Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Uyku’ Category

Sabah heyecanla okuluma koştum çünkü bugün yılbaşı partisinde eğlenecektik. Elimde öğretmenlerim ve Melek Teyze için aldığım küçük hediyeler vardı. AÇEV‘e katkı sağlamak amacıyla satılan el emeği göz nuru yılbaşı süslerini herkes çok beğendi.

20140228-204449.jpg

Okul dönüşü servisten beni babam karşıladı. Erken gelmiş! Benim için büyük sürpriz oldu. Eve girer gelmez “Hediyelerimi açabilir miyim?” diye sordum. Annem klasikten “Önce ellerini yıka ve üzerini değiştir.” dedi. Dediğini yapıp bu akşam için aldığımız elbiseyi ve parlak çorapları giydim. Aynı zamanda annem de hazırlandı, ama ben kesinlikle daha şıktım.

Hediyeleri açmaya prenses şatosundan başladım. Bu en çok istediğim şeydi. Annem masayı hazırlarken babam kurulum yaptı.

Resim malzemelerimi alıp içine girdim, bir süre resim yaptım. Sonra da hediye açmaya kaldığım yerden devam ettim. Sırada en çok istediğim ikinci şey vardı: Satranç takımı. Yanında bir de satranç kitabı. Hemen babamla oynamaya başladık.

20140228-212735.jpg

Dayım yemek sırasında bize katıldı. Sırada ailenin diğer üyelerinin aldığı hediyeler vardı. Oyuncaklardan sonra rengarenk kıyafetlerim oldu. Dayım pasta getirmiş, doğum günümmüş gibi mumları üfledim. Sonra dayım işe gitti, biz de satranç oynamaya devam ettik.

Saat 22’yi gösterdiğinde “Hadi anne, satrancı toplayalım ve yatalım artık.” dedim. Annem “İstersen yatmayalım, sana bir sürprizim daha var.” dedi. Çok heyecanlandım, hiç böyle bir şey beklemiyordum. Kısa bir süre sonra kapı çaldı ve Eylüller geldi. Bu ikimiz için de geç bir saat olmasına rağmen gayet enerjiktik.

20140228-205810.jpg

Bu sayede hayatımda ilk defa yeni yıla girdiğimizi gördüm. Taksim’de atılan havai fişekler pencereden görülüyordu, onları izledik. Yakınlarda bir yerlerden gökyüzüne dilek fenerleri bıraktılar. Yeni yıla girmek böyle bir şeymiş. O sırada anne babalarımız kalkıp öpüşmeye başladılar. Eylül bir anda göz yaşlarına boğuldu, “Ama bu çok az oldu!” diye ağladı. Meğer herkes öpüşünce eve gitme zamanının geldiğini zannetmiş. 🙂 Tuba onu öpüp de gitmediklerini söyleyince her şey normale döndü. Biz de içeri gidip oynamaya devam ettik.

Saat 1 oldu, sonunda uykumuz geldi. Eylüller gidince (pasta ile içmiş olmama rağmen) tekrar istedim, annem minik bir bardağa koyup getirdi. Gözlerim kapanıyordu. Sütümü içip uyudum.

Biz yeni yılı böyle karşıladık. Umarım 2014 herkes için güzel bir yıl olur. 🙂

20140228-214548.jpg

Reklamlar

Read Full Post »

Arzu da Robocop oldu

Sabah erkenden Arzu geldi. Simit getirmiş, birlikte güzel bir kahvaltı yapıp günümüzü programladık. Öğlene kadar yapılacak tetkikler için Arzu yalnız gitsin, ameliyat saati belli olunca bize haber versin, hemen yanına gidelim diye konuştuk.

Arzu’yu gönderdikten sonra annemle oyun oynadık. Öğlen hazırlanıp haber beklemeye başladık. Ameliyatın 14’ten sonra olacağı haberi gelince annem yemek yapmaya girişti, ben de kendi kendime oynadım. Annem “Haydi bakalım çıkıyoruz.” demek için yanıma geldiğinde beni böyle bulmuş:

20140221-161820.jpg

Bunun üzerine dayımı aramış. Dayım apar topar bize gelmiş. Gözlerimi açtığımda annem ayakkabılarını giyiyordu. Hemen kapıya koştum. Beni de götürmesi için ağlamaya başladım. “Yarım saate Arzu’yu kapıp geliyorum, siz oyun oynayın.” diyerek gitti. 5 dakika surat astım, sonra normale döndüm.

Arzu tıpkı dayım ve annem gibi kocaman gözlüklerle geldi. Ameliyatı başarılı geçmiş. Ağrısı da olmadı, keyfi yerindeydi.

20140221-201058.jpg

Yemek yedik, sohbet ettik, sonra da yattık. Yarın sabah Arzu’yu kontrole götüreceğiz.

Read Full Post »

Bugün doğal olarak okula gitmedim, annemle evde baş başaydık.

Sabah “Anne, dışarıda harika bir hava var. Niye çıkmıyoruz?” diye soracak kadar iyiydim. Öğlene doğru bana bir şey oldu, anneme “Hadi uyuyalım…” dedim ve başımı yastığa koyar koymaz uyudum.

20140219-203212.jpg

1,5 saat sonra uyandığımda daha iyiydim. Gün böyle uyuyup uyanarak geçti. İkimiz de tam iyileşiyoruz diye düşünürken yine kötü olduk. Babam işten erken gelmeye çalıştı ama Maslak trafiği izin vermedi. Neyse ki yolda durup eczanenin kapanmasına iki dakika kala pastilimi almayı başarmış. Heyecanla beklediğimden, alamasaydı büyük hayal kırıklığı yaşardım.

Yemekten sonra babam beni yıkadı. Önceki banyomda babama üzümlü duş jeli ile ilgili yaptığım bir şaka vardı, yine aynısını yaptım. Güle oynaya aldığım eğlenceli duşun ardından hemen yattım.

Read Full Post »

Sevgili Esra Hanım, sorunuza kısaca cevap vereyim.

Ela öğle uykusunu 3 yaş civarı bıraktı. Uyutmak için zorlanmaya başlamıştım. Uyusun diye ben de yatıp her öğlen uyuyordum. Baktım böyle gitmeyecek, bıraktım ben de. Dediğiniz gibi çocuklar öğlen uyumazsa hiç bir işe vakit kalmıyor. Bu noktada önerim; uyumasa bile yatağında dinlenmesi konusunda kararlı olabilirsiniz. Kitaplarına baksın, oyuncaklarıyla oynasın ama bir saati yatağında geçirmeye çalışsın derim. Sizin için de kolaylık olur.

Kızımız artık neredeyse 5 yaşında, öğlen uyumuyor fakat 14-16 saatleri arasında arabadaysak “Gözlerimi dinlendiricem.” diyerek uyuyor. Gittiğimiz yere varınca da hiç uyumamışcasına cin gibi uyanıyor. Hastalık dolayısıyla evdeyse mutlaka ama mutlaka uyuyor. Vücudu dinlenmeye ihtiyaç duyuyor sanırım. Efe 2 yaşında olduğundan öğle uykusunu bırakması için biraz erken sanki… Ben anne-çocuk ilişkisinde bir şeylerin savaş haline dönmemesi gerektiğini düşünüyorum. Baktınız zorluyor, bırakın bence. Mızmızlanmıyor ve ‘uyku titizliği’ denilen hırçınlığı yapmıyorsa öğlen uyumadan günü tamamlayabiliyor demektir. Zaten ihtiyaç duyarsa uyuyakalır ya da akşam daha erken yatar.

Umarım fikir verebilmişimdir. Sevgiler, Efe’ye öpücükler… 🙂

Read Full Post »

7’de kalktım, annemle babam uyanana kadar odamda oyalandım. Sonra babamla baleye gittik. Çıkışta acıktım ve Emek Mantı’ya gitmek istediğimi söyledim. Bu artık bizim ritüelimiz oldu; önce bale, sonra mantı. Ama mutlaka Emek Mantı.

Eve dönünce biraz nota çalıştım. Seda geldi, çalışmaya birlikte devam ettik.

Öğleden sonrayı Tekfen Filarmini‘ye ayırmıştık. Heyecanla beklediğimiz bir gösteriydi. Normalden 1 saat erken çıktık, arabayı annem kullandı. TİM’e gitmeden önce İTÜ’ye gittik ve annem park çalıştı. Bu süreçte arka koltukta oturmak pek zevkli olmasa da bişey demedim.

Annem bana teşekkür etti ve “Eğer seni rahatsız ettiysem özür dilerim.” dedi, “Bu çalışmaları yapmak zorundayım.” Ben de elini öperek karşılık verdim. Annem araba kullandığı için çok mutluyum. Zaten onu ben teşvik etmiştim, sayemde sürücü oldu.

Tam saatinde TiM‘e vardık. Hemen yerimize oturduk. Salon tıklım tıklım doluydu. Koltuklarımıza programla ilgili kitapçıklar bırakmaları güzel olmuş, konser başlamadan göz atıp parçalar hakkında bilgi sahibi olduk. 5 yaş ve üzeri çocukların sıkılmadan izledikleri harika bir klasik müzik konseri oldu. Özellikle Fındıkkıran’a bittim! Tekrarlanırsa kaçırmayın derim.

20140119-215851.jpg

Arada dışarı çıkıp Eylül ve Berk’le buluştuk. Fotoğraf çektirdik ve ikram edilen sıcak çikolatanın tadına baktık.

20140119-220142.jpg

Son şarkıda yanımızdaki koltuklar boşalınca bana yer açılmış oldu. Kendimi müziğin büyüsüne kaptırıp dans ettim.

20140119-220256.jpg

Gösteri bitince eve döndük, dayım geldi ve birlikte maç izledik. Bir de pizza söyledik. Keyfime diyecek yoktu. Maçın bitmesine yakın ben yatmaya hazırlandım. Dayım bu gece nöbetçiymiş. Wii oynamak istiyordum ama uyku saatim geldiği için oynayamadık. Dayım da yarın sabah iş çıkışı geleceğine söz verdi. “7:15’te kapıyı çalarım Ela, uyanmış olur musun?” diye sordu. “Tabii ki.” dedim. Zaten pazarları güne o saatte başlıyorum…

Read Full Post »

– Bu aralar annemle çok didişiyoruz. Konular da hep aynı: Bugün elbise giyebilir miyim? Yarın yıkansam olmaz mı? Seninle uyuyabilir miyim? Her sorunun ardından dakikalarca tartışıyoruz. Sonunda annem yılıyor ve benim istediğim oluyor!

– Annemle uyuma talebim birkaç gece için kabul görse de sonunda yatağıma postalanıyorum. Anneme “Seni çok seviyorum, senden ayrılmak istemiyorum..” diye ağladığım için şöyle bir çözüm buldu; yatağıma birlikte çektirdiğimiz iki fotoğrafı yapıştırdık. Gece uyanıp da annemi özlersem fenerimle fotoğraflara bakabilirmişim. Fikir hoşuma gitti ama sabaha kadar deliksiz uyuduğum için bir kez bile bakamadım.

20140104-021441.jpg

– Servisten indiğimde ilk iş “Sürprizin var mı anne?” diye soruyorum. Genellikle de oluyor. “Sana simit aldım.”, “Çiftlikten cevizli incir geldi.”, “Meraklı Minik’in yeni sayısı çıkmış.” vb. Bu haftanın ilk sürprizi ELC’nin ucu fırçalı boyaları ve resim defteriydi. Kendimi kaptırdım, saatlerce resim yaptım.

20140104-021924.jpg

– Sonra da annem resimleri mutfak duvarına astı. Ben okuldayken bakmak hoşuna gidiyormuş.

20140104-022049.jpg

– Bir sürpriz de Meraklı Minik dergisiydi. Dergiyle birlikte verilen sinema salonu oyununu defalarca oynadık.

20140104-022205.jpg

– Bir başka akşamın sürprizi Eylül’dü.

20140104-022916.jpg

– Bir sürpriz de babamdan geldi. Maç için Kopenhag’a gitmişti. Disney Store’a rastlayınca bana peluş Lambie oyuncağı ve Canavarlar Üni. resim malzemeleriyle dolu kalem kutusu almış. Hediyeler sabah uyandığımda yatağımın yanında duruyorlardı. Çok mutlu oldum, oyuncak günü olduğu için Lambie’yi okula götürdüm. Kalem kutusunu da serviste resim yapmak üzere çantama attım.

20140104-023332.jpg

– Bu hafta her güne bir atraksiyon çıktı, umarım haftaya da böyle olur.. 🙂

Read Full Post »

11 saatlik klasik gece uykusu süremi doldurur doldurmaz alarm çalmış gibi uyandım. “Anneeee! Saat kaç?” diye içeriye seslendim. Annem “Henüz kalkacak kadar erken değil.” deyince yatağımda vakit geçirdim ve köpeklerimi süsledim. Boş bulduğum her yerlerine tokalar taktım. Çünkü bugün onların doğum günüydü.

Yarım saatin sonunda sıkılıp annemin yanına gittim ve onu kaldırdım. Bu kalkışta “Bugün senin için omlet yiyicem.” dememin epey bir pozitif etkisi oldu çünkü son günlerde hiç yumurta yemez oldum. 15 günde 1 kez, o da belki…

Kahvaltıdan sonra annemin doktorunu görmek üzere Nişantaşı‘na gittik. Yol çalışmaları vardı, trafik berbattı. Biz de taksiden inip yürüdük ama yol boyunca söylendim. Doktorun yanında fazla kalmadık, reçete alıp çıktık. Aklımda dünkü gibi Kanyon’a gitmek vardı ama annem istemedi. Önce alışveriş yapmayacağımız için Kanyon’a gidemeyeceğimizi söyledi. Sonra da “Çok ters şimdi orası.” dedi.

E: Ama dün de benim doktorumdan çıkıp Kanyon’a gittik. Dün ters değil miydi?
G: Dün de tersti ama Nişantaşı’ndaki mağazaları dolaştık, sana mayo bulamadık. Artık yazlık pek bir şey kalmadı bu yüzden bir an önce başka yerlerdeki mağazalara bakmamız gerekiyordu. Ben de hemen gitmek istedim. Bugünse alışveriş yapmak için bir sebebimiz yok. Alışveriş yapmayacaksak alışveriş merkezine niye gideyim? Adı üzerinde ‘alışveriş merkezi’.
E: Tamam alışveriş yapmayalım sadece kitapçıya gidelim, kitap bakalım.
G: Dün tam 1 saat kitap okudum sana D&R’da. Valla bugün o kadar halim yok.

Konuşma burada bitmedi tabii. “D&R’a gidelim, Starbucks’a gidelim. Söz başka bir şey istemiicem!” diye tutturdum. O sırada City’s‘in önünden geçiyorduk, “Gel o zaman,” dedi annem. “Burada D&R var ama bak hayatta dünkü gibi 1 saat kitap okumam!”

Annemi sadece 4 kitap okumaya ikna edebildim. Tam bitirmiştik ki gözüme ‘Kek Perisi Karamela Çıkartmalı Faaliyet Kitabı’ ilişti. Bütün şirinliğimi kullanarak annemi ikna ettim ve kitabı aldırdım. (4+, Doğan Egmont Yayıncılık, 20 TL)

20131023-185621.jpg

Sonra Mahalle‘ye çıkıp yemek yedik. Ben kitapla ilgilendiğim için annem yedirdi. Farkında olmadan bir tabak mantıyı bitirmişim.

20131023-185713.jpg

Daha masadan kalkmamıştık ki Starbucks için bastırmaya başladım. Annem “Hey Allahım, nedir bu Starbucks aşkı anlamadım ki!” dedi ve önce biraz dolaşmayı önerdi. Kabul ettim çünkü benimle mağaza dolaşmak imkansızdır. Her şeyi ellediğim için annem bir kaza çıkacak diye gerilir ve mağazadan çıkarız. Yine öyle oldu ve dolaşmayı kesip Starbucks‘a gittik. 🙂

Hemen kitabımı açıp sticker yapıştırma olayına geri döndüm. Her şey çok güzeldi, çok iyi vakit geçiriyorduk. Ta ki ben üzüm suyu şişesini devirene kadar… Annem birkaç kez kapağını kapalı tutmamı söylemişti ama dinlememiştim. Olan oldu, ortalık battı. Annem temizliği bitirdikten sonra önce Starbucks’ı, sonra City’s’i terkedip eve döndük. Bütün öğleden sonrayı ve akşamı sticker yapıştırarak geçirip yattım. (Amacım kitabı bitirmekti ama olmadı, yarına kaldı.)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: