Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Mutfak’ Category

Epeydir dondurmamızı evde yapıyoruz. Dondurma makinesine gerek olmadan, yoğurt bazlı, meyveli, kolay dondurmalar… Ben çok seviyorum, kendim yaptığım için daha kıymetli oluyor ve artık pek dışarıdan dondurma almıyoruz. Bu tür sağlıklı dondurmaların bir adı varmış: Nicecream. Ne güzel düşünmüşler.. ☺️ Aşağıya tarifi yazıyorum. Biz ilk Gurmebebek’te görmüştük. Bir kere yaptıktan sonra ağız tadınıza göre; daha yoğun meyve tadı ya da daha çok bal olsun gibi yorumlarınız olursa istediğiniz gibi tarifi şekillendirebilirsiniz.

6-7 çorba kaşığı süzme yoğurt

8-10 çilek/böğürtlen ya da 2 küçük şeftali

1 çorba kaşığı bal

Blenderda önce meyveleri püre haline getirdikten sonra bal ve yoğurt ekleyip tekrar karıştırın ve çubuklu dondurma kalıplarına doldurun. Buzlukta birkaç saat donmasını bekledikten sonra keyifle hüpletin. 😋

Reklamlar

Read Full Post »

Bir yıl daha geçti ve ben bir yaş daha büyüdüm. 😇

Bu seneki pastamı unicorn’lu yapalım istedim; annem yine “Uğraşmayalım, hazır alalım.” dedi, ben yine kabul etmedim. İyi ki de etmemişim, pastam çok güzel oldu. Annem sadece keki pişirip kapladı, diğer ince detaylarla ben uğraştım. Ailecek bizde toplandık. Rüzgar’la eskisi kadar sık görüşemediğimizden onu çok özlüyorum, bu yüzden özellikle davet etmek istedim. Çok güzel bir gün oldu, nice mutlu yaşlar bana!

Read Full Post »

– Yeni yıl gelirken beraberinde kar yağışını da getirdi. Tabii ki bu durum evimizde şenliklerle karşılandı. Bu kez inanılmaz ama inanılmaz çok kar yağdı. O kadar çok yağdı ki balkonumuz bile kar doldu. Okulların da tatil edilmesiyle benim için iş iyice eğlenceye döndü. Bizimkileri günde 3 kez mutlaka dışarı çıkarıyordum, balkon da kar dolu olunca 2-3 kez de balkona çıkıp karla oynadım. Bütün günüm dışarda geçti diyebilirim. Harikaydı!


– Evdeki sayılı dakikalar da kutu oyunu oynamak ya da kurabiye yapmak gibi aktivitelerle geçti.


– Kar bitince de hayat eski temposuna döndü. Büyükler işe, çocuklar okula…

– Kitaplığıma iki kitap ekledik. İlki; Filozof Çocuk serisinden Neden Varım? Oscar Brenifier’in 3-6 yaşa hitap eden Küçük Filozof serisinden daha önce bahsetmiştim. 18 kitaplık Filozof Çocuk serisi ise 6 yaş ve üzeri çocuklara göre. Neden Varım? fazla kafa karıştırmadan insanın neden varolduğunu sorgulayan çocukları konu üzerinde düşünmeye yönlendiriyor. (6-12 Yaş, Tudem Yayınları, 10 TL)

– Jonathan Swift’in 1726 yılında kaleme aldığı Güliver Küçük İnsanlar Ülkesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın İlköğretim Öğrencileri İçin 100 Temel Eser Listesi’nde yer alan bir klasik. Kahramanımız Gulliver hem doktor, hem kaptan, hem de maceraperesttir. Çalıştığı gemi bir fırtınada batar ve sadece Gulliver kurtulur. Kıyıya çıktığı Lilliput ülkesinde yaşayanların 20 cm boyunda minicik insanlar olduğunu görür. Lilliputlular önce Gulliver’den korkar ama günler geçtikçe onun iyi niyetli biri olduğunu anlarlar… Yazar bu kitabı zamanın İngiltere’sini ve İngilizler’i eleştirmek amaçlı siyasi hiciv tarzında yazmış olsa da kitap zamanla çocuk klasikleri arasına girmiş. Açıkçası kullanılan dil de anlatım tarzı da bana değişik geldi. Kitabı yarıladıktan sonra okumak istemedim ama sonunda ne olacağını da çok merak ediyordum. Konusu ilgimi çekmeyi başarmış olsa da dilini biraz ağır buldum ve resimleri hoşuma gitmedi. Böyle iki arada bir derede kalınca kitabın kalanını annemle birlikte okuyarak kendimizce bir çözüm bulduk. (6-10 Yaş, Arkadaş Yayıncılık, 3,90 TL)

Read Full Post »

– Güneşli günlerle başlayan mart ayı aynı şekilde devam ediyor. Caddebostan sahilindeki bisiklet turlarım artık daha keyifli!


– Fırsat buldukça Galatasaray’ın voleybol maçlarına gitmeye başladık. Ortam çok eğlenceli. Amatör voleybolcu olduğum için de ekstra keyifli!


– Minecraft’a olan düşkünlüğüm yüzünden bu seneki doğum günü temasını Minecraft olarak belirledik. Pasta tasarımı için annemle internette biraz araştırma yaptık, nasıl bir şey ortaya koyabileceğimizi konuştuk. Araştırmamız sırasında kitap ayracı fikirlerine de rastladık. Hemen bir set yapıverdik.

– Mutfak becerilerinde sıra köfte yapmaya geldi. Annemin elinden bir işi daha kaptım diyebilirim. Bu arada son zamanlardaki favori televizyon programım Cutthroat Kitchen oldu. Home&Entertainment kanalında yayınlanan bu yemek yarışmasında, şefler sunucunun önerdiği araçlarla birbirlerini sabote ediyorlar. Ortaya komik ama zorlayıcı sahneler çıkıyor. Yarışmanın sonunda şeflerin neler çektiğinden haberi olmayan bir jüri üyesi, yemekleri değerlendirip birinciyi belirliyor.

– Daha önce izlediğim ve çok beğendiğim, Eti Çocuk Tiyatrosu‘nun sahnelediği Kral Çıplak adlı çocuk oyununu bir kez de okulda izleme fırsatı buldum. Bir de alkışlarken tırnağım gözüme girmese iyiydi… Bana yine revir yolları göründü. Mikrop kapmasın diye ilaç damlattılar, neyse ki kötü bir şekilde sonuçlanmadı.

– Doğum günüm yaklaşırken anneannemle dedem İstanbul’a geldiler. Fakat olaylar beklediğimden farklı gelişti; annem grip oldu. Annemin partim için hazırlık yaparak geçirmesi gereken günler yatakta geçince partimi ertelemek durumunda kaldık. Zaten pek kimsenin tadı da yoktu. Doğum günümün olduğu hafta sonu evden bir yere çıkamadık. (Voleybol dersimiz de ertelendi.) Evde oyun oynayarak vakit geçirdik. Kalabalık olunca en sevdiğim şey Monopoly oynamak. Kutu oyunlarına bir başlayınca devamı geliyor, evde geçen saatlerin en iyi yanı ailecek oyun oynamamız oldu.

– Kalabalık seyirci grubunu bulmuşken Masal Tiyatrosu serisinden Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler kitabını kullanarak hazırladığım maket tiyatro ve kağıt oyuncaklar ile bir gösteri gerçekleştirdim. Ben öyküyü sahnelerken annem de dış ses görevini üstlendi. (4+, İş Bankası Kültür Yayınları, 18 TL)

 
– Kitaplığıma iki yeni kitap ekledik: ‘Katie ve Dinozorlar’ ile ‘Katie ve Yıldızlı Gece’. Daha önce iki kitabını okuduğum seride, Katie müzede gezerken gördüğü tabloların içine girip çıkarken yaşadıkları çerçevesinde gelişen olaylar anlatılıyor. ‘Yıldızlı Gece’de Vincent Van Gogh’un eserlerini tanıyoruz. ‘Dinozorlar’da ise Doğa Tarihi Müzesi’ndeki dinozor fosilleri arasında gezerken dinozor türleri hakkında bilgi sahibi oluyoruz. İlk kez 1989’da yayınlanan Katie serisi, en başarılı sanata giriş kitaplarından biri kabul ediliyor. (3-8 yaş, Yapı Kredi Yayınları, 7 TL)

Read Full Post »

– Son günlere Minecraft damgasını vurdu diyebilirim. Rüzgar’la hafta sonlarımız ayrılmaz ikili şeklinde geçip giderken, beraber geçirdiğimiz saatlerin çoğunda Minecraft oynar olunca, ben de oyunu iPad’ime yüklemek istedim. Annemle babam oyunun bağımlılık yarattığını düşünmelerine rağmen, ısrarlarıma dayanamayıp App Store şifresini giriverdiler. Çok fazla oynamayacağıma dair söz verdim tabii ki… (18,99 TL)

Söz verdim vermesine de, tutmak o kadar kolay olmadı. Oyun resmen insanı ele geçiriyor. (İstatistikler, dünyada 40 milyondan fazla kişinin Minecraft oynadığını gösteriyor.) Farklı materyallerle eşyalar yapıyorum; evlerim ve odalarım var. Bunları düşmanlardan korumaya çalışıyorum. Oyunun modlarına göre çok fazla detay söz konusu, açıkçası ben o kadar derinlere inmiyorum. Rüzgar’la birbirimizin iPad’lerine bağlanıp yanyana oturup Minecraft oynuyoruz. Bir de yaratıklar var. En sevdiğim ise Creeper! Bu yaratıklardan kaçıp inşa ettiklerimizi korumamız gerekiyor.

Her şey çok zevkli ama biz Rüzgar’la inanılmaz eğlenen ve sürekli kıkırdayan bir ikili iken Minecraft işin içine girince saatlerca yanyana koltukta oturup ekrana bakar olduk. Bu kısım annem tarafından tepki gördü. İlk golü buradan yedim diyebilirim. Sonra İpad’i elimden düşürmez olunca sadece hafta sonu Minecraft oynamama izin verilir oldu. Çaresiz kabul ettim, hiç yoktan iyidir…

– Geçen sene bayıla bayıla izlediğim Masterchef Junior‘ın yeni sezonu başladı. Home&Entertainment kanalında yayınlanıyor. Saatleri bana uymadığı için kaydedip ertesi akşam yemeğimizi yerken izliyoruz. Sadece ben değil, bizimkilerin de hayranlıkla izlediği bir program bu… Çocuklar inanılmaz yetenekli. Benim de amacım mutfakta onlar kadar iyi olabilmek! Bu yüzden mümkün oldukça mutfağa girmeye çalışıyorum.

–  Mutfakla bu kadar ilgili olunca insanın hayran olduğu şefler de oluyor. Benim için Arda Türkmen bunlardan biri… Akasya’ya geleceğini öğrenince koşa koşa onunla tanışmaya gittim. Tam ayrılırken yakaladım da birlikte fotoğraf çektirme şansımız oldu. 🙂

FullSizeRender

– Şubat ayında olabilecek en ılık havayı görünce Oya, Rüzgar ve ben parkta buluşup oynadık. (Tabii sonra da eve çıkıp Minecraft!)

– Sınıfça okuduğumuz kitap Kokosnuss serisinden ‘Küçük Ejderha Kokosnuss Okula Başlıyor’ oldu. Yavru ‘ateş ejderhası’ Kokosnuss için o gün büyük gündür çünkü okula başlamaktadır. İlk tanıştığı arkadaşı bir ‘obur ejderha’ olur. Fakat obur ejderhaları okula almıyorlardır, Oskar sadece gözetlemek için oradadır. Halbuki Oskar, okula gitmeyi çok istemektedir. Ailesi karşı çıksa da Oskar, öğretmenleri Kornelius’tan izin alıp derslere girer, böylece biz de maceralarına tanık oluruz. (5-8 yaş, ABM Yayınevi, 15 TL)

(Okulda ilk gün hakkındaki çocuk kitapları önerilerim için buraya tıklayabilirsiniz.)

Read Full Post »

– TEOG sınavı dolayısıyla 25 ve 26 Kasım’ı tatil ettiler. Biz de ilk gün Ela’yı ve yeni doğan kardeşi Su’yu ziyarete gittik.


– İkinci gün de Damla’yla birlikteydik. Biraz evde oyun oynadık, sonra da sinemaya gittik. Snoopy o kadar güzel bir filmdi ki ikinci kez izlemekten hiç sıkılmadım.


– Yılbaşı ağacımızı süsledim. Bu senenin renklerini kırmızı ve dore olarak belirleyip süsleri ona göre seçtim. En son tepeye yıldız koymak için sandalyeye çıktım ama yine de zor yetiştim. 🙂


– Tiyatro34’ün Zaman Makinesi-Alexander Graham Bell adlı oyunu okulumuzda sahnelendi. Bize de keyifle izlemek düştü.

– Hava bir anda soğudu. Biz evin içinde hissetmedik ama sanırım fanusta yaşayan balığım hissetti. Suyun üstünde halsiz halsiz yatmaya başladı. Annem internetten nesi olabileceğine dair araştırma yaptı, bu sayede balık hastalıklarını da öğrendik ama hiçbiri bizimkinin halini açıklamıyordu. Herhalde üşüdü diyerek onu evin en sıcak yerine koyduk. Strese giren balık ışık sevmezmiş, ışıkları da açmadık. Enfeksiyon varsa sarımsak iyi gelir diye sarımsak verdik. 3 gün öylece yattı… Sonunda bomba gibi aramıza döndü! Ona bir şey olacak diye o kadar üzüldük ki… Şimdi eskisi gibi enerjik. Biz de çok mutluyuz!

– Ev sinemasında bu sefer Lego Filmi‘ni izledim. Bu film iki sene önce gösterime girmişti ama ben gitmek istememiştim. Erkek dünyasına ait gibi gelmişti. Meğer değilmiş! Tam benlikmiş! Çok beğendim. ‘Everything is awesome!’ şarkısı da dilime takıldı. Söyleyip duruyorum.

– Çalışma masamı yeniledik. Tamamen kendim yaptım diyebilirim. Annem sadece kontrol amaçlı başımda durdu. Bu tür işleri çok severek yapıyorum. Sonuç çok başarılı oldu. Odamın çehresi epey değişti. Yeni halinden çok memnunum.


– Bildiğiniz üzere sevdiğim bir başka şey de mutfağa girmek. Yeni bir şey daha öğrendim; kıyma kavurmak. Bir de annemle elma sirkesi yapmaya başladık. Onu ayrıca anlatacağım.


Sabancı Müzesi‘ndeki Zero sergisini gezip atölyelerden birine katıldım. Çok suratsız ve negatif olduğum bir günümdeydim. Gelmeseydim de olurdu. Cumartesi trafiğinde Acıbadem’den Emirgan’a gidip dönmek ciddi bir mücadele gerektiriyor. Ben de böyle isteksiz olunca annemle tartıştık.


Kanyon‘da küçük bir buz pateni pisti kuruldu. Biz de cuma okul çıkışında gittik. Başında Icessporto’dan tanıdığım Taner Öğretmen vardı. Epeydir kaymamıştım. Çok özlemişim. Pist 17 Aralık’a kadar açık kalacak. Her fırsatta gitmek istiyorum.

– Uykudan önce okuduğum kitaplarda sıra Prenses Okulu‘na geldi. Şimdilik 30 kitaptan oluşan seri; mükemmel bir prenses olmak için eğlenceli bir eğitim sürecinden geçen prenseslerin maceralarını anlatıyor. Kibar, şefkatli ve yardımsever prensesler yetiştirmeyi amaçlayan Prenses Okulu’nun her kitabında başka bir prensesin başından geçenleri okuyoruz. Fırsat buldukça alıp seriyi tamamlamaya çalışıyorum. (8-12 Yaş, Doğan Egmont, 9,90 TL)

– Sınıfça okuduğumuz kitap ‘Çevreci Kahramanımız Dodo Kuşu Cosmo – Hazine Avı’ oldu. Serinin bu kitabında da Cosmo ve 3R-V başka gezegenlerdeki dodo kuşlarını bulma ümidiyle uzayda yolculuk yapıyorlar ve karşılarına çıkan gezegende hazine bulmak amacıyla her yeri delik deşik eden Diggs ile tanışıyorlar. Cosmo, yaptığından vazgeçmesi için onu uzaya çıkarıp gezegenine uzaktan bakmasını sağlayınca Diggs hatasını anlayıp gerçek hazinenin gezegenin kendisi olduğunu anlıyor. (6-8 yaş, Maya Çocuk Yayınları, 17,5 TL)

Read Full Post »

Bonibonlu kurabiye

En favori kurabiyelerimden biri! ‘Yeme de yanında yat!’ demek isterdim ama maalesef mümkün olamıyor. Babamla ben anında silip süpürüyoruz!

Bonibonlu kurabiye

100 gr tereyağ

80 gr bitter çikolata

1 yumurta

1 su bardağından iki parmak eksik toz şeker

1 tatlı kaşığı kabartma tozu

2 su bardağı tam buğday unu

1 paket M&M

Tereyağ ve çikolatayı benmari usulü eritin ve ılınması için kenara bırakın. Başka bir kapta yumurta ve toz şekeri çok iyi şekilde çırparak kabarmasını sağlayın. Daha sonra, ılıttığınız çikolatalı karışımı yavaş yavaş yumurtalı karışıma ekleyin. İyice karıştırdıktan sonra da kabartma tozu ve elenmiş unu ekleyin. Ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğurun. Yuvarlak şekil verip üzerlerine M&M’leri hafifçe bastırarak koyduktan sonra resimdeki gibi tepsiye aralıklı olarak dizin. 170 derecede ısıtılmış fırında 16-17 dakika pişirin. (17 dakikayı geçirmeden fırından çıkarın çünkü kurabiyeler iç ısıyla fırından çıkardıktan sonra da pişmeye devam ediyor ve sertleşiyor.) Kendilerini çekmeleri için 1 saat kadar dinlendirin. Yerken de benim kulaklarımı çınlatın. 🙂 Afiyet olsun!

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: