Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Okul çağı kitapları’ Category

Turkcell, çocuklara siber güvenlik kavramını öğretmek amacıyla DQWorld‘ü hayata geçirdi. Biz Bilsemli öğrenciler, DQWorld’ün Zorlu Center’daki lansmanına davetli olduğumuz için konuyu ilk ağızdan dinleme şansım oldu. Ve gördüm ki; siber güvenlik konusunda epey bilgiye sahibim.

Online olduğum günden beri, siber güvenlik annemle babamın hassas olduğu konulardan biri olduğu için bilinçlenmem için yardımcı olmuşlardı. Ayrıca bu konu 5. sınıf müfredatında da işlendi. Fakat şu bir gerçek ki, dünyada benim kadar bilinçli olmadığı için başlarına kötü şeyler gelen çok fazla çocuk var. İşte Turkcell de bu uygulamayla 8-12 yaş aralığındaki çocuklara 8 dijital yetkinliği oyunlaştırarak öğretmeyi ve eğlendirirken bilgilendirmeyi amaçlıyor. Gizlilik yönetimi, siber zorbalıklardan korunma, ekran süresi kontrolü, dijital ayak izi yönetimi vb. konularda bilgilenmek için DQWorld‘ü ziyaret edebilirsiniz.

– Ayşe Bade Ordu’ya dönmeden bir kez daha görüşelim istiyorduk. Eda bizi evine davet edince çok mutlu olduk ve davetine sevinçle iştirak ettik.

– Sömestr tatilinin son günlerini dedemlerde geçirdim. Böylece Efe ile de bol bol oynama şansım oldu.

– Tatil kitabım ise Harry Potter serisinin 2. kitabı olan ‘Sırlar Odası’ydı. Hogwarts’ta geçen ilk yılın ardından, Harry yaz tatili için Dursleyler’in evine dönmüştür ve tatilin bitmesi için gün saymaktadır. Bir gün odasında Dobby adında bir ev cini bulur. Dobby’nin Harry’yi uyarmak istediği bir konu vardır… İlk kitap gibi bu da çok sürükleyici. (9+, Yapı Kredi Yayınları, 30 TL)

Reklamlar

Read Full Post »

– Yılbaşı heyecanı şehri sarmışken Zorlu‘da alışveriş köyü kuruldu. Antrenman sonrası Pınar ve Lara ile standları ziyaret ettik. Acıkınca nutellalı krepleri mideye indirip hediye fikirleri bulmak amacıyla mağazaları gezdik. Artık büyüdüğümüz için bize hediye almadan önce ne istediğimiz soruluyor. Bu yüzden liste yapmak önemli. 🙃

– İngilizce derslerinde mitoloji konusunu işlediğimizden daha önce bahsetmiştim. Artık ikinci dönemde sergileyeceğimiz tiyatro için hazırlanmaya başladık. Hem eğlenceli, hem zorlayıcı… Güzel bir oyun sergilemek için çok çalışıyoruz.

– Son zamanlarda http://www.zzzscore.com üzerinden oynanan bir oyun popüler oldu. Oyunun amacı 1’den 50’ye kadar olan rakamların üzerine sırayla tıklayarak bu işi en kısa sürede bitirmek. Benim dikkatim anneme göre daha iyi olmasına rağmen annemin rekorunu (27.5) geçemiyorum. Babam yanımıza bile yaklaşamıyor. 🤷🏼‍♀️

– ‘Collectible’ almaktan bıkan annem, artık kocaman olduğumu ve bu tür abuk sabuk şeylere daha fazla para harcamak istemediğini söylemişti. Ben de kabul etmiştim. Ta ki ‘Squeezamals‘ı görene kadar! Bunlar diğer Squishy’lerden farklı. Memory foam denilen malzemeden yapılmış ve kokulu!!! Gördüğüm anda en masum yüz ifademi takınıp anneme yalvardım. Yılbaşı olmasa eminim almazdı ama hediyesini seçme özgürlüğü olan bir çocuk olarak istediğimi aldırma hakkım da vardı doğrusu! Seçmekte zorlandım, sonunda bir unicorn alıp çıktık.

– Bu aralar sınıfça ‘Bilmecenin İzinde, Maceranın Peşinde’ adlı kitabı okuyoruz. Dursun Ege Göçmen’in kaleme aldığı öyküde birbirinden pek hoşlanmayan, bambaşka karakterlere sahip beş arkadaşın yaşadığı maceraya tanık oluyoruz. Çocuklar farklı yerlere gizlenmiş şifreleri bulup çözmekle uğraşırken, farklı olmanın ekip çalışmasına engel yaratmadığını da keşfediyorlar. (8-12 Yaş, Tudem Yayınları, 17 TL)

– Yılbaşı hediyelerim ağacın altında birikirken hiç beklemediğim iki hediye daha geldi: Anneannemle dedem! Hiç haberimiz yoktu, büyük sürpriz oldu. Bizi özlemişler, pat diye çıkıp gelmişler. ☺️ Aldıkları hediyelerden birini sallayınca kutu oyunu olduğunu anladığım için hemen açtık ve oynamaya başladık. Dünya çapında en çok satan oyunlardan biri olan ‘Take It Easy’de her oyuncunun bir oyun tahtası var. Amaç bu tahta üzerindeki petekleri bir oyuncunun çektiği küçük altıgen kartlarla doldurmak, bunu yaparken de kartların üzerindeki şeritlerin mümkün olduğunca aynı renk olmasına dikkat etmek. Ben strateji oyunlarını çok seviyorum, bu oyuna da bayıldım! Sadece ben değil, herkes çok sevdi ve tekrar tekrar oynamak istememe hiç itiraz etmediler. İlginizi çektiyse tanıtım videosu için buraya tıklayabilirsiniz. (8+)

– Göz açıp kapayıncaya kadar bir yılın daha sonuna geldik. Acısıyla tatlısıyla 2018’i uğurlayıp yepyeni umutlarla 2019’u karşılıyoruz… Umarım 2019, herkesin gönlündeki güzelliklerin gerçekleşeceği bir yıl olur. Hepimize mutlu yıllar!

Read Full Post »

– Cumartesi antrenman sonrası için bir programımız yokken Seda’dan gelen telefonla havalara uçtum! Zeynep’le Ömer bize gelmek istiyorlarmış. 🤗 Birlikteyken çoğunlukla Minecraft ve Roblox ile vakit geçiriyoruz ama iPad’i bırakıp oyun oynadığımızda da gülmekten ölüyoruz.

– Öğretmenler Günü için bu sene sınıfça çiçek göndermek üzere organize olmadık. Ben de kendim bir şeyler yapmak istedim ve minik saksılara sukulent dikip hediye ettim.

– Çiğdem ve Uğur bizi yemeğe davet ettiler. Epey kalabalık bir grup olarak davete icabet ettik. Eğlenceli bir gecenin ardından annem Öniz’le konsere gitmek üzere ayrıldı. Babam alkollü araba kullanmasın diye biz dedemlerde kaldık. Bu arada son zamanlarda şunu fark ediyorum ki; bebeklikten beri arkadaş olduğumuz erkekler büyüdükçe değişmeye başladılar, paylaşımlarımız azaldı. 🤷🏼‍♀️

– Başka bir akşam da Neslihan ve Tunca bizi yemeğe davet ettiler. Gitmişken kaldık ve ertesi sabah Belgrad Ormanı‘na kahvaltı edip yürümeye gittik. Kahvaltı kısmı güzeldi de hava aşırı soğuk olduğundan yürüyüş kısmını çok uzun tutamadık.

– Babamla hafta içi akşamlarımıza renk getirdik ve tenis oynamaya başladık. Birlikte bir şeyler yaptığımız zaman çok ama çok mutlu oluyorum!

– Annemle film keyfinde bu sefer ‘Teen Titans Go! To the Movies’ adlı filmi izledik. Aslında bu film geçtiğimiz ağustosta biz Bodrum’dayken gösterime girdi ama gitmeye fırsat bulamadık. Ne zamandır aklımdaydı, sonunda izleyebildim. Bu, Cartoon Network’te severek izlediğim animasyon dizinin ilk sinema filmi. Hem çok eğlenceli, hem de güzel mesajlar veriyor. Sakın kaçırmayın!

– Bazı akşamlar kitap okuyamayacak kadar yorgun olduğumda annemden küçükken bana okuduğu kitapları okumasını istiyorum. Bir çeşit nostalji yapıyoruz. ‘Mona Lisa’yı Kim Çaldı?, dünyanın en bilinen tablosunun yaratılması ve çalınmasının öyküsünü anlatıyor. Aynı zamanda Louvre Müzesi’nin ziyaretçilerinin %80’inin Mona Lisa’yı görmek için geldikleri gibi ilginç bilgiler de veriyor. (5+, Binbir Çiçek Kitaplar, 5,90 TL)

– Madem aralık ayına giriş yaptık, yılbaşı ağacımızı kurmanın zamanı geldi diyerek bu sene kırmızı ve altın rengi süslerle ağacı süsledim. İşim bitince “Şimdiye kadar süslediğimiz en güzel ağaç bu oldu!” diye yorum yapınca annem her sene aynı şeyi söylediğimi hatırlattı. 😝 Minder kılıflarını değiştirdik, salonun çeşitli yerlerine objeler de koyduk. İşlem tamam, 2019’a hazırız!

Read Full Post »

– Resimde görmüş olduğunuz güzel surat, ponçik ayak Can 1 yaşında! İyi ki doğmuş, iyi ki bizim küçük prensimiz olmuş!

– İngilizce derslerinde mitoloji çalışıyoruz. Daha önce İlyada ve Odisseia‘yı okuduğum için konuya yabancı değilim ama o kadar çok tanrı ve tanrıça var ki hepsini akılda tutmak gerçekten zor!

– Bilsem çıkışında sürekli program yapmak istiyoruz, annem de geç olduğunu söylüyor. Neyse ki bu kez onay aldık da; Berrak, Lara ve Pınar’la birlikte yemek yedik.

– Voleyboldan sonra sınıftan birkaç arkadaş Zorlu Funloft‘ta buluştuk. Bu aralar sınıfça bir Harry Potter çılgınlığı içerisindeyiz. Hepimiz kitaplarını okuyup filmlerini izliyor, kostüm siparişi veriyoruz. Dolayısıyla buluşma sırasında da bir kitapçı ziyareti yapıp Harry Potter kitaplarını inceledik.

– Babamla sinemaya gittik ve ‘Küçük Ayak’ı izledik. Film Yetiler’in gözünden Küçük Ayak dedikleri insanları anlatıyor. Biz nasıl onların efsane olduğuna inanıyorsak, onlar da bizim efsane olduğumuzu ve insanların var olmadığını düşünüyorlar. Çok eğlenceli bir filmdi. Annemle film tercihimiz ise ‘Beyaz Diş’ oldu. Jack London’ın kaleme aldığı klasik, filmiyle beni aşırı etkiledi diyebilirim. Hem köpekleri çok seviyor oluşum, hem bu cins köpeklere bayılıyor oluşumun bunda etkisi büyük tabii. Mutlaka izleyin!

– ‘Bu aralar ne okuyorsun?’ diye sorarsanız, yukarıda bahsettiğim üzere sınıfça Harry Potter okuyoruz. 🙂 Arkadaşlarımın bazıları karışık okuyor ama ben sırayla okumayı tercih ediyorum bu yüzden serinin ilk kitabı olan ‘Felsefe Taşı’ndan başladım. Serinin bu ilk kitabında; Harry Potter’ın hayatı bir baykuşun getirdiği mektupla değişir. Harry, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’na kabul edilmiştir. Halbuki bu okula başvurmamıştır bile! Okulda iki yakın arkadaş edinir ve birlikte hem büyücüğülü öğrenir, hem de maceralara atılırlar. Bu arada kitabın dünya yayıncılık tarihinde en kısa sürede en çok satan kitap olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim. (9+, Yapı Kredi Yayınları, 25 TL)

Read Full Post »

– Minik atom karıncamız, enerjisi hiç bitmeyenimiz, bir an yerinde duramayanımız 4 yaşında… İyi ki doğmuşsun Merto!

– Voleybol antremanlarımın hem cumartesi hem pazar, tam da gün ortası oluşu hafta sonu buluşmalarını bir miktar azalttı. Yine de elimizden geldikçe program yapmaya çalışıyoruz. Bu kez Zeynep ve Ömer’e gittik ve gece geç saate kadar doya doya oynadık.

– Ailece film keyfinde Belle ve Sebastian‘ı izledik. Film, harika dağ manzaraları eşliğinde öksüz bir çocuk ve sahipsiz bir köpeğin dostluğunu anlatıyor. Yani tam benlik!

– Bu dönem İngilizce derslerinde Katherine Applegate’in çok satan ödüllü romanı ‘The One and Only Ivan’ı okuyoruz. Ivan uzun yıllardır, bir AVM’nin içindeki cam duvarlı kafesinde arkadaşları Bob (köpek) ve Stella (fil) ile birlikte yaşamaktadır. Temizlik işçisi George’un kızı Julia ile olan arkadaşlığı ise camın ardından sürmektedir. Ivan televizyon izleyip resim yaparak günlerini geçirmektedir. O, geçmişiyle ilgili çok az şey hatırlarken, Stella tüm hayatını en ufak ayrıntısına kadar hatırlamaktadır. Stella’nın ayaklarında uzun zamandır geçmeyen bir enfeksiyon vardır ve son günlerini yaşadığının farkındadır. Ruby isimli bebek fil aralarına katıldığında hem Stella’nın hem Ivan’ın hayata bakış açıları farklılaşır… Duygu yüklü, mükemmel bir kitap. Türkçe’ye ‘Ben, Yalnız Ivan’ olarak çevrilmiş. (8-12 Yaş, HarperCollins, $8.99)

– Türkçe derslerinde şu sıralarda okuduğumuz ise yine dünya çapında çok satan bir kitap: ‘Kraliçeyi Kurtarmak’. Vladimir Tumanov’un kaleme aldığı hikayenin kahramanı Aleks adında matematikle arası pek iyi olmayan bir çocuk. Aleks bir gün yerde bir kalem bulur ve bu kalemin matematik problemlerini çözdüğünü fark eder. Kalem sayesinde matematik sınavlarından iyi notlar almaya başlar. Fakat bu uzun sürmez ve kalemi kaybeder. O akşam kitaplığında daha önce hiç görmediği bir kitap olduğunu fark eder. Kitap Jayden adlı kraliçeyi esaretten kurtarmak için bazı matematik problemlerinin çözümünü gerektirir. Kraliçenin hikayesinden etkilenen Aleks, arkadaşları Sam ve Vanessa ile birlikte işe koyulur… Çok sürükleyici bir kitap, heyecan hiç bitmiyor! Aynı zamanda da bolca matematik bulmacası çözdürüyor. (9-12 Yaş, Günışığı Kitaplığı, 20 TL)

Read Full Post »

– Ortaokula hızlı bir başlangıç yaptık. Bu yıl bazı yenilikler ve değişiklikler mevcut. Formalarımızda ufak tefek farklar var. Fazladan bir ders yaptığımız için eve daha geç geliyorum. Serviste de ortaokul arabalarına terfi ettik. İngilizce ders sayısı arttı, sınıf öğretmenimiz de İngilizce öğretmenimiz oldu: Miss Shantel. Onu çok seviyoruz ama biraz da üzüyoruz çünkü sınıfça çok konuşmak gibi bir huyumuz var. Beden eğitimi dersi yok. Ben klüp etkinliğini voleybol olarak seçip bu eksikliği kapattım. Kodlama dersimiz var, Scratch öğreniyoruz.

– Bu sene sınıflar karıldı, arkadaşlarımın çoğunu zaten tanıyorum da keşke daha önce aynı sınıfta olsaymışız diye düşündüğüm iki arkadaşım oldu: Ela B. ve Kayra. İkisini de çok seviyorum.

– Bu sene de Deniz’in doğum günü partisine katılamadım. Hem geçmiş de olsa doğum gününü kutlamak, hem de yeni doğan kardeşini görmek için okul çıkışı onlara gittik. Komik komik oyunlar yaratıp eğlendik. Mavi’nin tatlılığını ise anlatmam imkansız! İyi ki doğmuşsun Deniz!

– Havalar böyle güzel gittiği sürece bizi hafta sonları Caddebostan sahilinde bulabilirsiniz.

– Ailecek film keyfinde ‘Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı’nı izledik. Mitolojiye ilgisi olanlara tavsiye ederim. İlk film hoşuma gidince hemen serinin ikinci filmi olan ‘Percy Jackson: Canavarlar Denizi’ni de izledik. Yalnız filmlerde bazı korkunç yaratıklar var. Kitapları okumuş olsaydım onları bu şekilde hayal etmezdim.

– Türkçe dersinde sınıfça okuduğumuz ilk kitap Andrew Clements’in ‘Bunun Adı Findel’ adlı çok satan kitabı oldu. Bizler gibi 5. sınıf öğrencisi olan Nicholas, yaratıcı fikirleri ile ünlüdür ve bu fikirleri ders kaynatmak için de kullanmaktadır. Bir gün dilbilgisi dersinde yine ders kaynatmak için sözlüklerdeki bunca sözcüğün nereden çıktığını sorar. Öğretmeni soruya cevap vermek yerine bunu araştırmasını ve sonuçları rapor olarak sınıfta sunmasını ister. Nick, raporunu hazırlayıp sunar. O öğleden sonra sınıfta olanları düşünürken aklına öğretmeninin söylediği bir şey gelir ve Nick bundan böyle kaleme ‘findel’ demeye başlar. Bu küçük oyun yayıldıkça yayılır ve önce kentte sonra tüm ülkede ‘findel’ kelimesi tanınır hale gelir. (9-12 Yaş, Günışığı Kitaplığı, 18 TL)

Read Full Post »

– İstanbul’a döndük ve ilk iş okul alışverişini hallettik. Kitaplar kaplandı, dolabıma yerleştirildi. Kıyafetler yıkandı, ütülendi. Sınıfımız değişti ve 5-D olarak belirlendi. Yani her şey tamam! Yeni eğitim-öğretim yılı için hazırım!

– Kalan boş günleri de arkadaşlarımla buluşarak değerlendirdim.

– Annem ve babamla sinemaya gittik ve ‘İnanılmaz Aile-2’yi izledik. İlk film gibi bunu da çok sevdik.

– Yeni voleybol sezonunda klüp değişikliği yaptım ve yuvaya döndüm. İlk dakikalarda biraz çekingendim ama çabucak alıştım. Çok doğru bir karar vermişiz, Galatasaray‘da olmaktan çok mutluyum!

– Son günlerde Enid Blyton‘ın kaleme aldığı ‘Gizli Macera’ serisinin ilk kitabı ‘Gizli Ada’yı okuyorum. Mike, Peggy ve Nora’nın ebeveynlerinin uçağı kaybolur ve çocuklar hala ve enişteleriyle birlikte yaşamak zorunda kalır. Kendilerine kötü davranıldığı için çok mutsuzdurlar. Evin tüm işleri, yemek, temizlik vs. onlara yıkılmıştır. Bir gün Jack adında bir çocukla tanışırlar. Jack onlara gizli bir adadan bahsedip oraya kaçmayı önerir. Bu plan çocukları çok heyecanlandırır ve hemen hazırlıklara başlarlar… (7-12 Yaş, Artemis Çocuk, 15 TL)

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: