 10 yaşına gelene kadar rahatlıkla kullanılabiliyor. Aynı şekilde Stokke Care adlı alt değiştirme ünitesi de çalışma masasına dönüştürülebiliyor. Ürünlerin asıl sahibi olan Atila’ya bu vesile ile “Aramıza hoş geldin!” diyorum. 🙂

Yemeğin bitmesine yakın annem bizden ayrıldı, dayımla buluşup sinemaya gittiler. Biz babamla eve döndük. Dün başlayıp bitiremediğimiz puzzle’larımız vardı. Onları tamamladık. Sütlaç yedik, kitap okuduk ve yattık.

– Cuma okul çıkışında ise sınıftan birkaç arkadaşımla Kidzmondo‘ya gittik. Kalabalık grupla gidince daha çok eğlendim. Özellikle birlikte aldığımız koreografi dersinden sonra yaptığımız dans gösterisi herkes tarafından çok beğenildi, çılgınca alkışlandık! 🙂

20140908-085403-32043221.jpg

20140908-085404-32044750.jpg

20140908-085404-32044408.jpg

20140908-085404-32044009.jpg

20140908-085401-32041995.jpg

20140908-085402-32042410.jpg

20140908-120341-43421364.jpg
Eve dönünce kazandığım paraları daha önce kazandıklarımla birleştirip defalarca saydım. Bir şey satın alabilmek için çok çalışmam lazım, çook!

20140908-120547-43547621.jpg

Read Full Post »

Annemin yeni doğum yapan arkadaşlarından biri çok minik göğüs uçları olduğundan bebeğini emziremediği için üzülüyormuş. Blog’uma bakmış ama bununla ilgili bir yazı göremeyince anneme ne yapabileceğini sormuş. Annemin değil ama Ayşe Öner’in ‘düz/içe dönük meme uçlarının tedavisi’ için tavsiye ettiği bir ürün var: Avent Niplette. Philips_Avent_Niplette

Basitçe; meme ucu şeffaf bir kalıbın içine sokulup vakum uygulayarak dışarı çekiliyor. (Ayrıntılı kullanım videosu burada.) Günde 8 saatlik kullanım ile 1-3 ayda sonuç verdiği söyleniyor. Bu sorunu olan anne adayları hamileliğin ilk 6 ayında ürünü kullanabilirler. (Son aylarda doğumu başlatma riski olabileceği için memelerin uyarılması önerilmez.) Doğumdan sonra ise emzirme öncesi birkaç dakika kullanarak meme ucu dışarı çıkarıldıktan sonra bebek emzirilebilir.

Emzirme ile ilgili tüm sorular için daha önce de önerdiğim Ayşe Hemşire’nin ‘Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı’na ya da ‘La Leche League International-Emzirme Sanatı’na göz atabilirsiniz.

Read Full Post »

Bilindiği üzere saç konusunda epey geriden geliyorum. Açık renk ve ince telli saçlara sahip bir bebek olarak uzamalarını uzun bir süre bekledim. Yavaş yavaş uzadılar, 4 yaş civarı uzama hızlandı ve bir anda herkesin dikkatini çekecek şekilde çok saçım oldu.

İnce telli saçın mı var, derdin var… Yazın annem çok zorlandı. Her gün banyo yaptığımız için önce beni yıkayıp karmakarışık olmuş saçlarımı açıyor, ardından aynı işlemi kendi için tekrarlıyordu. Çekiştirmekten kopan saçlarımıza ve canımızın acımasına hiç değinmeyeyim.

Annem aynı dertten muzdarip insanların ne tür çözümler bulduğunu araştırınca internette Tangle Teezer marka tarağa rastlamış. Yorumlarda herkesin taraktan mucize gibi bahsettiğini görünce o sırada Amerika’da olan babaannemden almasını istemiş. Geçen hafta da Trukid Dancing Hair Detangler almıştık. İki ürün sayesinde durum buyken bu:

20131031-100310.jpg

20131031-100323.jpg

Benzer sorunu yaşayanlara tarağı kesinlikle tavsiye ederim. Evet kemik gibi doğal bir malzemeden değil, plastik. Ama gerçekten çok başarılı. Detangler kullanmanın da faydası oldu, saçımı yumuşatıyor. Bir de düzleştiriyor ve kuruduktan sonra karışmasını önlüyor.

Bu arada tarak Türkiye’de de satılıyormuş: Mucize Tarak.

Bir dahaki sefere Bioderma ABCDerm Nonrinse Detangling Sprey‘i alıp deneyeceğiz. Duş jeli ve nemlendirici olarak bu seriyi kullanıyorum ve çok memnunum. Bakalım saç açıcı spreyi nasıl?

Read Full Post »

Sivrisinekler biz çocukları daha mı çok seviyor nedir, nereye gitsem ilk gece şişleniyorum. Bir yerimi açıkta bırakmaya gelmiyor. Geçen yaz Foça’ya gelirken yanımızda sinek kovucu bileklik getirmiştik. Cilde sürülen krem ve spreyleri (Off, Kov, Defans, Moustidose, Zanza vb.) tercih etmediğimizden pusetime ya da yatağımın başına bu bilekliği koyarız diye düşünmüştük. Ortalıkta pek sinek yoktu. Paketi açmadan geri getirdik.

Valizi hazırlarken annem bilekliği de almış fakat son kullanma tarihinin geçtiğini fark etmiş. Yenisini almak üzere eczaneye uğradık. Bileklik yerine kıyafete yapıştırılan “Sivrisinek Kovucu Flaster – Mosquito Repellent Patch” bulup onu aldık.

Sonuç mu? Ela:1 Sivrisinekler:0 🙂

20120724-154153.jpg

PS: Önemli nokta şu ki; ‘patch’leri ellememem gerekiyor. Bu yüzden annem sırtıma yapıştırmayı tercih ediyor. Yatmadan önce de yatağımın hemen yanındaki perdeye yapıştırıyoruz. Etkisi 12 saat sürüyor.

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: