Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Sağlık’ Category

– Yaz tatili başladı, biz de annemle baş başa kaldık. Koca bir tatil gününü en verimli şekilde geçirmek için neler yapabiliriz diye düşünerek kendimize bir liste çıkardık. Bana kalsa bütün günü çizgi film izleyip Minecraft oynayarak, kalan zamanlarda Minecraft videoları seyrederek, ondan da kalan zamanlarda popüler şarkıların Minecraft versiyonlarına ait klipleri izleyerek geçirirdim. Ama kendi kendime oyun oynamak, kitap okumak, yıl boyunca öğrendiğim konuları unutmamak amacıyla çalışmalar da yapmam gerekiyordu. Dolayısıyla listeye bunları da ekledik.

– Annemin özellikle yapmamı istediği bir şey vardı; sakince ve sessizce zaman geçirmek. Zihnimiz durmaksızın uyaranlara maruz kaldığı ve aynı anda birkaç işi birden yapmaya zorlandığı için anı yönetmek ve zihnimizi dinginleştirmek için buna ihtiyacımız varmış. Annem her gün 5 ya da 10 dakika bile olsa onunla konuşmadan kendi kendime sudoku çözmem ya da puzzle yapmam konusunda ısrar etti; “Merak etme, ben de yanında kendi sudokumu çözeceğim. Ama sadece önümüzdeki işe konsantre olacağız, birbirimizle konuşmayacağız. Anlaştık mı?” Her sabah kahvaltıdan sonra bu şekilde zaman geçirmek üzere anlaştık. (Fikrimi sorarsanız sakin olmak çok sıkıcı!)

– Ayşe Badeler yazlığa taşınmadan önce bir akşam bize yemeğe geldiler. Yapmadığımız çılgınlık kalmadı. Bu yaz onlara kalmaya gideceğiz. Şimdiden çok heyecanlıyız!

– İş Bankası bu yıl da ‘Karneni Göster, Kitabını Al’ kampanyası kapsamında ilk ve ortaokul öğrencilerine kitap hediye ediyordu. Karnemle birlikte şubeye gidince ‘Mars’a Nasıl Giderim?-Bilim Yolunda Eğlenceli Adımlar Kitabı’nı verdiler. Hikaye kitabı beklentisinde olduğum için ilk başta burun kıvırdım ama sonra inceleyince çok hoşuma gitti. Kitapta evren, dünya, canlılar, sanat, bilim ve teknolojiye dair kısa kısa bilgiler var. Sadece bizim değil, büyüklerin de ilgisini çekebilecek çok güzel bir kitap. İş Bankası bu kampanyayı her sene yapıyor, bundan sonra karnemi aldığım gibi şubeye gideceğim.

– Bitanecik kuzenim Efe 3 yaşını doldurdu. Onu çok ama çok seviyorum, iyi ki doğmuş!

– Hem Efe’nin, hem babamın, hem dedemin, hem de eniştemin doğum günü olduğu için o hafta sonunu birlikte geçirip kutlamalar yaptık. Bol bol Gölge’yle oynama fırsatı buldum. Hava hafif serin olsa da havuz sezonunu açtık.



– Ön dişlerim (santral kesiciler) hala sallanıyor. Görüntü çok acayip, düştü düşecekler ama düşemiyorlar bir türlü. Çektirmek de istemiyorum. Bu arada ön iki dişin iki yanındaki dişler (lateral kesiciler) de sallanmaya başladı. 6 tane sallanan dişim var. Bu yaz epey diş dökecek gibi görünüyorum. 🙂

Reklamlar

Read Full Post »

Bugün Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak‘ın beslenme ve hastalıklar ilişkisi üzerine ‘Sınıfta tüm çocuklar hasta, bizimkine bir şey olmuyor’ başlıklı bir yazısı yayınlandı. Yonca Tabak, çocukların her zaman birbirinden virüs aldığı için hasta olmadıklarını, reflünün (yani mide asidinin) burun-boğaz yollarındaki normal flora denen sağlıklı mikroplarla, sağlıksız mikropların dengesini bozduğu için hasta olduklarını söylüyor. Yani birçok çocuk kendi yediği gıdayla, kendi boğazındaki mikrobun hastalık aktivitesi kazanması nedeniyle hasta oluyor. Sonunda nezle ve gripteki gibi bir tablo ortaya çıkıyor: Burun akıyor, genze balgam akıyor, öksürükler başlıyor.

Kötü beslenme ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi anlatan yazıyı okumak ve gerekli önlemleri almak için şu linke tıklayabilirsiniz: http://www.hurriyetaile.com/yazarlar/yonca-tabak/sinifta-tum-cocuklar-hasta-bizimkine-bir-sey-olmuyor_5708.html

Read Full Post »

– Sonunda sıra bana geldi ve ‘DJ of the week’ oldum. Bu görevi her hafta başka bir öğrenci üstleniyor ve uzun tenefüslerde İngilizce duyurular yapıyor. Şöyle: “Attention! Attention! Hello everyone, I’m Ela Sümer. I’m the DJ of the week. Now, it’s kids’ news time…” Bu standart girişten sonra her gün farklı bilgiler verip o gün doğum günü olan arkadaşlarımızın isimlerini sayıp kendilerini kutluyoruz. Pek eğlenceli bir şey!

djoftheweek

– Okulumuzda revir, içinde de doktor ve hemşireler bulunduğundan bir yerimize bir şey olursa hemen revire koşuyoruz. Önemli bir konuysa annemizi arıyorlar, değilse tedavi edip sınıfa gönderiyorlar. Bu ziyaretlerin kaydı tutulup ailelerimize bildiriyor. Benim revir ziyaret listem ufak tefek kazalardan oluşuyor: Parmakta sıyrık, sol dizini yere çarpmış, yüzüne voleybol topu gelmiş, sağ el beşinci parmağına top gelmiş, dizlerinin üzerine düşmüş, vs. 🙂 Geçen gün de yanağım ağrıdığı için revire gittim. Sanırım diş çıkarıyorum; jel sürdürdüm.

– Yılın son haftasında İstanbul’da hava epey soğuduğu için ev buluşmaları gerçekleştirdik. Bir gün Merto’yu, bir gün de Arda ve Zeynep’i ağırladık. Büyükler sohbet edip maç seyrederken, çocuklar oyun oynadı.


– İstanbul’da çok uzun süredir karlı bir yılbaşı kutlanmamış. Bu yüzden 2016 yılbaşı çok özeldi diyebilirim. Bir anda başlayan kar, kısa sürede tuttu. Okullar tatil edildi. Çocuklara da kardan adam yapmak düştü.

– Biz yılbaşı gecesi ailecek evdeyiz. Bu yıl da yeni yıla girdiğimizi görmeden uyuyakalırım diye düşünüyorum. Hepinizin yeni yılını kutluyorum. Harika bir sene olsun!

Read Full Post »

– Küçük parmağımda bir şişlikle uyanıp da nasıl olduğunu hatırlamayınca soluğu doktorda aldık. Aslında çok önemli gibi görünmüyordu ama şu an önemsemeyip ileride başımızı ağrıtacak bir şey çıkmasın diye doktora göstermek istedik. Yumuşak doku zedelenmesi teşhisi ile doktorun yanından ayrıldık. Sonra da Mert’i görmeye gitik.

– Ada’yla Kidzania‘ya gittik. Bu sefer farklı istasyonları deneme kararı aldık. Arkeoloji Müzesi’ni gezip kazılarda bulunan parçalanmış bir tabletleti birleştirdik, diskoda karaoke yaptık, bir de ben inşaat alanında kontrolörlük yaptım. Yine zamanın nasıl geçtiğini anlamadan gün bitiverdi. 6D ile sinema keyfinin ardından, Ada’nın bir sonraki İstanbul ziyaretinde görüşmek üzere ayrıldık.


– Bodrum doğumlu meleğimiz Bade, İstanbul’a geldi. Biz de hemen görmeye gittik. Gitmeden önce annem, Bade henüz çok küçük olduğu için fazla dokunmamamı tembih etti ama dinleyen kim? Bade’nin dibinden ayrılmadım. Ne yapayım o kadar tatlı ki! Sevmeden duramadım!

– Babam Fenerbehçe-Galatarasay derbisini arkadaşlarıyla Kalamış’ta izleyecekti. Onlar biraz erken buluştular. Ben de maçı babamla birlikte izlemek istediğim için maç saatine yakın annemle çıkıp klübe gittik. Yine gülen taraf biz olamadık ama neyse…

-28 Ekim’de okullar yarım gün açık olduğu için sadece üç ders yapıp 10:40’da eve dönecektik. Annem istersem gitmeyebileceğimi söyledi ama ben gitmek istedim çünkü iki ders beden eğitimi vardı. Beden eğitimi derslerinde çok eğleniyoruz diye kaçırmak istemedim. 29 Ekim sabahı okulda kısa bir tören düzenlendi. Sonra da Mark’ın doğum günü partisine katılmak üzere Kemer Country’deki Kidsville‘e gittik. Bolca kudurduk dememe gerek yok sanırım.

– 30 Ekim de tatildi! Hafta sonuyla birleşince beş gün tatil çıktı bize! O günü de Alp’le buluşarak değerlendirdik.

– Aylin ve Cem’in doğum günü dolayısıyla Green Paradise‘da toplandık. Beni bırakacak kimse olmayınca programa ben de dahil oldum. İyi günümdeydim, bizimkilere sorunsuz eşlik ettim.

– 1 Kasım seçimlerinin ertesi günü olduğu için 2 Kasım Pazartesi de tatil edildi. Bizim tatil çıktı altı güne! Ne zamandır saçımı kestirmek istiyordum, o günü de Nişantaşı‘na giderek değerlendirdik. Annemin hayalinde ana-kız gezip tozmak, kuaföre gidip alışveriş yapmak gibi kızsal şeyler vardı fakat hayal ettiği gibi olmadı çünkü tersliğim üzerimdeydi. Her şeye ‘Hayır!’ cevabı verdiğim ve sadece benim dediğim olsun istediğim için annemi üzdüm. Bu arada haberim yoktu; iki hafta sonra beni Amsterdam’a götürmeyi istiyormuş annem. “Seninle daha Nişantaşı’na gidilmiyor, Amsterdam neyine!” diyerek yaptığı tüm planları çöpe attı. Bizimkilerle yurt dışına çıkmayı hiçbir zaman başaramayacağım sanırım. Şu inatçılığı bırakmam gerekiyor ama nasıl?

– Nişantaşı’ndaki eğlenceli (!!) programı noktalayıp babamın ofisine geçtik. Sinemaya gitmek üzere sözleşmiştik. Pek tadımız kalmadı ama yine de planı bozmadık çünkü Hotel Transylvania 2‘nin gösterime girmesini heyecanla bekliyorduk. O kadar tatlı bir filmdi ki o gün yaşananları unutturdu ve sinemadan yüzlerimiz gülerek çıktık.

Read Full Post »

– 7 Eylül Pazartesi okulum açıldı. İlginç olan; açılışa yetişemememiz oldu… Acıbadem Caddesi’ndeki trafik yüzünden 2 km’lik yolu 35 dakikada gidebildik. Okula en yakın oturan öğrencilerden biri olmama rağmen törene yetişemedim!! Gittiğimde herkes kahvaltıya inmişti. Dolayısıyla okul bahçesinde ilk gün fotoğrafım bu sene yok…

– Bir yenilik haberi: Sınıfımıza iki yeni arkadaş geldi. Bir tanesinin yan blokta oturuyor olması benim için büyük sürpriz oldu! Oya’yı daha önce hiç görmemiştim, meğer yeni taşınmışlar. Servisi birlikte beklemek ve okuldan sonra parkta buluşmak çok keyifli!

– Alt dişlerimden biri düşmüştü, bir tanesi de sallanıyordu. Okulda yemek yerken o da düşüverdi. Kaybolmasın diye çok dikkatli bir şekilde saklayarak eve getirdim.

– Veee beni en çok sevindiren gelişmelerden biri: Artık bir balığım var! Annem söz vermişti; tatiller bitip de İstanbul’a döndüğümüz zaman bana balık alacaktı. İstediğim özel bir cins yoktu, annem seçimi ‘betta’dan yana kullanmış. Labirentli balık olduğu için arada suyun yüzeyine çıkıp nefes alıyor. Çok hassas bir bakım istemiyor, sadece her gün minik bir parça yem vermem yeterli. Sindirim sorunları yaşamasın diye aşırı beslememek ve haftada bir gün aç bırakmak, ayda bir de suyunu değiştirmek lazımmış. Ben ismini ‘Bilgin’ koydum. Çünkü çok akıllı. Beni tanıyor ve yem vermek için yaklaştığımda heyecanla yemi atmamı bekliyor. Annemin isim önerisi suyun yüzeyinde köpükler yaptığı için ‘Köpük’tü ama ben ‘Bilgin’de ısrar edince ‘Bilgin’ oldu. Ne de olsa benim balığım değil mi?

IMG_2683.JPG

– İki hafta çabucak geçti ve okulumuz bugün bayram tatiline girdi. Bu iki haftayı dersler açısından epey verimli geçirdik. Hızlı bir tempoyla çalışmaya başladık. Bir çoğumuz okumayı boşlamış. Bu sene de her gün kaç sayfa okuduğumuzu not edeceğimiz okuma günlüğümüz var. Öğretmenimiz öyle üç-beş sayfa okumamızı yeterli bulmuyor. 20’li rakamlara çıkmamız gerekiyormuş. Elimizden geleni yapacağız artık…

Read Full Post »

– Yaz tatilim başladı ama havanın pek tadı yok… Havuza girme hayallerim suya düştü. Kapalı havuza da gitmeye değmez diye düşündüm. Annemle evde oyun oynayarak vakit geçirdik.

IMG_0844.JPG

– Annemin diş hekimi ziyaretine ben de katıldım. Muayene saatini beklerken benim süt dişlerimin hala düşmemesi hakkında konuşuyorduk. Henüz sallanmıyorlardı bile! Annem “Bir bakabilir miyim?” diye sordu. Bakınca da alt ön dişlerimin arkasında ucu görünen bir diş gördü! Çok şaşırdık. Demek kalıcı dişlerim, süt dişlerimin düşmesini daha fazla bekleyemeden çıkmaya karar vermişler! Bu bizim için gerçekten sürpriz oldu. Doktora ne yapmamız gerektiğini sorduk. Müdahale etmememizi söyledi. Yeni gelen diş süt dişini ittirip düşürecek, sonra da kendi yerine geçecekmiş.

Muayeneden sonra Akasya‘ya gittik. Yemek yedik, dolaştık ve Efe’nin ikinci yaş günü için hediyelerini aldık. Çok ısrar edince bir puzzle da ben kaptım. Bir an önce dişim düşse de, diş perisi bana hediye getirse diye sabırsızlanıyorum!

IMG_0855.JPG

– Babamın, dedemin, eniştemin ve Efe’nin doğum günlerini kutlamak için Taç Balık‘ta toplandık ve keyifli bir akşam geçirdik.

IMG_0873.JPG

Parkta tanıştığım bir çocuk bana “Paramparça‘yı mı izliyorsun yoksa Kaderimin Yazıldığı Gün‘ü mü? Sence mahkemeyi kim kazanacak?” gibi sorular sordu. Ama neden bahsettiği hakkında hiçbir fikrim olmadığından cevap veremedim.

– Perşembe ve cuma günlerim pek güzel geçmedi çünkü hafiften ateşim çıktı. Piyasada kusma ve ishal yapan bir virüs varmış. Tam da tatil için Göcek’e gidecekken hastalanacağım diye ödümüz koptu. Neyse ki ateşim fazla yükselmedi, sadece istirahat ederek toparlanmayı bekledim.

– Yaz tatili için verilen İngilizce ödevim ‘Wall-e’ adlı film hakkındaydı. İzlemiştim ama sorulardaki ince detaylara cevap verebilmek için tekrar izledim. Zaten ateşli olduğumdan film izlemek ve kitap okumak gibi sakin aktiviteler daha iyi geldi.

– Haftanın anlamı ve önemi dolayısıyla okuduğumuz kitaplar da diş çıkarmayla ilgili oldu. Mr. Men ve Little Miss serisinden ‘Mr. Men and the Tooth Fairy’de Little Miss Curious, Diş Perisi diye bir şeyin olduğunu öğreniyor ve aklındaki sorulara cevap bulabilmek için Diş Perisi’nin peşine düşüyor. (3+, Price Stern Sloan Publishing, $3,99)

IMG_3189.JPG

Natasha Wing’in yazdığı ve Johansen Newman’ın resimlediği ‘The Night Before’ serisinden ‘The Night Before the Tooth Fairy’ benim gibi hevesle süt dişinin düşmesini bekleyen bir çocuğun hikayesini anlatıyor. (4+, Grosset&Dunlap, $3,99)IMG_3190.JPG

Yarın sabah Göcek‘e giderek tatil maratonumuzu başlatıyoruz. Dönüşte görüşmek üzere!

Read Full Post »

– 19 Mayıs tatilinde annemle babam Brüksel’deyken ben babaannem ve dedemle kaldım. Böylece Efe’yle de bol bol vakit geçirme şansımız oldu.

IMG_0233.JPG

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı da coşkuyla kutlamayı ihmal etmedik.

IMG_0348.JPG

Dedem bana pişti oynamayı öğretti. “Kazanırsan istediğin bir oyuncağı alacağım.” dedi. Bunu duyunca arka arkaya piştileri patlattım. Dedem çok şaşırdı. Hemen bisiklete atlayıp yakındaki kitapçıya gittik ve Monopoly Çılgın Bankamatik‘i aldık.

IMG_0320.JPG

Çok ilgimi çeken kasiyerlik mesleğini de deneyimleme fırsatı buldum. Ödediğimiz paralar kasiyerlerin oluyor sanıyordum ama öyle değilmiş. Meslek bir anda gözümdeki cazibesini yitiriverdi.

IMG_0317.JPG

– Salı gecesi bizimkiler havaalanı dönüşü beni aldılar. Çarşamba da okula başladım ve her zamanki rutinimize dönmüş olduk. Tek fark; sürekli Monopoly Çılgın Bankamatik oynuyor olmamızdı. Oyunun normal Monolopoly’ye göre şöyle bir avantajı var: Bankamatik’te para bitince oyun da bitiyor. Böylece bir saat kadar oynayıp oyunu bitirebiliyoruz. Bankamatikten fırlayan paralar ve şans kartları da oyuna ekstra eğlence katıyor. İyi ki almışım!

IMG_0407.JPG

– Cuma okuldan beni annem aldı. Derin’le bahçede ip atladık. Çok sıcaktı, ter içinde kaldık ama çok eğlendik.

IMG_0388.JPG

Sonra da karşıya geçip dayılar buluşmasına gittik. Hem benim dayım, hem annemin dayıları vardı. Büyük dayılarım beni ilk defa formayla gördüler. “Tam bir abla olmuşsun!” dediler. Gerçekten de birinci sınıf bana çok şey kattı. Birçok yeni bilgi öğrendim, yeni arkadaşlar edindim. Boyum da uzadı, kilo da aldım ama hala dişim düşmedi! Heyecanla alt dişlerimin sallanmasını bekliyorum…

IMG_0398.JPG

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: